Şiir Antolojim
"Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum..."
Günün Şiiri
Rastgele Seçki
seni düşünmek böyle birşey olsa gerek, istanbul.
Şair: Lale Müldür
seninle bir istanbul kentinde karşılaşmıştık, istanbul...
sen o zamanlar konstantinopolis olduğunu henüz unutmuştun.
ben seni daha terketmemiştim...
terk etmek üzereydim...
geri dönüşün olmadığını, geriye dönülemeyeceğini henüz
bilmiyordum
karşıdan karşıya geçiyorduk.
ben tam o anda karar verdim.
yerleşiklik o an yitirildi.
gerisi sürekli gel-git artık...
dönmeye ve kaçmaya çalışarak hep.
oysa sana dönemiyorum işte, istanbul.
bütün dönüş biletlerimi saklıyordum,
biliyordun ama kabul etmiyordun.
dönüş yoktu, olamazdı, tıpkı gidişin olmadığı gibi.
ben hala o uzun kıvrılan yolda bekliyordum.
oradan ayrılmamıştım ki...
sonra, şimdi yatağımda, bütün gece yazmaktan
yorgun düşmüşken, kuzey rüzgarları buzdan
heykeller yontarken odada, kulaklarımda
"the long and winding road" dönerken
yavaşça, seni düşünüyorum...
uykuya dalar gibi olduğum bir an,
birşey görüyorum, sonradan hatırladığım...
belki bir yaz sabahı,
ılık otların üzerinde saatlerce kalındığı
bir ilkyaz sabahı belki,
yolun kenarında,
altından ince uzun bir suyun akıp gittiği
bir böğürtlen korusuna uzanıyorum...
ellerim böğürtlen rengi...
uyanıyor, anımsıyorum.
böğürtlen... dikencikler... akarsu...
seni düşünmek böyle birşey olsa gerek, istanbul.
Lale Müldür
sen o zamanlar konstantinopolis olduğunu henüz unutmuştun.
ben seni daha terketmemiştim...
terk etmek üzereydim...
geri dönüşün olmadığını, geriye dönülemeyeceğini henüz
bilmiyordum
karşıdan karşıya geçiyorduk.
ben tam o anda karar verdim.
yerleşiklik o an yitirildi.
gerisi sürekli gel-git artık...
dönmeye ve kaçmaya çalışarak hep.
oysa sana dönemiyorum işte, istanbul.
bütün dönüş biletlerimi saklıyordum,
biliyordun ama kabul etmiyordun.
dönüş yoktu, olamazdı, tıpkı gidişin olmadığı gibi.
ben hala o uzun kıvrılan yolda bekliyordum.
oradan ayrılmamıştım ki...
sonra, şimdi yatağımda, bütün gece yazmaktan
yorgun düşmüşken, kuzey rüzgarları buzdan
heykeller yontarken odada, kulaklarımda
"the long and winding road" dönerken
yavaşça, seni düşünüyorum...
uykuya dalar gibi olduğum bir an,
birşey görüyorum, sonradan hatırladığım...
belki bir yaz sabahı,
ılık otların üzerinde saatlerce kalındığı
bir ilkyaz sabahı belki,
yolun kenarında,
altından ince uzun bir suyun akıp gittiği
bir böğürtlen korusuna uzanıyorum...
ellerim böğürtlen rengi...
uyanıyor, anımsıyorum.
böğürtlen... dikencikler... akarsu...
seni düşünmek böyle birşey olsa gerek, istanbul.
Lale Müldür
Son Eklenen Şiirler
BİR OTEL ODASINDA ÖLÜMÜ BEKLEMEK
Şair: Yahya Kemal Beyatlı
Yahya Kemal Beyatlı hayatının Son 19 Yılını Bir Otel Odasında Geçirmiştir. 19 yıl boyunca Park Otel'de yaşamıştır.
Tanpınar, hocasının otel odasındaki halini şu sözlerle ifade eder:
"Zavallı Yahya Kemal. Bir insanın bir insanda bu birbiri ardınca değişen çehreleri ne garip ve hazin oluyor ve nasıl en son çehre hepsini siliyor, bitiriyor. Park Otel’in barında gördüğüm küçük, dar, takatsiz adımlarla ancak yürüyebilen bîçare ve acınacak ihtiyar"....
