Kara Bir Haber. Üstat Tokadi Zade Şekip Bey Oğlunun ölümüne Dayanamıyarak Dün Nihayet İntihar Etti..

Şairler:


Kara Bir Haber.

Üstat Tokadi Zade Şekip Bey
Oğlunun ölümüne Dayanamıyarak Dün Nihayet İntihar Etti..

Büyük Şâirimizin ve Kıymetli Oğlunun Cenazeleri Bugün Büyük İhtifalle Kaldırılarak Defnedilecektir

İzmir ve Türkiye en rakik, en hassas ve çok mütevazi bir şairini dün ebediyyen kaybetti. Kıymetli edip ve büyük şair Tokadi zade Şekip dün sabah intihar etti.

Bu; çok büyük bir faciadr. Üstat Şekip'in intiharının sebebi; canından çok sevdiği oğlu Nâsır'ın tutulduğu hastalıktan kurtulamaması ve ölmesidir.

Bu elim haberi dün Karşıyakalılar ve İzmirliler birbirine söylerken gözyaşları da döküyorlardı. İtikadı tam olan bir adamın böyle bir şey yapacağına inanmak istemiyorlardı. Altmış yaşında olan büyük edibin çok feci bir surette ölümü bilâistisna herkesi derin teessürlere gark etmiştir.

Facia nasıl oldu?

Bu feci hâdise şöyle olmuştur:

Tokadi zade Şekip Bey; senelerce Avrupada tahsil ettirdiği oğlu Nâsır Beyi pek çok severdi. Nâsırın da babasına karşı olan sevgisi o kadar derindi ki dünyada sevişen baba ve oğullar arasında böyle derin bir sevgi herhalde enderdir. Sanki iki arkadaş, iki ahbap idiler.

Nâsır Bey; tahsilini ikmalden sonra şehrimiz Emlâk ve eytam bankasına memur tayin edilmişti.

Tokadi zade ailesi zengindi, fakat Şekip Beyin düşmüşlere, fakirlere yardım etmekten duyduğu zevk ve hâz o kadar büyük ve derindi ki son zamanlarda zenginlikten eser kalmamış, hattâ kendileri Karşıyakada Osmanzadede bir kira evinde ikamet etmekte idiler.

Şekip Beyin oğlu Nâsır Bey yirmisekiz yaşında idi.

— Sonu 4 üncü sahifede —



Kara Bir Haber..

Üstat Tokadi Zade Şekip Bey Oğlunun Ölümüne Dayanamıyarak Dün Nihayet İntihar Etti...

— Baştarafı 1 inci Sahifede —

Şekip Beyin zevcesi Yahya Paşa ailesine mensuptur. Büyük şairin bir de 23 yaşında kızı vardır.

Nâsır Bey onbeş, yirmi gün evel hummayı tifoidiye tutulmuştu Birkaç gündenberi hastalığı ağırlaşmıştı.

Şekip Bey bir haftadanberi oğlu Nâsıra ait belli, küçük çapta bir tabancayı taşımağa başlamıştı ve bir vasiyetname hazırlamıştı. Bunu yakın dostlarından şair Hüseyin Avni, Kemeraltı camii muvakkiti Hoca Âkif, Zeytinzade Remzi Beylerle daha bazı yakın dostlarına söylemiş ve:

— Nâsır ölecek olursa ben altmış yaşından sonra evlât acısına tahammül edemem, Nâsırın cenaze merasiminde bulunamam. Dostlarımdan rica ederim. Bize yanyana iki mezar kazdırsınlar.

Demişti. Bütün arkadaşları kendisini teselli ediyor, böyle bir neticeye ihtimal vermiyorlardı.

Nâsır Bey hastalanınca Alsancakta doktor Sadık Ahmet Beyin sıhhat evinde tedavi altına alınmıştır. Nâsırın hastalığı artınca Şekip Beyin perişan vaziyeti artmış ve herkesin dikkat nazarını celbetmiye başlamıştı. Yakın dostları kendisini yalnız bırakmamaya çalışıyor, daima teselliden geri kalmıyorlardı.

Şekip Bey; iki gün evvel refakatinde birkaç arkadaşı ile sıhhat evine giderek oğlunu ziyaret etmiştir.

Nâsır, o vakit iyi idi ve hattâ babası ile arkadaşlarına hikâyeler söylemiş, neş'eli görünmüştür. İki gündenberi hastalık artmıştı, ölüm gibi bir facia olursa Şekip Beye ve akrabalarına haber verilmemesi için sıhhat evinde bulunanlara Şekip Beyin yakın arkadaşları tenbihlerde bulunmuşlardır.

Nihayet feci netice dün sabah saat beşte olmuştur. Sıhhat evinde bulunan Nâsır Bey beşte hastalığın ihtilâcı ve (Barsak Nezfi) husule gelmesinden vefat etmiştir.

