Refik Durbaş

Şair

29 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Erzurum'un Pasinler ilçesinde doğdu. Liseyi İzmir'de bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki öğrenimini bitirmeden ayrıldı. 1965-1968 arasında çeşitli işlerde çalıştı. Yeni İstanbul ve Cumhuriyet gazetelerinde düzeltmenlik yaptı. İlk şiiri İzmir'de Ege Ekspres gazetesinin sanat sayfalarında yayınlandı. Devinim, Gösteri, Sanat Olayı, Soyut, Papirüs gibi dergilerdeki şiirleriyle dikkat çekti. Arkadaşlarıyla birlikte 1962-1964 arasında Evrim dergisini, 1967'de de Alan 67 dergisini yayınladı. 1971'de ilk şiirlerini Kuş Tufanı adlı şiir kitabında topladı. 1972-1974 yıllarında Yeni A dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Gazetelerde sanat sayfaları hazırladı. 1992 yılında Cumhuriyet gazetesinden emekli oldu. Köşe yazarı olarak değişik gazetelerde çalışmalarını sürdürdü. İkinci Yeni esintisi ile başladığı şiir yaşamı, zamanla toplumcu yönelim kazandı. Kendine özgü dili ve benzetmeleriyle, baştan beri tavrını ve varlığını keskinleştiren, anlam kadar biçime de önem veren şiirler yazdı. Çarşıların, işçi kızların, pazar yerlerinin, çay evlerinin dünyasını yansıtan şair olarak tanındı. Şiirinde günlük konuşma dili içine ustaca serpiştirilmiş eski sözcükler de kullandı. 1 Aralık 2018 tarihinde akciğer kanseri tedavisi gören ve diyaliz hastası olan Durbaş, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine yoğun bakıma alındıktan sonra hayatını kaybetti. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Kuş Tufanı (1971) - Hücremde Ayışığı (1974) - Çırak Aranıyor (1978) - İkinci Baskı (1979) - Çaylar Şirketten (1980) - Denizler Sincabı (çocuklar için şiirler, 1982) - Kırmızı Kanatlı Kartal (çocuklar için şiirler, 1982) - Nereye Uçar Gökyüzü (1983) - Siyah Bir Acıda (1984) - Bir Umuttan Bir Sevinçten (1984, toplu şiirler 1) - Yeni Bir Defter-Şiirler-Meçhul Bir Aşk (1985) - Adresi Uçurum (1986, toplu şiirler 2) - Geçti mi Geçen Günler (1989) - Menzil (1992) - Kimse Hatırlamıyor (1994, toplu şiirler 1) - Nereye Uçar Gökyüzü (1994, toplu şiirler 2) - İki Sevda Arasında Kara Sevda (1994) - Tilki Tilki Saat Kaç (1995) - Düşler Şairi (1997) - İstanbul Hatırası (1998) - Röportaj - Ahmet Arif Anlatıyor: Kalbim Dinamit Kuyusu (1990) - İnceleme - Şair Cezaevi Kapısında (1992) - Galata Köprüsü (1995) - İlhami Bekir'den Mektup Var (1997) - Anılarımın Kardeşi İzmir (2001) - Deneme - Yazılmaz Bir İstanbul (1988) - İki Sevda Arasında Karasevda (1994) - Yasemin ve Martı (1997) - Antoloji - Türk Yazınında Cezaevi Şiirleri (1993) - Öykülerle İstanbul (1995) - Yenileştirme Yedi İklim Dört Bucak (1977, Evliya Çelebi'den çocuklar için) - Şakaname (1983, Evliya Çelebi'den çocuklar için) - Mavi Alacalı Baston (1983, Muallim Naci'den çocuklar için) - Ödülleri - 1979 Yeditepe Şiir Armağanı, Çırak Aranıyor ile - 1983 Necatigil Şiir Ödülü, Nereye Uçar Gökyüzü ile - 1993 Halil Kocagöz Şiir Ödülü Menzil ile

