Şiir Antolojim | Türk ve Dünya Şiirleri
"Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum..."
Günün Şiiri
Rastgele Seçki
(1)
seni çok az düşünmeye and içmeliyim;
düşünmek seni, ölümü mûnisleştirir,
güller açılmağa başlar ardarda.
ama versailles bahçelerinde değil,
hindibalı, ısırganlı yollarda...
seni düşünmek bir konser başlatır o anda,
ama öyle siyah papyonlu bir virtüöz değil,
kunduraları tozlu, bakışları dalgın,
kamburlaşmış kır saçlı bir tanbûri,
yakıcı nağmeler koşturur yüreğimde...
kola değil çay içmektir seni düşünmek,
sen düşünmek erzurum, tebriz, tiflis;
yani aşık garip coğrafyası.
içimde senem'mişsin gibi bir his,
sen bundan habersiz, uzak kentlerde,
batılı bir hüzün yaşarken bile.
seni düşünmekten korkuyorum artık;
ölümlü olduğunu her akşam karanlık,
söyler bana ve buna tahammül zor...
benim ölümüm mûnisleşirken,
seninki kanlı zalim oluyor gözümde.
çok az düşünmeliyim seni çok az.
seni çok az düşünmeye and içmeliyim
(2)
kentlerin birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın
ama benim sol yanımda sancı baki...
anne ne olur ki,
sıram gelmiş olsun varsın;
ben ölürsem benden genci var tabii
ama aşık garip değil hiçbiri.
ben de olamadım, yokmuş kısmette,
yaşadıkça şah senem'i hissettim
gerçi tebrize, tiflis'e hiç gitmedim
gitsem de bulamazdım, eminim.
anne yunus ne dediyse hep çıktı
şeytanlar semirdi kuvvetli oldu.
zayıf kalsalar ne farkederdi...
nasılsa onlar galip gelecekti
bundan sonra aşık garip olunur mu ki
sen onu söyle anne.
(3)
şâm-ı garibanda değilsek de,
muhakkak çırağanda değiliz anne
lambalar söndü, çakmağı kim yakacak
bu uluyanlar çakal mı
ben, hırkasını giymiş bir derviş miyim?
yoksa öldüm mü anne...
hiçbir ilişkim kalmadı çevreyle;
yağmur beyhude yağıyor hani camdan,
bakacak arap kızları da nerde?
bir şahin uçurtma marifetim vardı
kaleden kaleye;
cılız kuşcağızlarmış onlar şahin değil,
ben uçurduğum için uçmazlarmış
başıboş uçarlarmış üstelik,
sırtımda hırka, ayağımda terlik...
niye ben ölmüş müyüm anne?
çıktım yücesine seyran eyledim
kayak merkezleri olmuş yüceler;
karlar üstünde kırmızı gagalı bir kara kuş,
dalgın ve bîhuş
bakıştık bir süre, ben kuşça
o, insanca
kerem'ler gurbetle işçiydiler
aslı'ları doğrusu aramadım
şah senem'i düşündüm sessizce
'dost elinden dolu içmiş deliyim'
makine yağlı köpüklü sokak seliyim
ben sanayi oğluyum, sanayi sefiliyim
endüstriyi seversen değme yarama anne.
halep'e girmeden terkediyorum, halep şen olsun
anne ben nereye gitmeli oldum, bilmiyorum.
o kırılma sınırında ince,
o bir tane;
korunacaktı güya;
'değmesin hop yağlı boya'
haykırışlarıyla kırıldı.
çok yıllar önceki doğu'da,
ölenler testici dükkanlarında
mey kasesi olurlardı, şimdiyse
çevreyolu geçecek günün birinde
narin kaburgaları üstünden
o korunması gereken bedenin
zalim zaman, onu korumayacak
niye ben ölmüş müyüm ki bunlar olacak?
hırka giyenler fırkasından mıyım?
saat kaç, hangi sene?
anne!
Hüsrev Hatemi
Aşık Garip Coğrafyası
Şair: Hüsrev Hatemi
(1)
seni çok az düşünmeye and içmeliyim;
düşünmek seni, ölümü mûnisleştirir,
güller açılmağa başlar ardarda.
ama versailles bahçelerinde değil,
hindibalı, ısırganlı yollarda...
seni düşünmek bir konser başlatır o anda,
ama öyle siyah papyonlu bir virtüöz değil,
kunduraları tozlu, bakışları dalgın,
kamburlaşmış kır saçlı bir tanbûri,
yakıcı nağmeler koşturur yüreğimde...
kola değil çay içmektir seni düşünmek,
sen düşünmek erzurum, tebriz, tiflis;
yani aşık garip coğrafyası.
içimde senem'mişsin gibi bir his,
sen bundan habersiz, uzak kentlerde,
batılı bir hüzün yaşarken bile.
seni düşünmekten korkuyorum artık;
ölümlü olduğunu her akşam karanlık,
söyler bana ve buna tahammül zor...
benim ölümüm mûnisleşirken,
seninki kanlı zalim oluyor gözümde.
