Louis Aragon

Şair

41 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Siyasal eylemci ve komünizm yanlısı şair, romancı ve deneme yazarı. Bugünkü Fransız ozanlarının en önemlilerinden biri olarak bilinir. Önceleri, Dada akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Breton, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm'in kurucularından biri oldu. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı. Aragon'un ünü, öte yandan, II. Dünya Savaşı'nda gizli karşı koyma hareketiyle daha bir büyümüştür. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en güzel örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. Charles d'Orléans'dan, Victor Hugo'ya değin uzayan bir şiir çizgisini sürdürür gibidir Aragon. Aragon açık yazan ozanlardandır, birçok şiirleri bu yüzden şarkı haline getirilmiştir. Aragon, romancı olarak da ün yapmıştır. Çağdaş romanların arasında önemli bir yer daha tutar. Birkaç çevirisi de vardır. 24 Aralık 1982'de Paris'te ölmüştür. Ülkemizde “Mutlu Aşk Yoktur” adlı şiiriyle tanıyıp sevdiğimiz Aragon, ‘Dada’ akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Breton, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm'in kurucularından biri oldu. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ise "toplumcu gerçekçi" bir sanat anlayışını benimseyerek Fransız şiirini etkisi altına aldı. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en önemli örneklerindendir. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Sevinç Alevi (Feude Joie, 1920) - Sürekli Hareket (Le Mouvement Perpetuel, 1926) - İşkenceye Uğrayan İşkenceciler (Persecte Persecuteur, 1931) - Yaşasın Urallar (Hourra I'Oural! 1931) - Elsa İçin Şarkılar (Cantique a Elsa, 1942) - Les Yeux d'Elsa (Elsa'nın Gözleri,1942) - Grevin Müzesi (Le Musee Française, 1943) - Fransız Diana (Fransız Diana, 1945) - Bitmemiş Roman (Le Roman İnacheve, 1956) - Elsa (1959) - Roman Gerçek Dünya (Les Communites, 6 ciltten oluşan bu kitap 1949 ila 1951 yılları arasında yayımlandı - Anicet ya da Panorama (Anicet ou le Panorama 1921) - Libertinaj (Le Libertinage, 1924) - Basel'in Çanları (Les Cloches de Bale, 1934) - Kibar Semtler (Les Beaux Quartiers, 1936) - Üst Zümre Yolcuları (Les Voyageurs de I'Imperiale, 1942) - Aurelien (1944) , Kutsal Hafta (La Semaine Sainte, 1958) - Ölmeye Mahkum Etme (La Mise a Mort, 1965) - Blanche ya da Unutuş (Blanche ou I'Oublie, 1967) - Düzyazı/Deneme - Paris Köylüleri (le Paysan de Paris, 1926) - Üslup İncelemesi (Le Traite de style, 1928) Toplumcu Gerçekçilik İçin (Pour un realisme Socialiste, 1930) - Komünist İnsan (L'Homme Communiste, 1946) - Stendhal'ın Işığı (La Lumiere de Stendhal, 1954)

Şairin Şiirleri

AŞK DA BİR TİYATRODUR
Perde kapanır ve artık açılmaz
Seyirciler hiçbir şey seyredemeyecekler Salon boş
Oyuncular rollerini ezbere biliyorlar
             Ama başka türlü...
Ayrı Düşmüş Sevgililer
Bir garda tıpkı sağır ve dilsizler gibi
Acıklı bir dil konuşarak gürültünün koyulaştığı yerde
Garip hareketler yapıyor ayrı düşmüş sevgililer
Kışın ve silahların beyaz sessizliğinde...
Bana Baktın Gözlerinle
Bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
Anılardan yıkanmış gözlerinle
Bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
Bana baktın üzerinden belleğin...
BİTİŞ SÖZCÜKLERİ
Vakit güpe gündüz ve bir boşluk içimde kimse yok
     kollarımda Kimseyi sarmıyorum Hiçbir ten
     bedenime dokunmuyor Hiçbir
Yankı hiçbir bakış hiçbir çağrı yok...
Bırakıp Gittin Beni
bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin...
Cehennem V
Hiçbir şey yaşam kadar geçici değildir
Hiçbir şey geçici değil var olmak kadar
Bu kırağı için biraz da erimektir
Ve hafif olmayı çağrıştırır her rüzgâr...
