Rainer Maria Rilke

Şair

36 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Alman lirik şiirinin en önemli temsilcilerinden biridir. Babası Josef Rilke (1838–1906) Alman kökenli bir demiryolu memuru, annesi ise Praglı zengin bir aileye mensuptu. Çok hırslı ve kaprisli bir kadın olan annesi oğlunu kendi özlemleri doğrultusunda yetiştirmek istedi. Altı yaşına gelinceye kadar kız çocuğu gibi giydirilen Rilke, zayıf ve ince ruhu nedeniyle annesinin bu tutumundan etkilenerek başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kuramaz hale geldi. Şiirlerinde çocukluk yıllarını bir yandan içtenlikle bir yandan da korku çağrışımlarıyla anlatmasının en büyük nedeni de budur. Dokuz yaşına geldiğinde annesi ile babası boşandı ve Rilke annesinin yanında Viyana'ya gitmek zorunda kaldı. Babasının toplumda elde edemediği saygın yeri edinmek amacıyla 1886'dan sonra St. Pölten'e ve Bohemya'daki Maehrisch-Weisskirchen'de askeri okullara devam etti. Beş yıl sonra Linz Ticaret Akademisi'ne kaydını yaptırdı. Rilke'nin eğitimi bununla da bitmedi. Özel derslerin yanı sıra Prag'da edebiyat ve sanat tarihi de okudu. İlk şiirleri Yaşam ve Şiirler'in yayınlanması bu yıllarda oldu. 1896-99 yılları arasında öğrenimini Münih ve Berlin'de sürdüren Rilke, Münih'te yaşayan kadın şair Lou Andreas-Salomé ile tanıştı. Daha önceki yıllarda Nietzsche'nin aşık olduğu bu kadının Rilke'nin sanatçı kişiliğinin gelişmesinde büyük rol oynadığı belirtilir. Salome ile birlikte 1897'de Berlin'e, 1898'de Floransa'ya bir yıl sonra da Rusya'ya giden yazar, Rusya'da Tolstoy tarafından karşılanıp dönemin ünlü ressamı Pasternak ile tanışınca büyük mutluluk duydu. Kremlin'de tanık olduğu Ortodoks Paskalya Yortusu ve Rus halkının dindarlığı yazar üzerinde önemli etkiler bıraktı. İki yıl sonra yine Lou Andreas'la birlikte ikinci kez Rusya'ya giden Rilke, ülkenin güney bölümünü de dolaşarak yeniden Tolstoy'la buluştu. Bu geziden sonra ruh sağlığı bozulan yazarı terk edenler arasında Salome'de bulunuyordu. Ressam Heinrich Vogeler'in çağrısına uyan Rilke, Worpswede'ye yerleşti ve 1901 yılında evlendi. Ancak bu evlilik sadece bir yıl devam etti. Boşanmasından bir süre sonra Rodin'in yaşamını yazmak amacıyla Paris'e gitti. Bir süre sonra da Rodin'in özel sekreterliğini yapmaya başladı. Hem Paris'teki yaşamı hem de Rodin'in kişiliği Rilke'nin yaşamında adeta dönüm noktasını oluşturdu. Rodin üzerinde araştırma yapmaktan çok onun sanatı ışığında Paris'teki yaşamını dile getirdiği Auguste Rodin, yazarın düzyazı türündeki ilk önemli yapıtıdır. Malte Laurids Brigge'nin Notları adlı romanını tamamladıktan sonra bir yıl boyunca Kuzey Afrika'yı dolaşan yazar, 1912'de Kontes Marie von Thurn und Taxis adlı bir soylunun Trieste yakınlarındaki Duino Şatosu'na yerleşti. 1909'da Paris'te tanıştığı Kontes, Lou'dan sonra Rilke'nin sanatını belirleyen ikinci güçlü kadın oldu ve yazar bu tarihten sonra yeni bir yaratıcılık sürecine girdi. Duino Ağıtlarını da burada yazdı. Birinci Dünya Savaşı yıllarını genellikle Münih'te geçirdi. Bir ara Viyana'daki savaş arşivinde çalışan yazar 1919'da İsviçre'ye, üç yıl sonra da Wallis Kontu'na ait olan ortaçağdan kalma Muzot Şatosu'na yerleşti. Orpheus'a Soneler'i burada yazdı. 1923 yılında Lösemiye yakalandı ve sağlığı giderek bozuldu. 