Bu feci haber derhal şuyu bulmuştur.

Dün sabah akrabasından bir zat; Bayraklıdan Karşıyakaya gitmiş ve Şekip Beyin zevcesi ve kerimesi Hanımları; zevcesi Hanımın herhalde görmek istediğinden bahisle alıp Bayraklıdaki evine götürmüştür. Tokadi zade Şekip Bey o sırada evde yalnız kalmıştır.

Nâsırın feci âkıbetini şair Hüseyin Avni Bey haber almış ve derhal birkaç arkadaşını bularak onları da haberdar etmiş; Şekip Beyi bulmak üzere hareket etmişlerdir. Şekip Bey; o sırada evinden çıkmış, tramvaya binerek vapur iskelesine doğru geliyordu. Çok aksi tesadüf eseri olarak tramvayda bulunan ve oğlunun ölümünden malûmatı bulunan bir ecnebi kendisine:

— Başın sağ olsun Şekip B.

Demiştir. Aldığı bu ani haber Şekip Beyi pek perişan etmiştir. Tramvaydan iskele önünde indikten sonra (Lüks sinema) altındaki Dede Remzi Beyin kıraathanesine gitmiştir.

Şekip Bey ve yakın arkadaşları ekseriyetle bu kıraathanede otururlar, müsahabe ve münakaşalarda bulunurlar.

Şekip Bey her zamanki gibi arkadaşlarının yanına gidip oturmuştur. Orada bulunan Cemal Şahinler Beyi diğer arkadaşlarının haber vermesi üzerine Şekip Beyle bulunan tabancayı almak için kendisine:

— Ne bu teessürdür Galat. Sende tabanca varmış. Ver şunu.

Demiştir. Şekip Bey de cevaben:

— Umduğunuzu yapacak adam ben değilim.

Demiştir. O sırada şair Hüseyin Avni Beyle yanındaki arkadaşları da kendisini bulmak için Osmanzadedeki evine gidiyorlardı.

Şekip Bey kıraathanede beraber bulunduğu yakın ahbaplarından kunduracı Mehmet Ali Beyin oradan ayrılmasını fırsat addederek:

— Mehmet Ali Bey, sana birşey söyliyeceğim.

Demiş ve yanında bulunan arkadaşlarından biraz uzaklaştıktan sonra ani olarak cebindeki tabancasını çıkarmış ve kalbi üzerine ateş etmiştir.

Bütün arkadaşları:

— Aman Şekip Bey ne yapıyorsun?

Diye feryat etmişlerdir.

Hüseyin Avni Bey ve beraberindeki arkadaşları o sırada on metre kadar mesafede bulunuyorlardı. Şekip Bey yaralandıktan sonra yüzüstü yere düşmüş ve iki yumruğunu sıkarak yirmibeş dakika ihtizar halinde kalmıştır.

Sabahleyin herkes vapur iskelesinde vapur bekliyordu. Tam saat 8,15 te vukubulan feci intihar vak'ası üzerine silâh sesini duyan polis müdürü Feyzi Bey derhal vak'a mahalline gitmiş ve Sulh ceza hâkimi Sait Bey de yetişerek tahkikata başlamışlardır.

Şekip Beyin pekâz kanı yarasından dışarı çıkmış ve cekette kurşunun girdiği yerde kızıl bir leke husule getirmiştir. Yaralandıktan yirmibeş dakika sonra, Şekip Bey, hayata ebediyen gözlerini yummuştur.

Feci haber derhal şuyu bulmuştur. Yaralandıktan sonra doktorlar celbedilerek (Huil Konfre) yapılmış ise de bir tesiri olmamıştır. Oğlunun feci akıbeti haberi üzerine intihar eden büyük edip, bir iki haradan sonra vefat etmiştir.

Büyük şairin intiharı sureti kat'iyede musammemdi üzerinde iki mektup çıkmıştır. Birisi adliye ve zabıta teşkilâtına hitaben, kısaca yazılmıştı. Bunda; ölümünden dolayı kimseyi rahatsız etmemeleri rica ediliyor ve intihar ettiğini bildiriyordu. Diğer mektup aynen şudur:

— Nâsır vasiyet etti... Soğuk kuyuda Halimâga zade Halil Beyin yanındaki mezarların birine gömülecek... Annesine, kardeşine, birkaç dostumuza bu vasiyeti bildirdim. Beni de onun yanına gömünüz. Yeni tabut istemem. Üzerime birşey örtülmiyecek. Soğukkuyu camii şerifinden bir tabut getirilmesini rica ederim.

Şekip

Hâşiye:

Bu vasiyetimi bozanlara lânet olsun!

Cenazemin eve götürülmemesini, diğer bir yerde yıkanarak yukarıda bildirdiğim mezarlara defnedilmesini aziz dostlarımdan rica ederim.

