İlhan Berk

Şair

42 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu'ndan mezun oldu. Espiye'de iki yıl ilkokul öğretmenliğinden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi. Enstitünün Fransızca bölümünden mezun (1944) olan Berk, 1945-1955 yılları arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir'de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmenliği yaptı. 1956 yılından itibaren on üç yıl boyunca Ankara'da T.C. Ziraat Bankası'nın Yayın Bürosu'nda çevirmenlik yaptı. Bu süre içinde modern dünya şiirinin iki büyük şairi sayılan Arthur Rimbaud ve Ezra Pound'un şiirlerini çevirerek kitaplaştırdı. Bu tarihten sonra kendini tümüyle yazmaya verdi ve bir anlatı kitabı dışında, yalnız şiir ve şiire ilişkin yazılar yazdı. Kül adlı kitabıyla 1979 yılında Türk Dil Kurumu ve İstanbul kitabı ile de 1980 yılında Behçet Necatigil Şiir Ödüllerini kazandı. 1983'de Deniz Eskisi adlı kitabıyla, Yedi Tepe şiir Armağını'nın 1988'de de Güzel Irmak adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü (F. Edgü ile) aldı. 28 Ağustos 2008 tarihinde Bodrum'da 90 yaşında vefat etti. Yazım Hayatı; İlhan Berk, ilk şiirlerini Manisa Halkevi'nin dergisi Uyanış'ta yayımlamıştır (1935) . Berk, 19 yaşındayken Güneşi Yakanların Selâmı adıyla kitaplaştırdığı bu şiirlerinde 'hece vezni' kullanmakta ve o dönemin şiir anlayışına özgü bir karamsarlık taşımaktadır. 'Sonsuzluk', 'kızıl', 'hulya', 'ateş' en sevdiği sözcükler olarak görünmektedir. Sembolist şiirden esinlenilmiş izlenimi veren imgeler yapmayı sevmektedir: 'Bir karanlık gecenin masmavi seherinde / Kızıl başörtünle gül yüzlü bahçede görün'. Dil anlayışı da henüz döneminden kopamamıştır ki, bunu da 19 yaşındaki bir şair adayı için doğal karşılamak gerekmektedir: 'Kıpkızıl hulyalı bir renge yükselmeden gün / Bir devrin neşesini taşımakta yüzün'. Berk'in ilk kitabına adını veren şiirinin son kıtası da şöyledir: 'Neler, neler beklenmez nihayetsiz bir yerden / Güneşi içelim mor şafaklar gecesinden / Selâm! Sonsuzlukalra, hasret gönüllerden / Selâm, güneşe, göğü yakanlar bahçesinden! '. İlhan Berk, daha sonra 1940'lara doğru Yeni Edebiyat anlayışı içinde yer almış, Servet-i Fünun (Uyanış) , Ses, Yığın, Yeryüzü, Kaynak gibi dergilerde yazmıştır. Türk şiirinin en deneyci şairlerinden biri olan İlhan Berk, durmadan yatak değiştirerek, ama bazı sorunsallara hep bağlı kalarak şiirini günümüze kadar eskitmeden getirmeyi başarmıştır. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Güneşi Yakanların Selamı (1978) - İstanbul (1978 - Günaydın Yeryüzü (1952) - Türkiye Şarkısı (1953) - Köroğlu (1955) - Galile Denizi (1958) - Çivi Yazısı (1960) - Otağ (1961) - Mısırkalyoniğne (1962) - Âşıkane (1968) - Taşbaskısı (1975) - Şenlikname (1976) - Atlas (1976) - Kül (1978) - İstanbul Kitabı (1980) - Kitaplar Kitabı (1981) (Seçilmiş Şiirler) - Deniz Eskisi (1982) (Şiirin Gizli Tarihi'ni de içerir.) - Delta ve Çocuk (1984) - Galata (1985) - Güzel Irmak (1988) - Pera (1990) - Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum (1993) - Avluya Düşen Gölge (1996) - Şeyler Kitabı Ev (1997) - Çok Yaşasın Sayılar (1999) - Tümceler Geliyorum (2008) - Anlatı - Uzun Bir Adam (1982) - Söyleşi - Kanatlı At (1994) - Otobiyografik Anlatı - Uzun Bir Adam (1982) - Deneme/Günlük - Inferno (1994) - Logos (1996) - Antoloji - Başlangıcından Bugüne Beyit Mısra Antolojisi (1960) - Aşk Elçisi (1965-antoloji) - Diğer - Şifalı Otlar Kitabı (1982) - El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983) - E. Pound: Seçme Kantolar (1983) - Şairin Toprağı (1992) - Ödülleri - Kül, 1979 TDK Şiir Ödülü - İstanbul, 1980 Behçet Necatigil Şiir Ödülü - Deniz Eskisi, 1983 Yedi Tepe Şiir Armağanı - Güzel Irmak, 1988 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü

Şairin Şiirleri

Akşama Doğru
Ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem.
sana nehirlerden rüzgarlardan söz ediyorum
benim için nehirleri eğit, su yolları aç.
ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken...
Anlatıyor Her Şey
Her şey, her şey ay gözleyen Babil'le başladı.
Adlar onu izledi.
Adlandırınca, her şey sıkıcı oldu.
Sessizlik bozuldu....
Aşk
Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu.
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler...
Aşklar Aşklar İçinde
(yüzündengölgesigeçiyorbüyükbirkuşun)
i.
ırmak
1. sen bir sorusun bir yaprağın sorduğu....
Aşklar İçinde Bir Kentin Herhangi Bir Kentin
I
Benim yüzüm bir bayram telâşıdır
Küller ve biraz da deniz artıklarıyla
Ben ki çocuklarla büyüdüm ve...
Ayrığın Yüreği
En küçük birşeyden çoşardı
Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak'a doğru
Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi.
Bir bulut geçsin üstünden...
Bahçe
Bilmem bu yalnızlığı nasıl atar üstünden
Bu kış bu bahçe.
İlhan Berk
Bakmak Aşktır
 
Kal böyle aşkım, kal böyle
Ve yalnız
Bana bak....
Ben senin krallığın ülkene yetiştim
Ben senin krallığın ülkene yetiştim
Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.
Her sabah büyüten denizimizi böyle
Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim....
Bir Kıyı Kahvesinde
Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu...
Bir Orman
Hanginiz aklınıza getirdiniz
Benim bir gün insanlığımı
Bitkilere hayvanlara kadar
Bir gün tutup genişleteceğimi...
Bir Yabanînane
Iğdır'da büyümeyi bırakmış
Kardeş bir yabanînane düşünüyordu.
Aynı arz dairesinde New-York, San Fransisco, Çin ve Japonya vardı.
Hepsi de gayet yakınlarındaymış gibi Iğdır'dakini görüyorlardı....
Bu Şiir Kömür Kokar
öyle insanlar gördüm ki
ölüm peşlerine düşmeye korkardı
kılları uzamış hayvanların yanı sıra
ya kuyulara iniyorlar...
Çıkrıkçılar Yokuşu
ve yüzünü alıp çıktım. öğleye doğruydu
çıkrıkçılar yokuşuna yağmur yağıyordu
ellerin ellerimde sessiz yürüyorduk ve
kapkara bir oğlan durma bize bakıyordu...
Çok Uzun Bir Gündü Aşka Dönüyordum
 