51'inci doğum gününü kutladıktan birkaç hafta sonra 29 Aralık 1926'da Montreux yakınlarındaki Valmont'ta hayata gözlerini kapattı. Şiirlerinin yanı sıra çağdaş Alman romanının öncüsü sayılan Malte Laurids Brigge'nin Notları adlı eseriyle de ün kazanan Rilke, ekonomik bunalımların ve kapitalist gelişmelerin belirlediği sanattan uzak bir çağın içinde yetişmiş, gerek yaşamı gerek yapıtlarıyla hayatı mekanik, cansız bir hale getiren duygulardan yoksun modern çağa, insanların birbirine ve kendi kendisine yabancılaştıran, yalnızlığa iten yaşama biçimine karşı gelmeye çalışır. Yazarın yaşamını belirleyen olaylar, onun sanatında da büyük değişimlere yol açmıştır. İlk dönem şiirlerinde görülen gelişmede sevgilisi Lou'nun ve birlikte yaptıkları Rusya gezisinin payı büyüktür. Dilin duygulara seslenen ses özelliklerine büyük bir duyarlılıkla yaklaştığı Saatler Kitabı, Rilke'nin Rusya yaşantısını ve Paris yıllarının etkilerini yansıtır. Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır. Rilke'nin nesnelere ve dış dünyaya bakış acısından kaynaklanan yeni bir Tanrı imgesi, özellikle ilk bölümün temelini oluşturur. Tanrı'yı bu dünyanın dışında değil, evrenin her zerresinde bulur; art arda sıraladığı imgelerde, Tanrı'nın varlığını yaşar. İlk baskısı Saatler Kitabı'ndan önceye rastlayan çağı ve konusu bakımından olduğu kadar yazarın sanatındaki gelişmeyi yansıtması açısından da geçiş niteliği taşır. Rilke'nin ikinci baskıya eklediği 37 şiirde Paris yaşantısının etkisi büyüktür. Güz Günü ve Akşam gibi tanınmış şiirler, bu baskıya eklenenler arasında olup yeni bir döneme geçişin izlerini yansıtır. Sanatsal yaşamının ikinci döneminin başlıca iki yapıtından biri olan, Rodin ve Paris kentinin etkilerini taşıyan Yeni Şiirler adlı kitaptır. Burada artık Tanrı, aşk, ölüm gibi konulardan dış dünyaya nesnelerin dünyasına geçiş söz konusudur. Panter ve Roma Çeşmesi adlı şiirlerinde nesnelerin kendisinden yola çıkan Rilke, kişisel duygularına ve izlenimlerine yer vermeksizin salt nesneyi tanımlar. Dış dünyaya bakışının değişmesindeki en büyük etkiyi ise yıllarca yanında yaşadığı Rodin sayesinde elde etmiştir. Yeni Şiirler ile Alman edebiyatında 'nesne şiiri' adı verilen yeni bir tür oluşturan Rilke'nin yaratımları, Rodin'in yapıtlarında olduğu gibi plastik nesneler olmayıp 'yazılı nesnelerdir'. Bu şiirlerinin temelinde yatan ve Rilke'nin 'görmeyi öğrenmek' olarak nitelendirdiği dış dünyaya bakış ilkesi, Malte Laurids Brigge'nin Notları adlı romanı için de geçerlidir. Kişinin kendisine ve çevresine yabancılaşması, büyük kent insanının yalnızlığı, insanın varlığını oluşturan ölüm korkusu gibi konuları geleneksel roman kalıplarının dışına çıkarak işleyen bu yapıt, genç bir Danimarkalı şairin Paris yaşantısını anlatan bir günce biçimindedir. Romanda Rilke'nin Prag'la ilgili çocukluk anıları, Rusya ve İskandinavya yolculukları, özellikle de onu derinden etkileyen Paris yaşantısının etkileri görünmektedir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Yaşam ve Şiirler (Leben und Lieder, 1894) - Erken Şiirler (Die frühen Gedichte, 1902) - Görüntüler Kitabı (Buch der Bilder, 1902) - Saatler Kitabı (Das Stundenbuch, 1905) - Yeni Şiirler (Neue Gedichte, 1907) - Duino Ağıtları (Duineser Elegien, 1923) - Orpheus'a Soneler (Sonetten an Orpheus, 1923) - Roman Malte Laurids Brigge'nin Notları (Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge, 1910) - Deneme - Auguste Rodin (1903)

Şairin Şiirleri

Abelone’nin Şarkısı
Geceleri yatakta ağladığımı
Kendisine açmadığım sevgili,
Yorgun düşüren varlığımı
Bir beşik gibi....
