Hüsrev Hatemi

Şair

46 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
Hasan Hüsrev Hatemi (12 Aralık 1938, İstanbul - 2 Nisan 2026, İstanbul), Türk tıp profesörü, iç hastalıkları uzmanı, yazar ve şairdir. 1898'de İran Salmas'da doğan Ali Asgar Hatemi Bey ile 1910'da İstanbul'da doğan Azerbaycan göçmeni Cemile Hanım'ın ikiz çocuklarından biri olarak dünyaya geldi. İkiz kardeşi Hüseyin Hatemi hukuk profesörüdür. Talatpaşa İlkokulu ve Şişli Ortaokuluna gitti. 1956 yılında Atatürk Erkek Lisesinden mezun oldu. 1962 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1959 yılında tıp fakültesi öğrencisi Sezer Göze ile tanışıp 1963 yılında evlendiler. Bu evlilikten İbrahim ve Aybike isminde iki çocukları oldu. 1966'da İç Hastalıkları Uzmanı ve 1971'de doçenti oldu. Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıklarıyla ilgilendi ve 1978'de profesör oldu. 1982 - 1986 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. 2006 yılında yaş haddinden emekli oldu. Daha sonra Alman Hastanesi'nde çalışmaya başladı. 1988 ve 1994 yıllarında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından kendisine ödüller verildi. Yazdığı şiirlerde hasta-doktor-hastalık kavramlarına yer vermiştir. 2007 yılında, kendisi gibi iç hastalıkları uzmanı olan oğlu tarafından, kolon kanseri teşhisi konuldu.

