Yazsaydın. bugün, mektubun gelirdi
Ben böyle içten çağırırken onu, kendiliğinden gelirdi,
Pulsuz ve damgasız ve paraya başkaldıran,
Kaydedilmiş ve gül tarlası kokmadan,
Adressiz, kredisiz konardı konacağına,
Tüm askeri postalardan ve postacılardan uzak,
Hatırım için, uçardı gömütüme dek de olsa,
Toprağın arasından bana, nasıl olursa olsun, yalnızca buraya!
Bir satır yaz bana, tek bir tane uçur
Sesli harfler üstünden kuş kanadında buraya savaşa.
Bir mektup nedir ki!
Peki, hatırım için sözcüksüz olsun,
Deli divaneyim sana mektupsuz da.
Bak batıya, bak dağlara, gör,
Bak denizin maviliğine ioa aoi.
Bir an birlikte mekân ve zaman
Yalnızca kanatlardır şaşkın düşü tutuşturan,
Ve şimdi tut soluğunu öyle taşısınlar seni
Dünyada sevmedim hiçbir şeyi
Çocukluğumda uçuşan
Hayaller hummasını
Sevdiğim kadar.
Yeniden kulaklarda uğuldar,
Dünya gürültüye boğulur, yalnızca ben
Yavaşça hızlanırım, hafif adımlarla
Sessizliğimin sesini dinlerim.
Girdim sırça fanusa,
Elimde kelebek,
Yabancı dillerde konuştum
Anlaşılmaz tınılarla.
Kelebek yatar beyaz karda,
Anılar onu geri getiremez
Sözlerim uçucu,
Yalnızca yankısı kalır kulakta.
Arseni A. Tarkovski