Tanpınar, hocasının otel odasındaki halini şu sözlerle ifade eder:
"Zavallı Yahya Kemal. Bir insanın bir insanda bu birbiri ardınca değişen çehreleri ne garip ve hazin oluyor ve nasıl en son çehre hepsini siliyor, bitiriyor. Park Otel’in barında gördüğüm küçük, dar, takatsiz adımlarla ancak yürüyebilen bîçare ve acınacak ihtiyar"....
24.07.2026
Oku
OLANAK - - SİZ
Şair: Ferit Edgü
Son bir öykü anlatacağım.
( İster dinleyin ister dinlemeyin.)
Son olarak...
( İster dinleyin ister dinlemeyin.)
Son olarak...
23.07.2026
Oku
Sona erecek. Bir gün. Tümü. Bir yaz günü. Güzelim bir yaz günü..."
Şair: Ferit Edgü
Sırtüstü uzanıyor yatağa. Gözlerini kapıyor. Gözlerini açıyor. Yana dönüyor. Yeniden sırtüstü. Sol elini bacaklarının arasına sokuyor. Kımıldıyor. Uzun bir süre. Sonra kalkıyor. Pantolonunu alıyor,
giyiyor. Çoraplarını alıyor, giyiyor. Masaya doğru geliyor. Tası alıp lavaboya döküyor, sonra yatağın altına koyuyor. Masaya dönüyor. Kağıtları karıştırıyor. Bırakıyor. Pencereye dönüyor. Dışarıya bakıyor. Bir süre. Sokaktan bir kadın geçiyor. Perdeleri kapıyor. İskemleyi çeviriyor. Masanın başına oturuyor. Temiz bir deste kağıt
çekiyor önüne. Önüne, duvara dikiyor bakışlarını. Tam önünde, duvara iğnelenmiş bir fotoğraf var. Bir kadın ya da bir çocuk fotoğrafı. Oldukça karanlık. Masanın üstündeki lâmbayı yakıyor. Yazmaya başlıyor:...
giyiyor. Çoraplarını alıyor, giyiyor. Masaya doğru geliyor. Tası alıp lavaboya döküyor, sonra yatağın altına koyuyor. Masaya dönüyor. Kağıtları karıştırıyor. Bırakıyor. Pencereye dönüyor. Dışarıya bakıyor. Bir süre. Sokaktan bir kadın geçiyor. Perdeleri kapıyor. İskemleyi çeviriyor. Masanın başına oturuyor. Temiz bir deste kağıt
çekiyor önüne. Önüne, duvara dikiyor bakışlarını. Tam önünde, duvara iğnelenmiş bir fotoğraf var. Bir kadın ya da bir çocuk fotoğrafı. Oldukça karanlık. Masanın üstündeki lâmbayı yakıyor. Yazmaya başlıyor:...
23.07.2026
Oku
21.07.2026
Oku
Üç Yıl Sonra
Şair: Victor Hugo
Artık dinlenme vaktim geldi;
Yazgı beni yere serdi.
Bana artık başka hiçbir şeyden söz etmeyin,...
Yazgı beni yere serdi.
Bana artık başka hiçbir şeyden söz etmeyin,...
21.07.2026
Oku
Lev Tolstoy ve Eşi Sofiya Tolstaya'nın Günlüklerinde Birbirleri Hakkındaki Düşünceleri
Şair: Tolstoy
Lev Tolstoy ve Eşi Sofiya'nın
Günlüklerinde Birbirleri Hakkında
Yazdıkları...
Günlüklerinde Birbirleri Hakkında
Yazdıkları...
20.07.2026
Oku
YARIN ŞAFAK SÖKERKEN
Şair: Victor Hugo
Yarın, şafak sökerken, kırlar beyaza büründüğünde,
Yola çıkacağım. Bilirsin, beni bekliyorsun.
