Shuntarō Tanikawa ile Aşk Evlilik ve İlişkiler Üzerine Röportaj

Shuntarō Tanikawa: “Sevmek”

“’Seviyorum’ sözü gerçekten çok olumlu bir sözdür.”

Japon şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Shuntarō Tanikawa ile yapılan bu söyleşi, aşk, evlilik, insan ilişkileri ve hayatı onaylama üzerine samimi bir iç döküş niteliğinde.


Beden ve ruh aslında son derece güvenilmez şeyler

Tanikawa üç kez evlendi ve üç kez boşandı. İlk evliliğini şair Eriko Kishida ile (1954–1956), ikinci evliliğini oyuncu Tomoko Okubo ile (1957–1989), üçüncü evliliğini ise çocuk kitapları yazarı ve ressam Yoko Sano ile (1990–1996) yaptı.

“Üç evliliğim konusunda elbette pişmanlıklarım var. Ama evlilik gençliğimden beri benim için önemli bir meseleydi.

Çocukluğumda kovboy filmlerine tutkuyla bağlıydım. Yeni topraklara yerleşen öncü ailelerin hayatına özenirdim. Eşlerin ölüm onları ayırana kadar birlikte kalacağına gerçekten inanıyordum.

Ama ilk evliliğim beklenmedik bir kolaylıkla sona erdi. Bir daha asla evlenmem diye düşünüyordum. Buna rağmen yine aynı kolaylıkla ikinci ve üçüncü kez evlendim.

Bu yüzden insanın bedeniyle ruhunun aslında ne kadar güvenilmez şeyler olduğunu anladım.”


Sevmek, hayatın temelidir

Yoko Sano’nun resimleriyle yayımlanan Kadına adlı şiir kitabında aşk üzerine şiirler yer alır. Tanikawa, kitapta yer alan şu dizeleri anımsıyor:

Gülerek yapılabileceğini bilmiyordum, dedin.
Dudaklar çok meşguldü;
göğüslerle uyluklar arasında gidip geliyor,
o aralarda birkaç kelime de söylüyordu.

Bir gün Yoko Sano ona şöyle demiş:

“Sen galiba yanında bir kadın olduğu sürece hiç arkadaşın olmasa da yaşayabilirsin.”

Tanikawa bunu gülümseyerek hatırlıyor:

“Ben tek çocuktum. Küçüklüğümden beri anneme çok düşkündüm.

Gerçekten de kadınlar olmadan yapamazdım. Hatta kadınları tam anlamıyla insan olarak görmüyordum. Onları daha büyük, doğa gibi bir varlık olarak algılıyordum.

Gerçek evlilik hayatıma dönüp baktığımda ise keşke tartışmalardan kaçmak yerine onların karşısında daha sağlam durabilseydim diye düşünüyorum.

İnsanları kırdığım da oldu. Ama bütün bu deneyimler benim için son derece zenginleştiriciydi.

Sanırım insanı sevmeyi, hayatın en temel gerçeği olarak görüyorum.”


Yakınımızdaki insanlarla gerçekten yüzleşebiliyor muyuz?

Tanikawa Japonya’nın en sevilen şairlerinden biridir. Şiirleri ders kitaplarına girmiş, bestelenmiş ve kuşaklar boyunca okunmuştur.

Yine de bu konuda şaşırtıcı derecede mütevazıdır:

“İnsanları etkilediğime dair güçlü bir his taşımıyorum.

Biri bana gelip ‘O şiirinizi okudum ve çok etkilendim’ dediğinde elbette mutlu oluyorum. Yazdıklarımın insanlar üzerinde bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

Ama bundan daha önemli bir mesele var:

Yakınımdaki insanlarla gerçekten yüzleşebiliyor muyum?

Asıl soru bu.

Özellikle karı-koca ilişkilerinde.”


En sevdiğim kelime: “Seviyorum”

Tanikawa’nın çok sevilen şiirlerinden birinde şu dizeler yer alır:

En sevdiğim kelime
‘seviyorum’ kelimesidir.
‘Sevmiyorum’ kelimesinden de nefret etmem,
ama ‘seviyorum’ daha lezzetlidir.

Bu dizeleri açıklarken şöyle diyor:

“‘Seviyorum’ gerçekten çok olumlu bir söz.

