İnsanın dönüp döneceği yerdir Çocukluğu

Şair: Çocuk/luk Şiirleri Bercestem

Heceleme beni artık Allah’ım Bırak okunaksız kalayım Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın Bak, ömrüm eriyor işte Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda Bak, ilkokul talebesi kalbimden Yine karne parası istiyorlar Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa Yağmur yağdıkça Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor Saçlarımda dolunay taneleri eriyor Saçlarımda bir kızılderili reisi Oturmuş barış çubuğu tüttürüyor İsmi: Mehtapta öpüşen iki sevgili Kalbim küs oysa, kalbim yalnız bir kovboy Nedense şimdi evinden çok uzakta Saçlarım düşler görüyor Rengarenk uçan balonlar havalanıyor her telinden Saçlarımda kiraz bahçeleri Salıncak kuruyor dallarına çocuklar Hep ben düşüyorum, hep ben, Ben: İsmim kara bereli iki çocuktan biri Ben çocuklardan biri, Fazla yaramaz. Ne zaman ağlasa İskambil kupası damlıyor gözlerinden Rest diyor hep, rest. Ne demekse? Ben çocuklardan biri, Fazla yaşamaz Ne bir sarmanı va okşayacak Ne zamanı. Zamanı sarışın bir kedi olarak yarat baştan Allah’ım Bırak okşayayım. Esirge ve bağışla beni gerçekten Bırak düşlerimde kaybolayım. Bir boş beşik hikayesinin olmayan çocuğuyum. Kanadı kırılan kartal da benim beddua etsem. Bir ağıt olarak yak beni Allah’ım Parmaklarına kına olayım hayatın. Affet bu siyah ve transparan duayı. Ben zaten gecenin arka cebinde falçatayım. Didem Madak “Yalnızlık nedir?” diye yeniden sordu çocuk “Aşksız bahar gibi, Kokmayan çiçek gibi, Arı konmayan renk gibi” dedi kadın. Hüzünlendi çocuk, Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak “Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir” dedi kadın. Gassan Satar kokla şair bu taşı gazzeden getirdim bu görmüş olduğun kurşun filistinlin göğsünden çıktı sen oğuz atayda yüzerken intihar yeyip intihar kusarken bir çocuk adam gibi öldü. Hakan Albayrak Bil diye demiyorum ama içimde bir sıkıntı var adını koymasan da yüzün yüzüme baksa burada dursan şimdi, içimden rüzgar geçse eteklerimden dökülen çiçeklerle kaç bahar, bir çocuk koşsa böyle, gölgesi yorgun düşse kemikte başlayan sızı büyümenin cezası gün gelip yerleşmese göğüs üstü boşluğa neyin var dediğinde cevap bulsam şıp diye “karnım aç, uykum geldi, öğretmen ödev verdi üstelik annem kızdı kırdım diye vazoyu” gözüme baksan sonra, umudum geri gelse Tuğba Çelik Gönlüm Avrupanın bir suyunda, siyah, soğuk, Bir çukurda birikmiş, kokulu akşam vakti; Başında çömelmiş yüzdürür mahzun bir çocuk Mayıs kelebeği gibi kağıt gemisini. Rimbaud sevinç mi telaş mı tahtaya kalkmış çocuk gibiyim karşında Arif Ay ve tahtını yitirmiş, çocuksuz sultanların sedef kakmalı yataklarda kurduğu düşler gibi parıldayan o dalgalar adına yalvarıyorum sana. Yalvarıyorum sana, gecenin içinde yelkenler gibi açılıp, tayfaları çoktan ölmüş bir hayalet gemiyi yaralı çetecilerin saklandığı çiçek bahçelerine götüren çocuk yaşta gelin olmuş kızların yatakları adına. Henrik Nordbrandt İstanbul’u evlat edinsem Benimsemezdi nasıl olsa otuz yaşında bir anneyi Yüzyıllarca yaşamış bir çocuk olarak. Didem Madak Uzaklaştıkça ölçülere vurması kolaylaşan Nasıl mı çocukluğum Geçti mi çocukluğum Çocukluğum mu – hiç yaşamadığım Bırakır her yerde kendini hüzne Türkan İldeniz İnsanın dönüp döneceği yerdir Çocukluğu. Sabah ezanı Bu yüzden Müslümanlara Allahın selamını öğretir. Allahın çocukluğu