Ağlayış
Nasıl uzaklarda her şey
ve çekip gitmiş!
Bana öyle gelir ki,o
aydınlığını aldığım yıldız...
AKŞAM
Akşam, tebessümüyle örtüyor üstünü dünyanın
ve dünyanın güzel sevgili çocuklarının.
Dünya kendi yolluyor, güneş ışınını istirahata:
“Git! Çocuklarımı daha fazla şımartma.”...
Altıncı Ağıt
incir ağacı, öteden beri anlam yüklüdür gözümde
senin çiçek açmaya nerdeyse hiç yer vermemen
ve tam vaktinde kesin kararlı meyveye,
övgüsüz, iletivermen en katkısız sırrını....
Aşk Şarkısı
Ruhumu nasıl tutsam da, seninkine
değmese? Nasıl aşırsam üstünden
öbür şeylere ben onu?
Ah, karanlıkta yiten bir nesne...
Aşkın Başlangıcı
Ey gülümseyiş, ilk gülümseyiş, bizim gülümseyişimiz,
İnsan nasıl da o: ıhlamurların kokusunu soluyuş,
park sessizliğini dinleyiş, birden, birbirimizdeyken,
yukarlara bakış ve şaşkınlık, gülümseyinceye dek biz....
bir dizenin ilk kelimesi nasıl doğar
Bazılarının sandığı gibi mısralar duyguların değil, yaşanmış deneylerin sonuc...
Bilinmez yerlerdeki yolları, beklenilmeyen karşılaşmaları ve uzun zamandır ya...
Rainer Maria RİLKE
Türkçesi: Suut Kemal Yetkin
Bir Tek Sensin Sen
geceleri ağlayarak
yattığımı söyleyemediğim sen,
özü beni bir beşik kadar yoran.
benim yüzümden uyumadığını...
Biz yalnızız, korku yalnızıyız, bir başkasındadır tek dayanağımız,
Biz yalnızız, korku yalnızıyız,
bir başkasındadır tek dayanağımız,
her söz bir orman gibi olacak
bizim bu yolumuzda....
CAPRI KIŞINDAN DOĞAÇLAMALAR
(I)
Gün be gün dimdik duruyorsun kalbimin karşısına, dağlar taşlar,
el değmemiş orman, yol yok iz yok; Tanrım, yalnız başıma
bir düşüyor bir kalkıyor, kayboluyorum gün be gün...
CAPRI KIŞINDAN DOĞAÇLAMALAR
(I)Gün be gün dimdik duruyorsun kalbimin karşısına, dağlar taşlar,
el değmemiş orman, yol yok iz yok; Tanrım, yalnız başıma
bir düşüyor bir kalkıyor, kayboluyorum gün be gün
tekrar tekrar dolaşarak...
Çocukluk
Akar orada okul uzun korku ve zaman
Gürültülü boğuk duruşlu nesnelerle iç içe kayan
Ey zaman ey yalnızlık ey günün zorlu geçidi
dışarıdayız şimdi: Kıvılcımlanır ve çınlar yollar...
Duino Ağıtları
III.
Sevgiliye övgü düzme başka şeydir; o gizlenmiş,
suçlu nehir tanrısıysa kanın, ah, bambaşka bir şey.
Kızın ta uzaklardan seçebildiği oğlan ne bilir...
Duino Ağıtları
İKİNCİ AĞIT
Her melek korkunçtur. Heyhat, yine de
şarkılarla seslenirim size, ruhun âdeta ölümcül kuşları,
bilerek sizleri. Nerede Toviya'nın günleri,...
Genç Bir Şaire Mektuplar
Benden bir şey daha söylememi isterseniz, şunu derim size: Sizi avutmaya kalk...
Rainer Maria Rilke
Genç Bir Şaire Mektuplar
Güz
Yapraklar düşmede bilinmez nerden,
Gökkubbede uzak bahçeler bozulmuş sanki
Yapraklar düşmede gönülsüz
Ve geceler ağır dünyamız kopmuş gibi yıldızlardan...
HATIRA
Ve beklersin, beklersin geleceğini bilerek o Bir’i,
hayatını sonsuz çoğaltanı;
o kudretli, alışılmamışı,
taşlar uyanır,...
İspanyol Dansözü
Eldeki bir kibrit nasıl, ah,
alev almadan, her yana salarsa
titreyen dillerini -: tıpkı öyle, halkası
içinde yakın seyircilerin, ateşli ve parlak...