Dekorlar
Ne kadar ufuk değişsekte
Yürekte ahenksizlik kalan
Kişiler kişiler kişiler
Bütün bu saçmalıklar içinde...
Dünkerk Gecesi
Ayaklarımızın altında yıpranmış bir kumaştı Fransa
Nedense karşı çıktı ağıraksak adımlarımıza
Öyle bir denizde ki yosunlarla karışmış ölüler
Piskopos başlıkları gibi batırılmış gemiler...
Elsa Seni Seviyorum
Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sakın da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin...
Elsa Sevdası I - Korkunç Korkular Yaşıyorum
Korkunç korkular yaşıyorum
Yazdığı o üç satır yüzünden
Eldivenleri masanın üzerinde
Bir karakedi yolumdan geçen...
Elsa Sevdası II - Yağmur Damlalarını Kıskanırım
Yağmur damlalarını kıskanırım
Öpücüklere fazla benzediğinden
Her parlak şeyin gözleri
Kıskanmak için haklı bir neden...
Elsa Sevdası III - Ekim Ezgisi
Upuzun duvağa benzeyen bir ezgi
Hiç bitmeyen eksilmeyen bir ezgi
Bir Ekim ezgisi hüzün veren bir ezgi
Mayıs ayından çok daha tatlı...
Elsa Sevdası IV - Senin İçin
Hatırlarım bir zindanı
Hiçbir şeye benzemeyen
Bir mezarlık hatırlarım
Farkı yoktur memleketten...
Elsa Sevdası V - Avignon
25 Eylül 1946
Rüzgâr kemeriyle oynar burada
Mutlu ya da mutsuz bir anının
Güzel Avignon serüvenler kenti...
Elsa Sevdası VI - Boğulanlar
Kalbimin şekli kentin şekline benzer
Orda yönü belirsiz bir rüzgâr eser
Ey adaların okşadığı sularda boğulanlar
İniyordunuz bilinmeyen uzun bir düş boyunca...
Elsa Sevdası VII - Sürekli Randevu
Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum ve kızmasınlar
Sadece şişirilmiş yelken olanlar
Bu rüzgâr daha güçlü eser ve daha kırmızıdır kor
Tarih ve aşkım hep aynı adımlarla yol alıyor...
Elsa'ya İlahi
Sana dokunuyorum tenini seyrediyorum ve sen nefes alıyorsun
Ayrı yaşadığımız günler çoktan kaldı geride
Yanımdasın giriyorsun çıkıyorsun ve bana nüfuz ediyorsun
güzel günler için de kötü günler için de...
Elsaya şiirler
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Zaman sensin
Zaman kadındır
İster ki...
Garip Bir Şeydir Dünya
Garip bir şeydir dünya şunun şurasında artık
Bir gün gideceğim söyleyemeden her şeyi
Bu mutluluk anlarını yangın öğlelerini
Sarışın yıldızlarıyla gece sonsuz ve karanlık...
Gülü Yaratacağım Senin İçin
Gülü yaratacağım senin için
Senin için anlatılmaz gülsün sen
Az sözle o sözler ki hep gülün ardında yürür saygıyla
O güle yabancı sözlerle ancak gösterilen gül...
Harabelerde Bağıra Çağıra Okunacak Şiir
İkimiz tükürelim ikimiz
Sevdiğimizin üzerine
Sevdiği üzerine ikimizin
Dilersen zira bu ikisi...
İnanmak İstemiyorlar Bana
İnanmak istemiyorlar bana boş yere
Yazdım bunu kanımla dizelerim kemanlarımla
Ve nasıl da bilinmiyor artık söz açmak kayık küreklerinin eski dilinden
Asılı sular üzerinde...
İşte Otuz Yıldır
İşte otuz yıldır bu gölgeyim ben ayaklarının dibinde
Hep ardınsıra gezen kara bir köpek candan bağlı bir köpek
Senin dik boyunun altına saklanır öğleleri
Ve çıkar tarlalara yandan vurmuş güneşle oynamaya...
Kadın Erkeğin Geleceğidir
Kadın erkeğin geleceğidir
Renktir kadın onun ruhunda
Uğultusudur sesidir onun
Yoksa kadın eğer bir küfürdür erkek tanrıya...