Gündoğumunda Ölüleri anmakla başlar. Ve anne ölür Ezanda ölür anne Selamı üzerine olan her çocuk Allahı düşünür. Bejan Matur anılarından utanan çocuk yaşlanınca şaşar kendine sözcükler dizerek barışır diliyle söyler, anlaşılır Gülten Akın yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..? Pelin Onay ah güzel çocuk konuşmayalı çok oldu seninle hala susuyor musun hala seni başkalarından mı dinliyorsun ... hala yanakların kırmızı mı hala güzel bakıyor mu gözlerin hala sinmiş mi ruhundaki öksüz çocuk saçlarındaki sıcaklık hala kayıp mı kimse okşamadı mı saçını güzel çocuk hiç dinmeyecek değil mi ruhundaki o sevgi yoksunluğu Gassan Satar geceleri altını ıslatan bir bulut muydu o çocuk kaç damla yağmur yedim de böyle şişmanladım ki düşlerin kanatlarına bile ağır geldi bir zamanlar leylakların getirdiği bedenim Devrim Murat Dirlikyapan nereye dönsem yüzümün acıyan kalbine akıyor, üşüdüğüm her sela. sonunda herkes, ah,yenilir içindeki çocukluğa. hiç kimse yoktu,kör oldum.çocukluğumun ürkek elleriyle bir ip gibi dolandım boynumla, çıplak ve soğuk gecesinde ölüme, defterimi kapadım.öldüm çünkü her çocuk gibi kaçırdığım o saklı fotoğraflarda.suları yorumladım,telaşlı bir tutkuyla geldim bir nehrin kendine döküldüğü yere .çocuktum çünkü unutulmuş her çocuk gibi eksik, ah, unutulmuş her çocuk gibi nezir. Metin Kaygalak çocuk güzel anılar gibi hüzünlü hüzünlü şarkılar gibi güzel Cemal Süreya Şimdi hepsi birden— uzaktan uzağa — Bir çocuk ağlaması gibi Her şey bir çocuk ağlaması gibi Her şey, ama her şey Bir çocuk ağlaması gibi Her şey, her şey, her şey. Edip Cansever Yeniden yaşamaya başlamadan önce Adam olmanın çaresine bakmalıyım Bu haytalığın sonu yok. Bi şeyler yapmalıyım Kahvecilik ederim hiç değilse Avazım çıktığı kadar “Şekerli Biiir” diye haykırırım Bana varmayacaklarını bile bile Kızlara evlenme teklif eder gönüllerini alırım O da mı olmadı tutar çocuklara masal anlatırım Ben de, bir işe yararım elbet Değil mi ya ben de insanım Yalnız işte yeniden yaşamaya başlamadan önce Abaza çekmeyi bırakmalıyım. Can Yücel sesini öperim çocuk yüreğinin, kirpiklerinden sızan o dilsiz ince türküsünü öyle mahzun durma ne olur. Şükrü Erbaş kaybettik durmadan, aşk da kazanmadı hiçbir şey çünkü sen nazlı bir çocuksun ey aşk! Mahmud Derviş Gün günden çoğalırken içi boş bir ev şimdi şehrim sokaksa, kimi kimsesi kalmamış çocuk bakışlarında yağmur. Oya Uysal Rastladınız mı hiç kalbinizde ki gömülü sevdalara Zamanla örülü ve artık imkansızlıkla örtülü o aşklara İlk kimi gömdünüz ki oraya lise aşkınızı mı? yoksa çocukluk mu? Sertaç Öner İçimizdeki çocuk çok düş kurmuş çok bunalmıştır Yalnızlığımız kadar büyütürüz küçücük bir ışığı İçtenlikten başka metaımız yoktur dünyaya karşı Bir ses, bir dokunuş…Öder dururuz ömrümüzle Pahasını ancak bizim bildiğimiz bir mutluluktur bu Şükrü Erbaş yaktın masum hırslarını geliyorsun şehirden bir çocuk sevdin yine Cezmi Ersöz İnanmak, ah, bir çocuk saffetiyle inanmak… Yaşar Nabi Nayır ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız hep kendine mi saklarsın çocukluğunu Kadriye Yılmaz Bütün gece seviştiler Kilere giren iki çocuk gibi Erdal Alova Serseri bir çocuk Üç aylık bir suç tasarlıyor Necati Cumalı bir iyi geceler öpücüğü dudaklarıma bir sarılış çocukluğuma her şey iyi olacak diyen sesin kulaklarımda kahretmesin../..inanıyorum sana Pelin Onay Şimdi hangi kitaplardan Öğreneceksiniz onu, Gelmiyorsa bazı