İtiraf
İtiraf et, -düşlediğin bir ilkbahardı,
aydınlık ideallerle dolu bir dünya,
o zamanlar yaşamın parıltılar saçan kupasında
gençliğin henüz köpüren iksiri vardı....
KIŞ KITALARI
Yoksun günlere daha uzun katlanmalıyız şimdi
direnmenin kabuğu içinde;
hep savunarak kendimizi,
duymadan yanağımızda açılan rüzgârın derinliğini....
ÖN SEZİ
Bir bayrak gibi kuşatılmışım uzaklarla.
Seziyorum gelen rüzgârları ve yaşamalıyım onları,
aşağıda şeyler daha kımıldamazken;
kapılar henüz sessiz kapanır...
Panter
Bakışı, gözlemekten öylesine yorgun ki
parmaklıkları, bir şey tutmaz olmuş artık.
Binlerce parmaklık durur önünde sanki,
dünya yok ötede, yalnız binlerce parmaklık....
Rainer Maria Rilke
"Rilke ve Lou aşklarının en tutkulu zamanlarından bir gece, şiddetle kavga ed...
...
Ölümünden kısa bir zaman sonra Londra'da bir kolejde yaptığı bir konuşmada St...
" ...Rilke, açığa vurulan hislerden korku duyar, kişiliğini ve kişisel tutkul......
Rainer Maria Rilke Malte Laurids Brigge'nin Notları
Şimdi ıssız kalan yurdumu düşündükçe, öyle sanıyorum ki, eskiden böyle değild...
Hepsi de kendi ölümlerini öldüler. Ölümü bir esir taşır gibi zırhlarının altı...
Sonra, kadınlarda ne hüzünlü bir güzellik vardı; gebe olup ayakta durdukları ...
Hiç kimseniz ve hiçbir şeyiniz yoktur, elinizde bir valiz ve bir kitap sandığ......
Rilke’nin Kappus’a Mektubu — İç Dünyaya Dönüş ve Sanatın Kaynağı
Sayın Herr Kappus,
Mektubunuz ancak birkaç gün önce elime geçti. Göstermiş olduğunuz büyük ve iç...
İç olaylar, çoğunlukla bizi inandırmaya çalıştıkları halde, elle tutulup sözl...
Öncelikle bunu belirttikten sonra, size, sadece, dizelerinizin kendine özgü b......
RÜYALARIM NASIL DA ÇAĞIRIYOR SENİ ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
Rüyalarım nasıl da çağırıyor seni çığlık çığlığa.
Zor zahmet düşman olduk birbirimize,
şimdi öldürmek istiyor ruhum ,
bu zavallı, korkak yalnızlığı....
Rüzgârı Seziş
Açık alanlar ortasında bir bayrak gibiyim.
Sezenim gelişini rüzgârın, savrulmalıyım
döne döne,
Dünyanın derinliklerinde uykularındayken...
Şarkı
Ey geceleri yatakta ağladığımı
Kendisine açmadığım sevgili,
Ey yorgun düşüren varlığımı
Bir beşik gibi!...
Sekizinci Ağıt
Tüm gözleriyle görür yaratık
açıklığı. Yalnız bizim gözlerimiz
sanki tersine dönmüştür, yaratığın çevresine
kurulmuş birer tuzak, onun açık kapısının ağzına....
Sen Daha Başından
Sen kollarıma asla gelmemiş sevgili,
sen yitirilmiş olan daha başından,
senin hangi şarkılar gider hoşuna
hiç öğrenemedim. Vaz geçtim ben seni...
sessiz rüyalar görmek istiyorum
sessiz rüyalar görmek istiyorum
ve onların zarif parlaklığıyla
odamı kabule süslemek istiyorum
ellerinin ellerim...
SEVEN KADIN
Bu benim pencerem. Daha şimdi
öyle hoş uyandım ki.
Havada süzüleceğim sandım.
Nereye uzanır benim hayatım,...
YALNIZLIK
Yalnızlık, bir yağmur gibi.
Denizden yükselip dikilir akşamların karşısına;
uzak ve sapa düzlüklerden,
çıkar, zaten hep kendisinin olan göğe,...
Yalnızlığın Büyüdüğü Anlar
Ancak bir yalnızlık vardır, o da büyüktür ve ona katlanmak güçtür. İnsanın öy...
Rainer Maria Rilke
Yalnızlık
Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir...
Zeytinlik
Kurşunî yapraklar altında çıktı yukarlara
kurşunî hep ve zeytinliklere karışırcasına;
toza belenmiş alnını gömdü sonra
kızgın elinin tozluluğuna....