Tag: Birhan Keskin

İskelede Bir Çırak

Ne diyeyim allahım ben sana biraz platoniğimdir biliyorsun.Ben bu şüpheyi sırtıma yük edindim, öyle yürüdüm,gocunmam da yükümden beni bilirsin.Ama bunlar çok iştahlı allahım ve görüyorsun nasıl da dünyevi.Bunlarmış senin kulların öyle diyorlar biz de kürenin üveyi.Öyle mi?Oysa allahım bilirsin ben en çok yeryüzünü,ve başımı yatırınca toprağa, gökteki yıldızları da,işte öyle allahım bilirsin çok güzel yapmıştın …

Devamını oku

Karınca

Ruhumdaki sabır, kalbimdeki aşkla kurdumkor dantellerden bu yolu, ormanın altınayeter ki oku onu. Senin gördüğün ağzımın kenarında duran dua,ben ayaklarımın altındaki toprağa, döktüğümgözyaşına inandım. Öyle uzun ki dünya;katlanmaya, kıvrılmaya, açılıp çarşaf olmaya.Mümkündür yol yapmaya bir ömür, yol almaya. Ah! yine de yolumdaki kederi kimse bilmesin,büyüsün, genişlesin, dolansın ömrümü;kapısı kapalı çoktandır, penceresi dargın. Kim anlayacak bu …

Devamını oku

Taş Parçaları

Taş Parçaları… I Tek tek dururken onlar Öbürü henüz yanına gelmemiş olanı çağırıyor: O ikisi yan yana, alt alta geldiklerinde Dünya böylece daha geniş oluyor Biri ötekine ateş sunuyor ve eski kitaptan çıkıp başka bir anlam oldukları gibi oluşlarını da beraberlerinde taşıyarak Çoook eski bir kitapta, ısınsın diye masalı tetikliyor ama yine de olduklarının ötesine …

Devamını oku

Eski avluda

Bir çiçek açtığındaBir eski avludaDiyor ki;Çalıda sarı bir çiğdemim benVe senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsanBen sana bir eski Endülüs avlusuİstersen serin bir Portofino getirsemYa da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığındaBir eski avludaDiyor ki; Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiykenBuldum buluşturdum kendime geldimTek eksik sensin! İncecik, çilli bir dillesen …

Devamını oku

Kışın Bana Yaptıkları…

I Seni bir boşluğa attımgövdemi başka gövdeler bilmeyecek artıkboşluk sesi ol..hoşluk sesi ol.. sonra dönüp üz beni. Yüzüm yüzünü terk edeli kıştı.Yeni yeni kıştı. Kollarım kendibacaklarımı sarmıştı. Fotoğrafta görünmeyenışıklar vardı. Sandalyenin ucuna oturmuştum.Gözlerim bacaklarıma dolanan kollarıma ,sonra bacaklarıma , sonra daha uzağa , salondanda uzağa ,o yok yere bakıyordu. seni bir boşluğa attımgitmek üzereydim kalktımboşluk …

Devamını oku

Güneş Yıldız

Yol uzun, güzergah zorlu; ne demeliyim?Zarif kardeşim benim, Seni aldım yanıma, ikizimi almış yürüyor gibiyim. Sana yıldız sana güneş mi demeliyim, Günümde hayret gecemde hayret istedim Yer yer senin gibiyim ben yer yer kendim. İnsan olan yerlerim çok ağrıyor, Olsun, yine de sen kapanma, şu sıra benim, Yerine bırak ben incineyim. Birhan Keskin

Ölgün Doğa

Bir anıyı bir şehre bağlayanHat üzerindeKendine kıvrılmış, kendine kurumuşYapraklar iyileşmez.Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatırYanlış bir yere uğramaktır sonbaharHışırdayan rüzgârdırYaprak hışırdamaz Uzun bir yol gibidir gözleri insanınGelip geçen bir şey iyileşmezBu gece bu hat üzerindeİyileşen zamandır,İnsan iyileşmez. Hadi ömrüm, geriye doğru tara kendiniİlerde bir şey yok, gördünYüzünü rüzgâra dön yenidenİyileşen sen değilsin, zaman. Zayıf …

Devamını oku

İz

acıyla geçtiğim yoldan geçiyorsunizlerime rastlıyorsun, bıraktıklarıma,orada o yolda çekmiştim ruhumu patlatan fitilibenden savrulan parçalar kurusa da,izleri var hala yolun kenarında. izini sür yolun, acının ormanı büyütür insanıvakit geniştir, ufuk sandığından daha yakınacıyla geçtiğim yoldan geçiyorsun,ustası olacaksın içine gerdiğin tellerinhangi sızıyla titrer içinde, hangi seslebüyük bir aşk, hangi sesle ölür, bileceksin. ne zamandı bilmiyorum. yaşadıklarından sanakalan …

Devamını oku

Diğer Yarı / Uçurum

Ey anıkendini güneşe çıkar, canın sıkılsın ordakendini unut orda, sararkendinden kaçtıkça kendine rastlaey geçmiş ve sarı kumar. Uçurumu anladıminadım bitti artıkuçurumu anlayan haklıdıruçurumu anlayan susar. Sarı kumar ve kehanet boynundan başlayan o ipekuçurumdan atladım, uçurum ne demekikiye bölünmüş bir bütünoysa ben senin içindeğiştirilecek bir şeydimbu yüzden yüzüme tuttuğun rüzgârparçalarıma verdiğin asitseni de yaralayacakbeni olduğu kadar. …

Devamını oku

Gidiş

Senin gözlerin benim gerçeğim (sendeki telaşa onlarla inandım)bakmıyor bana,benden uzakta. Aramızdaki mesafede gerilenbir teli inletiyorum seninlesesi ben duyuyorum tek,birşey duyduğu yok kimseninbenden başka. Bir hülyanın hatırasındakasıp kavuruyorum kendimidiyorlar ki, hayat yalandır,aşk da.Nasıl inanırım,o;olmak istemiş de olmamışbir yarım nefes gibi şuramda. Sana dokunamayacak kadarürkek kalmış olduğum bu mesafedendön/erken senönce ayaklarının gerçekliğine inandır beni, inanmak istesem desenin …

Devamını oku