şeyler Çocukluktan geçerek. Behçet Necatigil öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir İsmet Özel Ve çocuklara bile zorlukla gülüyorum Ve açmıyor içimi çiçekler renkleriyle Anlamalıyım artık: yaşadın yeterince! Victor Hugo “kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak ve değil mi ki aşk oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız içi bencillik dolu bir silah” Akgün Akova Uzun süre önce emekli oldum, oğlum yanımdan ayrıldı; Geçen gün onu aradım. “Eğer bir mahsuru yoksa seni görmek istiyorum” dedim. “İsterdim baba, eğer zaman bulabilirsem” dedi. “Biliyorsun yeni işim çok karışık ve çocuklar nezle, Fakat seninle konuşmak gerçekten güzeldi baba, Seninle konuşmak çok güzeldi”. Ve telefonu kapattığımda, Onun bana benzediğini; Oğlumun benim gibi olduğunu farkettim. Harry Chapin Aşklar, dostluklar, bir arada olmalar Hangi birine yetiş, geçtim, öderim. Eşler, çocuklar, ölmüşlerin yakınları Sonradan katılanlar, kaçtım, öderim. Behçet Necatigil Kendi nüfusumuza geçirir gibi, çocukluk fotoğraflarımızı çalmıştık birbirimizin albümünden Murathan Mungan Bir gün olur, hepsi biter Endişeler, o çocuk üzüntün Hepsi biter. Aydınlanır senin için geceler, güneş gibi görünürsün. Biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır! Ama Allah’ın koyduğu yerde Yıldızlar daima yalnızdır. Behçet Necatigil Bir çocukta bir kadın hayaleti mi Bir kadında bir çocuk hayaleti mi Yalnızca bir hayalet mi yoksa. Edip Cansever bazı şeyler… bir gün ansızın kaybolur gider bulunmaz gibi değil, çocukluğumun gömüldüğü arka odalar, -oğlum, seni aynalardan derledim; görünmez adam masallarıyla avunma! nerdesin baba? Mustafa Erdem Özler Düşlerim karanlık dehlizlerde kaldı, çocukluk defterlerimin yapraklarında. Cevat Çapan sesim bırakıp giderken beni içimin depremlerinde bir çocuk asum ve gürültülü susuyor Müştehir Karakaya Yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda, papuçlarımı atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer… Ama işte, 85′imdeyim ve biliyorum… Ölüyorum… Jorge Luis Borges şimdi, söyle ali çocukluğun bu yıl kaçına bastı? Tuğrul Asi Balkar o bendim, beni unutma diyen sesinin çınlamasıyla şaşkın ellerimi tuttuğunda uslu bir çocuk gözlerini kapayınca karanlıkta kalan o bendim bir düşten uyanmışçasına sersem bir güle baktıkça solan bir serçe salıverince köle aklı hep o şarkıya takılı gider mi gider gitme desen de Tuğrul Asi Balkar sürerse sözüm sürer, masal mı o çocuk şimdi. Tuğrul Asi Balkar Beni bir ırmağın kenarında bıraktılar Her acının bir ömrü var, dedi yaşlı çocuk… Şehirlere uğrayan mevsimlerle dolaş Burada taşlar bile tanıktır yalnızlığımıza Kuşlar, dönecek bir gün Ve bir kayanın üzerinden izleyecek, Birbirine yaslı çocuklarımızı… Şimdi günlerimiz, gecenin içinde ‘çıt’ sesi… Hayriye Ersöz Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar. Rüzgâr, yolu olmayan gökyüzünde gezinir, gemiler batar izi bulunmayan sularda. Sonsuz dünyaların kıyısında, o büyük buluşmaya koşar çocuklar. Rabindranath Tagore Dün gece ay doğarken Ormanda ışıkla oynaşan Bir mor menekşeydi çocukluğun Keşke o gün koklasaydım seni Vecihi Timuroğlu Bir el, son bir kez uzanırsa kâğıtlara Yazacak ne kalmıştır yaşama ilişkin? Gitgide kendini biraz daha deşen şiir Turuncu bir sokakta koşan çocuklara Şimdi hangi anının büyüsünü sunabilir? Ahmet Erhan sahile götürmeli çocukları, insanlar benzemeli birbirine uzaktan