Bir merdiven aralığına açmış tezgâhını.
Üzerinde oturduğu koltuk kimbilir, şimdi emekli olmuş hangi müdürün? Dizinin ucunda bisiklet pompası. Karşısında bir tahta “oturak”. Artık gelecek bir müşteri için midir, yoksa eski bir dostu, arkadaşı için mi?
Gerçi o müşteriler de pek kalmadı ya…
Dostu gelse de nelerden konuşurlar?
Mutlaka eski bayramlardan, bayram yerlerinden mi?
Merdivenin dibinde bir naylon leğende simsiyah bir su kalıntısı.
Rengi de, kokusu da yıllardır sanki hiç değişmemiş…
Bütün hayatı, yaşadıklarının özeti bu suyun aynasında.
Camları dökülmüş bir kapı.
Neden evi olmasın?
Artık o eski bayramlar da kalmadı, bayram yerleri de.
Şimdi bilgisayarın bin bir oyunu arasından çıkıp da kim, hangi çocuk bisiklete gönül düşürecek? Binse de kim, hangi çocuk patlayan lastiğini, yamulan cantını onartmak için getirecek?
– Sen kaç yıldır beklemektesin o kapı aralığında usta?
Kaç yaşında elinin nasırı, gözlerinin ışığı, merdiven aralığında pas tutmuş anıların?
O çocuklar bilgisayarlara binip gittiler usta. Şimdi kimse yüz düşürmüyor ne bisiklete, ne velesbite…
Ne demişti adı güzel Behçet Necatigil:
“Ben oraya koymuştum, almışlar
Arasına sıkışık saatlerin.
Çıkarır bakardım kimseler yokken;
Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar”
Bu, elbette şair sözü usta. Yoksa seni, sana gösterecek aynaya ne gerek var?
Ayna senin gülen gözlerinin bebeğinin ışığında.
Karşındaki duvara astığın askerlik fotoğraflarında
Geceyle gündüz arasına sıkıştırdığın saatlerin dinmeyen sesinde.
Yalnızlıkla hüzün arasına sıkıştırdığın günlerin ak beyaz aydınlığında, gecelerin serin seherinde…
Adını bağışlamanı istemiyorum usta.
Sen, elindeki işini bitirmeye çalış, ben çocukluğumun bisikletiyle düşerim anıların yoluna. Kuruş hesabıyla kaç tur atmıştım o top sahası çevresinde?
Freni tutmaz, üstelik kiralık bir bisikletle…
Dükkânından bisikletin far ışığı, tekerlek sesi, suyun sureti, rüzgârın kanadı, gecenin ve gündüzün bereketi eksik olmasın usta. Yüzünden sevinçli bayram yerlerinin serin seheri…
Refik Durbaş
İki Sevda Arasında Karasevda / Ümit Yayıncılık / 1994