Ormanlardan geçeceğim, dağları aşacağım....
Yola çıkacağım. Bilirsin, beni bekliyorsun.
Ormanlardan geçeceğim, dağları aşacağım....
19.07.2026
Oku
İnsanları Sevmeye Zorlamak Nefreti Tahrik Eder
Şair: Arthur Schopenhauer
Schopenhauer'e atfedilen "İnsanları sevmeye zorlamak nefreti tahrik eder." sözü, bugün elimizdeki metinlerde birebir doğrulanabilen bir alıntı değildir. Ancak Lev Tolstoy'un 2 Eylül 1910 tarihli günlüğünde Schopenhauer'e ait bir düşünce olarak not edilmesi, bu cümlenin filozofun düşünce dünyasına yabancı olmadığını gösterir. Tolstoy, cümlenin devamını yazmaz; hangi eserden aktardığını da belirtmez. Buna rağmen Schopenhauer'in diğer metinleri okunduğunda, bu ifadenin onun felsefesini özetleyen güçlü bir cümle olduğu anlaşılır.
Schopenhauer, "İnanç sevgi gibidir; zorla kabul ettirilemez." derken yalnızca inancı değil, insan ruhunun bütün derin eğilimlerini anlatmaktadır. Çünkü sevgi de, inanç da, güven de emredilemez. Bir insana "Seveceksin." denildiği anda sevginin doğası bozulur. Sevgi, özgürlüğün çocuğudur; zorlamanın değil.
Bu yüzden "İnsanları sevmeye zorlamak nefreti tahrik eder." sözü yalnızca psikolojik bir gözlem değil, insan tabiatına dair felsefi bir tespittir. Zorlanan insan önce geri çekilir, sonra direnir, en sonunda ise kendisine dayatılan şeye karşı öfke geliştirir. Baskı, sevginin karşıtı olan nefreti besler. Çünkü nefret çoğu zaman sevginin yokluğundan değil, özgürlüğün ihlalinden doğar....
Schopenhauer, "İnanç sevgi gibidir; zorla kabul ettirilemez." derken yalnızca inancı değil, insan ruhunun bütün derin eğilimlerini anlatmaktadır. Çünkü sevgi de, inanç da, güven de emredilemez. Bir insana "Seveceksin." denildiği anda sevginin doğası bozulur. Sevgi, özgürlüğün çocuğudur; zorlamanın değil.
Bu yüzden "İnsanları sevmeye zorlamak nefreti tahrik eder." sözü yalnızca psikolojik bir gözlem değil, insan tabiatına dair felsefi bir tespittir. Zorlanan insan önce geri çekilir, sonra direnir, en sonunda ise kendisine dayatılan şeye karşı öfke geliştirir. Baskı, sevginin karşıtı olan nefreti besler. Çünkü nefret çoğu zaman sevginin yokluğundan değil, özgürlüğün ihlalinden doğar....
19.07.2026
Oku
Popüler Şairler
Kategoriler
Altı Çizili Satırlar
237
Anason Kokulu Şiirler
68
Bercestem
133
Çeviri Şiirler
2106
Deneme
665
Genel
108
Haiku
167
Hayali Cihan Değer
345
İstanbul Şiirleri
171
Kar Şiirleri
73
Kur'an-ı Kerim
19
Mektup
37
Röportaj
55
Şiir
7211
Şiir Gibi
40
Şiir Sanatı
126
Şiirdir Baba
162
Türk Şiiri
5040
Yol Üstündeki Semender
69
Konular / Etiketler
Hikaye (92)
ChatGPT (32)
Ölüm (31)
Sinema (30)
Aşk (20)
Röportaj (19)
Ayrılık (18)
Hüzün (16)
İntihar (14)
Berceste (11)
Baba (11)
Malatya (10)
Veda (9)
İndeks (9)
Mizah (9)
İlişkiler (9)
Evlat (8)
Çocuk (8)
Kitap (7)
Müzik (7)
Evlilik (6)
Çocukluk Şiirleri Bercestem (6)
Özlem (6)
Yalnızlık (6)
Sevgi (5)