Çok uzun bir gündü aşka dönüyordum
Çok uzun, yavrum, çok uzun seni sevmekten
İşte diyordum ilk öpüş işte masmavi yarığın...
Diken
Ne sigaralarda tat kaldı
Ne gönlümü avutur tazeler,
Önümde açık duran tek umut
Kapısı daraldıkça daraldı....
Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum
OKTAY RİFAT
Bir “Misafir olmayan deniz”li. *
Herkes gibi bir çocuk. Çöl manzaralarını, balıkları (balıkların gözlerini kır...
Koca yazlarda evlerinin önünde oynadı. Kelebekler, midye­ler, bilyalar topladı ....
Düşünürken Buldum Kayayı
Düşünürken buldum kayayı.
Otlarla konuşmaktan geliyordum.
Ölü bir yaprak, adını unutmuş bir sokak,
sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak,...
Eğreltiotu
Hoşça kal, dedi, eğreltiotu, hoşça kal!
İlhan Berk
Gökyüzü
Bir bulut İstanbul’un üstünde
Beyaz bulut sarı bulut siyah bulut
Sabahın 5’i
Saint-Antoine’de tıs yok...
Gül II
-Bu cadde nereye çıkıyor? Bir güle bakıp böyle diyorum. 
                               Taşbaskısı
İlhan Berk
Günlük İşlerdenmiş Gibi Ölüm
Dönüp duruyor yol. Sonunda orda durduk.
Açık kapıdan gördük,
oturmuş yün eğiriyordu
Elinde kirmeni....
Güzel
ölüm daha kolaydır sevmekten
der ya aragon
anla ki ölüme benzer seni sevmek
sözcükler ki alevdir...
Güzel Irmak
Küçüğüm, bu senin sesin, güzel ırmak
Önce rüzgarın öptüğü, sonra benim öptüğüm
Bu bitmemiş şiirler senin ayak bileklerin
Soluğun, kokun, karnın, gölgeli gözlerin...
Haliç
Ve Haliç çocuk dişleri gibi dedim. Gülünce
Çıkan. Esmer. Esmer uyanması gibi vücudumun
Bir yerinin (bir deniz müzesinde iki foklu bir pelikanlı
Ve korkunç hüzünler taşıyan...
İstanbul
İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler...
İstanbul'dan
İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul'dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler...
Ne Böyle Sevdalar Gördüm Ne Böyle Ayrılıklar
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle...
Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek
"Kağıtlar, kitaplar, dedi, nereye elimi atsam.
Kiminde yarım kalmış, nasılsa bitmiş bir şiir
Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi?
Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde...
Orda
Orda
…… bir ökseotu
der uyuyamıyorum
neden gecikti gece...
Otağ
Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir....
Ozan ve Sesler
Her gün böyle gelip dünyadaki yerini alıyor.
'Zor olan, diyor, şiirin hayatını yaşamaktır.
Yazmak sonra gelir hep.' Bir bardak su ister
Gibi kolay çıkıyor bu sözler ağzından....
Özür
Bağışla
ayrıkotu
hep ben
konuştum...
Saint-Antoine'in Güvercinleri
I.Eleni’nin Elleri
Bir gün Eleni’nin elleri geliyor
Her şey değişiyor.
İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor...
Sizde ölebilir miyim doktor?
İlhan Berk anlatıyor:
Wittgeinstein'ın yakın bir arkadaşı var, doktoru aynı zamanda. Biliyorsunuzdu...
Wittgeinstein o zamana kadar hiçbir şeyi doğru dürüst düşünmemiş ölümle ilgil...
Müthiş bir şey! Arkadaşı, Karıma sorayım diyor. … Dün Oruç (Aruoba) gelmişti,......
Sıkıntı
Canım
……sıkılıyor
……………dedi
ot...
Sözcükler IV.
I
Bazı sözcükler yaralı doğmuştur.
İyileşmez.
Akışı uzun gece....
Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım
Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün...
Yanan Aşk Ağıdı
içlenir yine gece
sarsılıp solarak usul usul
içlenir yine gece,
kaçarken acılardan...
Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından
Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından
bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen
geçtiği yeri
yavaş yavaş çıktım içimden.Dokundum...
Yoldan Geçen Biri
Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök.
Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.
Böyle diyordu yoldan geçen biri.
İlhan Berk
Yüz
Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük
Beyaz bir gül
Beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar
Ne kadar suysa bir su...