geçen gemiler ilk gençlik yıllarım demeli baba sigara dumanından bir mask suratında yaşlanıyorum, çünkü korkuyorum diye sayıklamalı anne kızımın kalbini karartacak gemiler ufukta deniz gözlerini alıyor, çocuklar çocuklar yeni bir iftarın eşiğinde şehrin dişlerinde bir kamaşma deniz, deniz tuzla uyandırılmış havva Ahmet Murat Çocuklara masallar anlatırdım Aşkınla saklambaç oynar Aşkınla sobelendirdik Seni anlatırdım Bin çocuk başı ruhuma uzanır uyurdu Bin çocuk rüyasına sızardı senin güzelliğin Gassan Satar ne bir şarkıya nefes kaldı onda ne rabbin dağlarına heves. bütün çocuklarına gizli gizli ağlayan bir kolun sancısı oldu zamanla. sabaha karşı, mağlûp trenlerin sararmış istasyonlara yanaşması gibiydi babam. herkesin kulak kesildiği bir salâ oldu sonunda. unuturum diye düşünürken mürekkep oldum ona: Kemal Varol çocukluğun tutmuş da yine aşık olmuşsun sanki bana, sanki ah, sanki olur a Haydar Ergülen yoksulların çocukluk fotoğrafı az olur Portatif Zenci Akşamdır. Çocuklar el ele tutuşup Dönerler artık okullarından… Ahmet Erhan nasıl da zor sevgi aramak resimlerde bir çocuk olsam kolaydı ama../..büyüdüm Pelin Onay Eğildim öptüm yıkık alnından Uzaktın, kıyamadım sessizliğine Biraz daha dedim içimden, biraz daha; Gün olur, onuru güzel çocuk Acı da yakışır insanın yüreğine. Şükrü Erbaş çocuklar kızmazlar bana gidersem susarlar derslerde -bu iyi- denklem çözmezler fatih istanbul’u alır mı bilmem ama maveraünnehir dökülmez! Altay Öktem Ne iş ne güç, ne çoluk çocuk Eylese eylese beni kararımdan -olmaz ya- Bir kadın eyliyebilir. Turgut Uyar kar yağarken serçeleri seyrettim çocuklarım geldi birden aklıma sabırsızlanıyorlar büyümek için gelmeyin,burası derin! İbrahim Tenekeci Sözgelimi bir cenaze törenine katılır gibi yürüyorum sokaklarda ve iğneyle tutturulmuş çocukluk fotoğrafım gülümsüyor ceketimin yakasında Sunay Akın Ezilmiş bir çocukluk benimkisi bir iskelenin vapurların yanaştığı yüzüne asılıdır üç tekerlekli bisikletimin lastikleri Sunay Akın hiç yaşlanmadı bana bütün ana dillerden kar toplayan çocuklar. Ali Ayçil Bir güzel kanattım öptüğüm dudakları: yanılgı Paslanmaktan tedirgin demirden bir at Çocukluğumu yeni zamanlara taşıdı Baki Ayhan T. Çoğumuz yetişkin yanlışlarızdır aslında Katı, güvensiz, kibirli… Çocuklar yaşar yanıbaşımızda Gizlice koruyarak güzelim bir sevgiyi. Narin bir duygudur taşar içlerinden Karşılıksız henüz ve hazır bağışlamaya. Soralım kendi kendimize bazen: Layık mıyız çocuklarımıza? Ataol Behramoğlu I Ne zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır II Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden III Her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler Sunay Akın / Çocuk Ve Hüzün ve kısa pantolonlu bir çocukluğun dizleri neden hep kanar bir de bunu ekleyin Orhan Alkaya Çocuklar acıları paylaşmaz demiştim omuz silkerek acılardır paylaşan çocukları gün geldi paylaşıldı acılar çocuklar paylaşıldı İsmet Özel Çarmıha gerildiği yaşta İsa’nın avuçlarımdan tutan iki çocukla çiviliyim yaşama aşk bardağını çalkaladığım su olmak kırılacak eşya taşıyan bir kamyon gibi gidiyor Ağrıma Sunay Akın soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam… Yılmaz Erdoğan bu gece susmaya gelsem sana sıcak bir düşün terine ayaz yedim bütün gün bana şarap versen kırmızı pembe beyaz içimde küskün bir çocuk var usulca örtsen üstümü gözlerinle Zeynep Uzunbay seni, öyle haksız, öyle mızıkçılıkla oyundan çıkarılmış bir çocuk gibi gördükten sonra, dostum, Cahit Koytak yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