Basit ama güçlü.

Elbette bazen alay etmek ya da iltifat etmek için de söylenebilir.

Ama ben hayata olumlu bakmanın daha doğru olduğuna inanıyorum.

Zaten başka türlü yaşamak da pek mümkün değil.”


“Kimseyi sevemiyorum” diyen birine ne söylenebilir?

Kendisine, “İnsanları sevemediğini söyleyen birine ne tavsiye edersiniz?” diye sorulduğunda uzun uzun düşünüyor:

“Tavsiye verebileceğimi sanmıyorum.

Bir insan böyle olumsuz duygular taşıyorsa, bunun kökleri çoğu zaman çok derinlerdedir.

Böyle durumlarda birkaç söz söyleyerek onu değiştirebileceğimizi düşünmek doğru olmaz.

Zaten çoğu zaman değiştirilebilecek bir şey de değildir.

‘Sevemiyorum’ diyen insanların içinde genellikle korku vardır.

Tiksinti olabilir, korku olabilir.

Bu tür duygular insanın çok derinlerinden gelir.

O yüzden böyle duyguları düşünmeden, körü körüne inkâr etmemek gerektiğini düşünüyorum.”


Bazen “nedense” demek daha iyidir

Tanikawa, bir şeyleri sıralamaktan ve “en iyiyi” seçmekten hoşlanmadığını söylüyor.

“Şiir söz konusu olduğunda hangisinin en iyi olduğunu kolayca söyleyemem.

Bu yüzden bir dönem üstlendiğim şiir ödülü jüriliğini bile bıraktım.

Bir şeyi kesin hükümler vermeden kabul etmeyi tercih ediyorum.”

İnsanlar hakkındaki duyguları da böyledir:

“Birini seviyor ya da sevmiyor oluşumuz sabit değildir.

Duygular sürekli değişir.

Bugün sevdiğiniz biri yarın sizi rahatsız edebilir; bugün uzak durmak istediğiniz biri yarın size yakın gelebilir.

Gerçek duyguların bu akışkanlığı, onları kategorilere ayırmaktan daha önemlidir.”

Tek çocuk olarak büyümesinin bunda etkili olduğunu düşünüyor:

“Kardeşlerim olsaydı belki daha çok kıyaslama yapardım.

Ama tek çocuk olduğum için insanlara karşı duygularım genellikle hafif ve yumuşaktı.

Filmlerde birinin nefret ettiği kişiyi öldürmek istemesini hiç anlayamazdım.

Bir insandan onu öldürecek kadar nefret etmek nasıl bir şeydir, bunu gerçekten anlayamadım.”

Sonra, Tanikawa’nın şiirlerine çok yakışan şu cümle geliyor:

“Bana göre gerçekliğin büyük kısmı belirsizdir.”

İnsan ilişkilerinin de bu belirsizlikler üzerinden kurulduğunu düşünüyor:

“Birini sevmenin ya da sevmemenin mutlaka bir nedeni vardır.

Ama ben o nedenleri bilinçli hâle getirmeyi pek istemem.

‘Nedense seviyorum.’

‘Nedense sevmiyorum.’

‘Bugün görüşmek istemiyorum.’

‘Bugün görmek istiyorum.’

Hayat biraz da bunların toplamı değil mi?

Bunları dile döktüğünüzde fazla keskinleşiyorlar.

Oysa çoğu zaman buna gerek yok.

Ben ‘nedense’yi tercih ediyorum.”


Bu söyleşide Tanikawa’nın şiirlerinde sıkça rastlanan temel yaklaşım açıkça görülüyor: Hayatı kesin yargılarla değil, belirsizlikleriyle birlikte kabul etmek; insanı değiştirmeye çalışmadan anlamaya yönelmek; ve her şeye rağmen yaşamı, sevgiyi ve insan ilişkilerini onaylamak. Özellikle şu sözü, onun dünya görüşünün özeti gibi duruyor:

“İnsanları sevmeyi, hayatın temel gerçeği olarak görüyorum.”

shuntaro-tanikawa-ile-roportaj4827586182964283418 Shuntarō Tanikawa ile Aşk Evlilik ve İlişkiler Üzerine Röportaj