Kahramanların Anısına Şaşılacak Derecede Benzeyen Bir Orman Üzerine
Hiçbir şey kitaplardaki gibi sona ermez hiçbir zaman
Bir ölüm bir mutluluk söylenmiş her şeyden sonra
Şövalye güzel kızı kurtarmaz hiçbir zaman
Ve son öpücükte tragedya başlar yeniden...
Korkunç Korkular Yaşıyorum
Korkunç korkular yaşıyorum
Yazdığı o üç satır yüzünden
Eldivenleri masanın üzerinde
Bir karakedi yolumdan geçen...
Mesel
Sâdîye benzeti
Bir yerde yürüyordum ayağımın altında var sanıyordum o yer
Tatlı ince kusursuz ve kille kıyaslanmaz
Kuma karşıt ve suya hasım...
Mutlu Aşk Yok ki Dünyada
Aslında hiçbir şey kâr değil insana
Ne gücü ne zayıf yanları ne de yüreği
Gölgesi bir haç gölgesidir kollarını açsa
Ve kırar göğsüne bastırırken sevdiği şeyi...
Ne Gelir Elimden
Ne gelir elimden Yaşamında insanlar vardı
Onları sinekler gibi kovan elinse
Ayırt edemiyordu beni besbelli
Söz verdim Ağzımda kalacak geçmiş zaman...
O Yılın
... Ve kıyısında bekliyorum ben onun, bir lezzet yıldızıyla kemirilmiş olarak...
S.J. Perse - Etroits sont les vaisseaux
O yılın
İlk gününe kadar o yılın...
Paris Köylüsü
I
Çocuk akıllı uslu dursun diye
Nasıl yığarlarsa önüne değersiz eşyaları
Belki de bildiğinden hangi alkolümün eksik kaldığını...
Sana Geldim
sana geldim denize giden ırmak gibi
yatağımı değiştirdim dağlarıma kıydım
her şeyi boşladım senin uğruna
dostlarımdan ayrıldım çocukluğumu unuttum...
Sen ki Gülsün
Sen ki gülsün bu vaktinde yılın ey gizemli gül
Büyü duası gibi hâlâ yeşil kesikli bir ağaç
Sadece girmiş bir ağaç asılı toprağa ve toprakta mezar karşıtı bir haç
Sakat bir adamotu...
Seninle Bir Yastıkta
Pazar da olsa pazartesi de
Akşam ya da sabah geceyarısı öğle
İster cennette isterse cehennemde
Aşklar benziyor birbirine...
Son Söz
Boş eller ve gözlerle duruyorum yaşamın ve ölümün eşiğinde
Ve sesini duyduğum bu deniz;
Boğulanları geri vermeyen bir denizdir zaman
Ve benden sonra dağıtacaklar ruhumu, ezik düşlerim...
Sonsöz
Boş eller yere bakan gözlerle duruyorum yaşamın ve 
          ölümün eşiğinde
Ve sesini duyduğum deniz boğulanları geri vermeyen
          bir denizdir zaman...
Sürekli Randevu
Daha büyük bir rüzgâra karşı yazıyorum ve kızmasınlar
Sadece şişirilmiş yelken olanlar
Bu rüzgâr daha güçlü eser ve daha kırmızıdır kor
Tarih ve aşkım hep aynı adımlarla yol alıyor...
ve taş düşmeye devam ediyor bir yıldız derinliğine
sevgilim, hiçbir şey söyleme, bırak düşsün bu sözcük sessizliğin içine
uzun zaman avuçlarımda parlatılmış bir taş gibi
hızlı ve gösterişli bir taş ki
hayatımızın içine düşer gibi derin...
Yağmur Damlalarını Kıskanırım
Yağmur damlalarını kıskanırım
Öpücüklere fazla benzediğinden
Her parlak şeyin gözleri
Kıskanmak için haklı bir neden...
Yalnız İnsan
Yalnız insan merdivendir
Hiçbir yere ulaşmayan
Sürülür yabancı diye
Dayandığı kapılardan...
Yirmi Yıl Sonra
Zaman tekdüze arabasını buldu yeniden
Yeniden koştu ağır ve kızıl renkli öküzlerini kıştır gelen
Gök altın yapraklar arasında çukurlar açıyor
Elektroskopik Ekim ayı titredi ama kendinden geçiyor...