Şairin Şiirleri

Ağlara Takılmış Bir Yürek
-ağlara
takılı bir yüreğin pes! haline dair hikayat-
can abdurrahman'a ve
yaşmağa......
Ayna İçindeki Kuş
Bembeyaz bir buz çölün ortasında duruyorum.
Karların beyazlığı aydınlatıyor gökyüzünü…
Gökyüzü ile yeryüzünün birleştiği yerde,
ufukta birden yüzünün fotoğrafı doğuyor...
Bir Başka Şehirde
İlk kez gidilen bir şehirde akşamlar nasıl geçer?
Geçer mi acaba?
Gri bir hüzün, kolları arasına almıştır bütün sokakları…
Renkler, arınmıştır yalnızlığın bedeninden…...
Bürde
kış geldi sen gelmedin, oysa dudakların
ve kar beyazı gerdanınla bembeyazdın
soğudum yüzünde
kapadın kapısını yalnızlığın, kalbinin de...
Değişen Nedir Güvercinleri
Rüzgârın parmaklarımın ucuna düştüğü bir akşamüstü
hüznün yağmur damlası kül kokusuyla yüreğime düştüğü
alaca söğüt dallarının mavi su mağaralarına düştüğü
akşamın bir sesten bir sessizliğe düştüğü bir akşamüstü...
Düz Bir Aşk Şiiri
Seni ilk gördüğüm gün
gibi duruyor gökyüzü
iki kaşının arasında
Belli değil mi?...
Feleğin Çemberinin Durduğu An
Bir merdiven aralığına açmış tezgâhını.
Üzerinde oturduğu koltuk kimbilir, şimdi emekli olmuş hangi müdürün? Dizinin ...
Gerçi o müşteriler de pek kalmadı ya...
Dostu gelse de nelerden konuşurlar?...
Gün
Kadın evli
parmağında yüzüğü: zamansız aşklardan
(Yalnızlığı avlusuna düşmüş utancı
hüznün kapı aralığında mı öpüşürdü)...
Gün Soldu
Bu kaçıncı gün
kaçıncı gece kaçtığım
senden
kendimden...
Günden Güne Her Güne
25 HAZİRAN 2004 CUMA
Bu gece
ayın ışığı yatağımız
kır çiçeklerinin...
Güz Erken Geldi
Güz erken geldi,sen gelmedin
gelecektin,ben sigarayı bırakacaktım
nikotin bantları yerine
yağmuru akıtacaktım damarlarıma...
Kalbim kalbinde misafir kalsın bu gece
İki elim vardı:
Birini sana bıraktım
ötesini yılların yalan aynasına
İki gözüm vardı:...
Kim biriktirdi
Kim biriktirdi senden başka resmini acının
Refik Durbaş
Kim Bu Çocuk?
Çocukluğum annemdir benim.
Uzun kış gecelerinde anlattığı masallardır.
Deniz diplerinde yürüyen devler, gökyüzünün kapısında bekleyen ejderhalardır.
Çocukluğum Sanamer’dir benim....
Kimse Hatırlamıyor
Kimse hatırlamıyor adımı
Bahar gelmiş.
Balkonlar serin
Annelerin çocuk ambarı balkonlar serin...
Küs
Vazodaki boynu bükük papatya: Konuş benimle
Cıgaramın dumanından dökülen kül: Konuş benimle
Dilinin sıcaklığı hâlâ dilimde duran: Konuş benimle
Kalbim çılgın kalbim sesini duyamıyorum artık: Konuş benimle...
Kuşlarda Ölür
Her sabah böyle ağlar mı Üsküdar
yoksul karanlığında kuşların
aşkın ve umudun bir de acının
rüzgarıyla uçarken bulutlar...
Ne zaman yüzün düşse yâdıma
Ne zaman yüzün düşse yâdıma
bir fotoğrafta el ele tutuşmuş gibi ellerimiz
- Bu gece de yine hasretin için ağladım
Refik Durbaş
Öptüm Seni
Alnından öpmek isterdim seni
kirpiklerinin ucundaki kederden
dudaklarının ayışığından
çılgın sesinden yüreğinin...
Özlem
sesimi biriktirmiyorum artık ağlama
ne kadar gelişmiş olsa da acı üretimi
yüzbinlerce kuş uçurdum hüzünden arınmış
sen ki zehirlerini soydun sevdanın ve zamanın...
Pusula
Annemin öldüğü yaşı çoktan geçtim
suyun vefası ve acılar
-bir de gökyüzü
çocuklarım olsa da...
Rüzgara Yazdım Adını
Adını, vadilerin cemresinde
yolunu yitirmiş sulara yazdım
Saçlarına kırağı düşmüş ovalara
Göçmen kuşların konağı ovalara...
şiirler
ey ezilmişlik!
bir gün ben de ulaşacağım kapılarına.
yoksulluğun o sonsuz panayırını aşacağım.
aşkın şiirini ve memuriyetini kuracağım...
Türkçem Bitti Yanmışım
Sevdanın yaşını benden sorma
çünkü yanlıştır doğum tarihi
Ama kanıtlamıştır kimliğini hüznün
Yalnızlığın yaşını acıdan sorma...
Veda
Sana vedaya gelmedim
Bu yağmuru getirdim sana
kederimi, bir de elvedamı
kalbimi getirdim, hasretinden...
Yalnız alnıma değsin ellerin
Sabahın güneşi sabaha kalsın
akşamın güneşi akşama…
Günlerin gündüzlerin güneşi
Alnıma...
Yaşadım ve yaşlandım İstanbul'da
Yaşı, sonbaharın yaşında sevdalarla
Yaşadım ve yaşlandım İstanbul'da
Bu hicran, kimden armağan sanıyorsun?
Refik Durbaş
Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımı
Yaz Kuşlarının sisine gömdüm acılarımı
Sevdiğim kadınlarda kaldı yıllar ve yıllarım
Yıllar ve yıllarım kış mahsulü hüzünler
güz kokulu kederlerim...
Yıldönümü
Küçücük odamda karanlığın dizine koyup başımı
canını canıma kattığım günleri düşündüm bu akşam
yalnızlığın gözlerinden öpüp saçlarını okşadım rüzgarın
sevdamızın dudaklarından sevinci emdim bir de hüznü ve ayrılığı...