Şairin Şiirleri

Ağustos Melali
1
Cesâret kalbim, cesâret!
Sustun bütün kış, ürktün kırılmaktan;
Çok gerilerde kaldı derken kar,...
Aklın yenilgisine Rubai
Ben sana çok dualar yolladım
Gücümce hamd ve senalar yolladım
Sen bana akıl-fikir vermiştin
Suç benim Rabb'im ,Ben çuvalladım.......
Anılar Tipisi
Kendimle baş başa kalınca
Çok defa,
Hava soğur, anılar tipisi başlar
Kar zerreleri yüzümü acıtır, burnum alnım buz gibi...
Ave Praha
Can akımı küçük bir kediden geçer,
Üç günlükken ölür kedi, daha nice...
Daha nice iletkenden,
Geçmeyi sürdürür akım; Bu gece...
Barışma Rubaisi
Sönmüş sanılan ışık, bir anda parlar
Dostun sesi, tekrar sevinç ısmarlar
Bir buzlu soğuk sisli bulut, nur kesilir
Kuşlar ötüşür yerde erirken karlar...
Bedahşan İli Ve Yüreğim
Sen çık ve salın, gün akşamlıdır
Tükeniyor, yok oldu bile sevgi
Yazılsın tarihi ve sezilsin
Sonlanışı aşkın, artık o yok ki......
Buruk Bir Faşing Şarkısı
Sen dönüksün, ben de
İçe mi dışa mı, bilmem
Sen bana değil, ben sana değil,
Yolumuz sonunda bizi bekleyen...
Çok Şey Var Ki Geride Kaldı
Çok şey var ki, geride kaldı
Dönüş yolları kapalı,
Kara otağ içindeyim;
Yerde de kara bir halı......
Çukurbostan Kaplumbağaları
Bende rağbet aramayın rindan-ı meyaşama
Çünkü onlar ters düşünce yaşama,
Hiç bozmazlar istiflerini.
Oysa kaplumbağalar ölür ters düşünce....
Derviş ve Ölüm
Eser kalmasın esrikliğinden,
Güz geçti vedalaş güzelliklerle
Martifal mi okuyorlar martılar?
Ben hiç martı görmemiştim Priştine'de......
Edinburg Şarkısı
İzleri acıların silindi mi?
Silindi mi yarıklar tarlalarda
Yağmurlarıyla yeni acıların
Sırası gelen yeni yüreklerde...
Geceler ve Hayalin
Gündüz sende dinlenen hayalin
Yol ve gece korkusu bilmeden,
Bana gelir, geceleyin
Bu öyle sürecek senden habersiz,...
Gökdelenler ve Melekler
Eskidik çok eskidik bilir misiniz, ben
“Amerika’da gökdelenler varmış” denildiğinde
“Gök delmek kimin haddine” diyen
Günah olmasın diye çekinen...
Grili Çocuk II
Gidişi
Bir kış günü, sabah dönüşürken öğleye,
Gittin, griler giyerek ötelere...
Boz idi bulutlar ve bozdular,...
Gül Olmak Külleşmeye Hazırlıktır
Firak çakmaktaşından doğan kıvılcım,
Değdiğinde sevdanın kavına...
Fesleğen yerine gül bitebilir,
Gül yerine fesleğen de......
Hazin Kurallar
Kurgusu değişince hayatın,
Şirin görünür ölüm; bu kuraldır.
Sanırım ki korkumuzdan,
Öyle bir duruma düşmüşüz......
İntiha
Sen de bilirsin hüznün incelmişliğini,
Fırınında değil, mezecilerinde bulunur kalbimizin,
Oysa keder, kara ekmek gibi zorunlu nerdeyse...
Senin verdiğin hüzün kedere dönüşüyor gitgide....
Karabağ Şikestesi
I.
Bilirsin kırık dökük hayatımız bizim,
Karabağ şikestesi gibidir.
Bir çığlık fışkırır birden,...
Karakavak (1)
Kıyıda tahammülfersa çay bahçeleri,
Sıcak ve güneşte parlayan semaverler
Bu olmayacak..böyle gitmeyecek bu
Çoraklaştı bayırlar, çoraklaştı her yer...
Karakavak (2)
"Kimse kimseye doymadı ki, herkesi herkesin
Herkesi herkesin elinden aldılar"
Böyle söylemişti o zayıf,
Avurtları çökük ve parlak gözlü,...
Karakavak (3)
Gece, aranıyordu yine arıyordu sızacağı ruhlara yol...
Ruhlar olmasa Gece nedir ki?
Geceler nedir ki...hepsi geçicidir...
Vurulmaktan korkar gece...bu sebepten...
Karakavak (4)
Bir ney sesiyle hıçkırık,
Karışık...
Edirne yolunda tipi,
Önce serpen, giderek yoğunlaşan kar...
Keder Denizi
Yürekler vardır ki Devran elinden,
Onlara gam sunulduğunda,
İri güller gibi kan ağlayıp
Sessiz, dünyayı seyrederler......
Kederli Bir Öykü
Bana anlattı vaktin çok geç olduğunu Çocuk,
Konuşmuyordu tabii, sadece baktı, mahzun.
Yerde ayak izleri “uzaklaşan O”nun
Yürekteki izlerse, gözlerinden;...
Kırgınlık Şiiri
Kırgınlık
Sanki başka bir his
Hiç ama hiç
Yaşamamış gibiyim....
Maktul Yürek
Keskin ağzından ayrılık kılıcının,
Yüreğimin yediği darbe,
Bu acının;
En uç örneğini bana tanıttı:...
Muhayyer Sünbüle
                - Fırat Kızıltuğ'a-
Bu rüzgârla, şimdi çoktan unuttuğum
Tarlalarda başaklar eğiliyor;
Değirmen miydi depo mu, o yıkık......
Münacat (Koro)
Sonumuzu unutmağa değil miydi?
Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,
Bir güzel söz, gülünce çukurlaşan yanak
Ve bir ses şimdi süzülen anılardan...
Neylerin Çağırdığı
Duyuyor musun noktalığımızı?
Evrende.
Noktalar, noktalar, noktalar
Ve seçilmişliğn...
Nihayet Faslı
Dünya ellerimden kayıyor sanırken,
Kayan benmişim onun ellerinden;
Anne, Baba, Arkadaşlar ve nicesi
Buhar oldular ardarda...
Non Dolet
Keder bir fener gibi döner geceleri,
Ve bezgin seher gelir ardından
Her tanışmayı bir ayrılma say;
Her doğum bir ölüm habercisi...
Non Dolet 2
Günlerin gözeneklerinden süzüldü,
Bir masal, öte yana geçti
Masalın bile inanılmazıydı,
Masal da değil belki ’Hiç’ti…...
Non Dolet-2
Günlerin gözeneklerinden süzüldü,
Bir masal, öte yana geçti
Masalın bile inanılmazıydı,
Masal da değil belki 'Hiç'ti.......
Postnişin
Füsun ki, gözlerinin postnişini o idi,
Kederdir yüregimin degişmez postnişini
Kırmızı mavi deniz karardıgında akşam
Yüregim zaten soğuk, çek yalnızlık! Elini...
Sadece Dekorlar Kaldı Geride
Aragon, her okuyuşta ben etkileyen bir şiirinde
“De tant d’atroces trahisons
İl n’est resté” que les décors” 
diyor:...
Saim Bey'in Gazeli (II)
Sevda, çıkmaz yolu izlemektir,
Kavuşmaktan çok, özlemektir.
Kapanmasın diye hasret yarası,
Pir Sultan misali tuzlamaktır...
Servistan
Servistan II
Özeleştiri
Çâkeri miydim ki ben gamın?
Çökerdi yüreğime dembedem,...
Sürgünden Dönüş
-I-
O kentin kapısı önünde ;
Kuşkularla kuşatılmış ve dalgın,
İç kentim mi bir dış kent miydi bu?...
Tapu Sicil Muhafızı
“Benim şiirim tüfeğidir kavgamın”
Diye kükreyerek,
Zehir zemberek
Bir şiire başlamanın özlemiyle öleceğim;...
Uzlet Köşesi
Yıllar birikir ardımızda, yürek,
Yıpranır ve soluk daralır
Güneşli geniş bulvarlardan,
Isıtan dost tebessümlerden...
Yalın Ölüm
"Beni hatırlayın dostlar" demeden
Hatırlanmayı bir küçük çocuğun,
Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacak
Beynine bırakır ve ölür kanarya......
Yaşlılar Korosu
Susturun ne olur şu olukları;
Ne rahattı ama yağmur öncesi,
Kesilsin hepsinin solukları,
Biz miyiz onların eğlencesi?...
Yine de
İç-dünyama İsviçre misâli
Yeşiller ve göller yarleşmedi.
Hangi kalıtımın ürünüyse,
İç-kentimde bir iki yaşlı kedi......
Yıkıntı Ve Çöküntüyü Yaşamak
Başta,sevinç getirir kısa süre
Ortada ve sonda yıkıntıyı yaşamanın
Adı, Aşk'tır
Hatta geriye sarıp da kaseti,...
Yol Sonunda Reddiye
Kimse ihtiyaç duymasaydı sevgiye
Güzel ve kısa anlardı. Yoksa hayalim,
Hayalimle mi dolmuştu billûr şişe?
Itır yok, şişe boş, hiçlik kasırgası;...
Zaman O'na yıl yazmamış...
Zaman O'na yıl yazmamış,silmilş
Ne zerafet, ne eda eksilmiş
Demek, Zaman sandığım kadar zalim
Ve güzelden anlamaz değilmiş...