Şekip

Yapılan tahkikata göre Şekip

Şekip Bey evden çıkarken komşularından bir hanıma:

— Ben artık gelmiyeceğim, beni beklemeyin.

Demiştir. İzmirli olan Şekip Beyin; Kemal isminde dört yaşında bir çocuğu ölmüştür. Şekip Bey; otuz senedenberi bu oğlunun ölümünden dün ölmüş gibi büyük bir teessürle bahsederdi.

Bu büyük şahsiyet; hayatında istiğna ile tevazuu o kadar birleştirmişti ki kendisini İzmirde sevmiyen, ona hürmet etmiyen kimse yoktur.

Balık tutarken voltaya bir balık takıldı mı ona acıdığı için denizden çıkaramaz;

— Ne yapayım. Allahım bana neden bu işten bir zevk veriyorsun?

Diye isyana kalkardı. Hayatı hep isyanla doludur. Tabiata, onun kanunlarına isyan ederdi.

Şair Tokadi zade Nuri Beyin oğludur, hayatında hiçbir kuvvete boyun eğmemiştir. Çok mutekit bir zattır. Yazılarında daima ıstırabı terennüm etmiştir. En son yazdığı bir şiiri (Yuf borusu) serlevhasını taşımaktadır.

İstibdat devrinde merhum Nevzat Beyle birlikte Abdülhamit tarafından Bitlis'e nefyedilmişti. İki sene orada kalmış, affedilerek İzmire gelmiştir. Meşrutiyette birinci millet meclisine Manisadan Meb'us seçilmiş ve altı ay Meb'us kalarak istifa etmişti. Tam altmış bir yaşında idi. Nâsır Bey bekârdı. Temiz, ahlâklı ve kıymetli bir gençti.

Baba ve oğlun cenazeleri; şehrimiz memleket hastanesine kaldırılmıştır. Bugün tertip edilen ve sureti âtide yazılı program dairesinde cenazeleri merasimle kaldırılacaktır.

Büyük Şekibin ve oğlunun ölümleri, herkes gibi, (ANADOLU) ailesini de matemlere gark etmiştir. (ANADOLU), merhum üstadın refikasına, kızına, kıymetli Nâsır'ın annesine ve kız kardeşine taziyelerini arzeder. Allah sabır versin.

Belediye tarafından Tokadi zade Şekip Beyle oğlunun mezarlarına konmak üzere birer çelenk hazırlanmıştır.

Cenaze programı

Tokadi zade üstat Şekip Bey ve mahdumu Nâsır Beylerin cenazeleri bu sabah saat 10,30 da İzmir Memleket Hastanesinden kaldırılacak, cenaze alayı Arifin caddesi, Halk Fırkası önü, Kemeraltı, Hükümet ve kışla önü, Birinci kordondan Naldöken, Alaybey caddesi, Salih paşa caddesini takip ederek Karşıyaka vapur iskelesi önüne varacaktır.

Alay burada Tokadizadenin hayata veda ettiği Remzi Bey kıraathanesindeki noktada duracak ve cenazeler, polis, jandarma, asker ve belediye memurları tarafından selâmlanacaktır. Bundan sonra Zeynel Besim Bey tarafından Tokadi zade üstat Şekip Beyin en son eseri olan (Yuf borusu) şiiri inşad edilecektir.

Bundan sonra alay yaya olarak hareket edecek, Kemalpaşa caddesini takiben Soğukkuyu camii şerifinde cuma namazını müteakip cenaze namazı eda edildikten sonra cenazeler Karşıyaka kabristanında defnedilecektir.

Kabrin başında şehir namına Belediye reisi Dr. Behçet Salih, merhumun en yakın sevgilileri namına şair Hüseyin Avni Beylerle diğer bazı zevat üstat hakkında, Emlâk bankası müdürü Muhiddin Bey ve meslek arkadaşları tarafından da Nâsır Bey hakkında birer hitabe irad edilecektir.

Orhan Rahmi Bey de üstadın mezarında yeni yazdığı mersiyeyi okuyacaktır. Müteakiben Nâsır Beyin mezarı (Türk yükseltme cemiyeti) azası tarafından merasimle selâmlanacaktır.

Cenazeye İzmirden otomobille iştirak edemiyen zevat sabahleyin saat 10,30 da Konak vapur iskelesinden hareket edecek şirket vapuruyla Karşıyakaya geçerek merasime Karşıyakada iştirak edebileceklerdir.

Tokadi zade üstat Şekip Bey'in cenazesini İzmir Emlâk ve Eytam bankası kaldırmaktadır.

Cenaze alayı tertip heyeti bütün memleket halkını Tokadi zade üstat Şekip Beyle mahdumu Nâsır Beyin cenaze vazifesini yapmaya davet etmektedir.

Anadolu gazetesi, 7 Cuma, Birinci Teşrin  1932 tarihli nüshası.

(7 Ekim 1932)

Etiketler: İntihar