çok az düşünmeliyim seni çok az.
seni çok az düşünmeye and içmeliyim
(2)
kentlerin birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın
ama benim sol yanımda sancı baki...
anne ne olur ki,
sıram gelmiş olsun varsın;
ben ölürsem benden genci var tabii
ama aşık garip değil hiçbiri.
ben de olamadım, yokmuş kısmette,
yaşadıkça şah senem'i hissettim
gerçi tebrize, tiflis'e hiç gitmedim
gitsem de bulamazdım, eminim.
anne yunus ne dediyse hep çıktı
şeytanlar semirdi kuvvetli oldu.
zayıf kalsalar ne farkederdi...
nasılsa onlar galip gelecekti
bundan sonra aşık garip olunur mu ki
sen onu söyle anne.
(3)
şâm-ı garibanda değilsek de,
muhakkak çırağanda değiliz anne
lambalar söndü, çakmağı kim yakacak
bu uluyanlar çakal mı
ben, hırkasını giymiş bir derviş miyim?
yoksa öldüm mü anne...
hiçbir ilişkim kalmadı çevreyle;
yağmur beyhude yağıyor hani camdan,
bakacak arap kızları da nerde?
bir şahin uçurtma marifetim vardı
kaleden kaleye;
cılız kuşcağızlarmış onlar şahin değil,
ben uçurduğum için uçmazlarmış
başıboş uçarlarmış üstelik,
sırtımda hırka, ayağımda terlik...
niye ben ölmüş müyüm anne?
çıktım yücesine seyran eyledim
kayak merkezleri olmuş yüceler;
karlar üstünde kırmızı gagalı bir kara kuş,
dalgın ve bîhuş
bakıştık bir süre, ben kuşça
o, insanca
kerem'ler gurbetle işçiydiler
aslı'ları doğrusu aramadım
şah senem'i düşündüm sessizce
'dost elinden dolu içmiş deliyim'
makine yağlı köpüklü sokak seliyim
ben sanayi oğluyum, sanayi sefiliyim
endüstriyi seversen değme yarama anne.
halep'e girmeden terkediyorum, halep şen olsun
anne ben nereye gitmeli oldum, bilmiyorum.
o kırılma sınırında ince,
o bir tane;
korunacaktı güya;
'değmesin hop yağlı boya'
haykırışlarıyla kırıldı.
çok yıllar önceki doğu'da,
ölenler testici dükkanlarında
mey kasesi olurlardı, şimdiyse
çevreyolu geçecek günün birinde
narin kaburgaları üstünden
o korunması gereken bedenin
zalim zaman, onu korumayacak
niye ben ölmüş müyüm ki bunlar olacak?
hırka giyenler fırkasından mıyım?
saat kaç, hangi sene?
anne!
Hüsrev Hatemi
Son Eklenen Şiirler
Vakit Dar
Şair: Kemal Sayar
09.08.2026
Oku
09.08.2026
Oku
Sınırlar
Şair: Mary Oliver
08.08.2026
Oku
Şeftren
Şair: Selahattin Demirtaş
08.08.2026
Oku
08.08.2026
Oku
08.08.2026
Oku
07.08.2026
Oku
07.08.2026
Oku
Popüler Şairler
Şiir Antolojim
111 şiir
Edip Cansever
110 şiir
Turgut Uyar
99 şiir
Murathan Mungan
89 şiir
Haydar Ergülen
87 şiir
Şükrü Erbaş
81 şiir
Cahit Zarifoğlu
71 şiir
Hilmi Yavuz
71 şiir
Cemal Süreya
64 şiir
Cahit Koytak
63 şiir
Oruç Aruoba
63 şiir
Pablo Neruda
58 şiir
Ahmet Erhan
57 şiir
Birhan Keskin
56 şiir
Metin Altıok
46 şiir
Gülten Akın
46 şiir
Hüsrev Hatemi
46 şiir
Behçet Necatigil
45 şiir
Yahya Kemal Beyatlı
43 şiir
Bejan Matur
43 şiir
İlhan Berk
42 şiir
Louis Aragon
41 şiir
Özdemir Asaf
40 şiir
Furuğ Ferruhzad
37 şiir
Küçük İskender
37 şiir
Enis Batur
36 şiir
Cahit Sıtkı Tarancı
36 şiir
Can Yücel
36 şiir
Aziz Nesin
35 şiir
Nizar Kabbani
34 şiir
Attila İlhan
34 şiir
Lale Müldür
33 şiir
Ahmet Altan
33 şiir
Behçet Aysan
33 şiir
Ataol Behramoğlu
33 şiir
Orhan Veli Kanık
32 şiir
Ahmet Telli
32 şiir
Sezai Karakoç
31 şiir
Ali Lidar
30 şiir
İsmet Özel
30 şiir
Cahit Külebi
30 şiir
Sunay Akın
30 şiir
Pelin Onay
30 şiir
Melih Cevdet Anday
30 şiir
Kategoriler
Altı Çizili Satırlar
256
Anason Kokulu Şiirler
69
Bercestem
136
Çeviri Şiirler
2139
Deneme
671
Genel
107
Haiku
167
Hayali Cihan Değer
354
İstanbul Şiirleri
174
Kar Şiirleri
76
Kur'an-ı Kerim
19
Mektup
37
Röportaj
62
Şiir
7284
Şiir Gibi
40
Şiir Sanatı
145
Şiirdir Baba
170
Türk Şiiri
5076
Yol Üstündeki Semender
90