Furuğ Ferruhzad Çocuklar kalır bölünmelerden geriye yetim çocuklar; ana dilleri öfke Dilek Kartal aşağı kattaki teyze çiçeklerini canı gibi seviyor çocuk gibi bakıyor onlara ama biz bahçede oynarken horluyor bizi çiçekleri gibi davranmıyor çocuklara Eray Canberk bayramlık hayali kurar çocuklar bitişik odada Dilek Kartal Ey ölüm Bekliyorum seni Bir çocuk gibi bekliyorum Dayanıp alnımı Dizlerime… Gökhan Akçiçek Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Erdem Bayazıt Sonra gittin. Çocuk oldum bir daha, ağladım. Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı. Kitaplar, aşk, her şey. Herşeyi son bir kere daha kurtaramazdım. Keşke nane şekeri gibi mentollü bir buluttan doğaydım Sonra gittin. Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi. Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı. Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı. Söz dedim, söz verdim. Yüzüme bir daha çiçekli masa örtüleri sermeyeceğim. Sokakta kuş ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım. Didem Madak üçbin yılın cemresi düştü teki benim olmayan bir daha düşerse /çocukken inandığım gibi/ gökten bağrıma bir kor düşse düşse düşecek /Bütün cemreler düştü mü çocuklar/ Murat Kapkıner yalan da olsa çocukluk girilir çıkılmaz bir ırmak olsun, aramızda kalsın, ben sizi seviyorum
İsmail Kılıçarslan Ey sen! Düzene düşüp aşka küsünce Oyuncaklarını toplayıp giden çocuk… Hala eski aklında mısın? En sevdiğin turuncu trenin Bende kaldı… Farkında mısın? Esra Güzelipek eğilmiş, çiçek toplayan bir çocuk bulsam… Turgut Uyar çimenlerine yatıp yuvarlandığımız, izi çıkar unuttuğumuz çocukluğun; anılara sürünüyor evin kedisi, büyüdü!.. Hüseyin Atabaş hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm daha da düşersem diye korktum Küçük İskender İyileşmez çocukluğum yüzündendir Bu dalgalar arasında gidip gelişim Bilge ve güngörmüş martılarla Benim işim sevinç aşk bana göre Hele gün başladı mı sancılanmaya Başıma gelenlerin hemen hepsi İyileşmez çocukluğum yüzündendir Afşar Timuçin Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı Yitirdim mi yoksa masumiyetimi? Murathan Mungan Şimdi biz neyiz biliyor musun? Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi Murathan Mungan Kalbim! Neden ben? Son çocukluk resmimi de bir yabancıya gönderdim. Didem Madak can erikleri boşaltıyorsun eteğinden zambaklar çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları anıların kokusu var onlarda Arif Ay evet, evet buydu işte benim istediğim, isterdim hep bunu, hep istedim, dönmek istedim tekrar bir çocuk gibi doğduğum bedene. Allen Ginsberg Sen miting alanlarında bile inceden bacılarını kesen çocuk şimdi harbi harbi ‘kahrolsun (mu) amerika’ya? Sen camı açık unutsa başı ağrıyan çocuk Devrim deyip de güldürme lan beni! Muğayir Muharip Bulduğu her parayla bakkala koşan Bir çocuk olarak karşındayım, benim Aldığım en büyük hazzı Seninle paylaşabilirim Müşir Fuat kendi küçük kanatlarımı deniyorum belki takıp peşime bir turna sürüsünü, bir sözcük katarını, bir gün geri getirebilirim diye onlarla birlikte, çocukluğunuzu, geçmişinizi, yaşlandıkça alçalan, daralan, git git mezara benzeyen evlerinize. cahit koytak çocuklar kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan olmadık anda bırakılırlar sonra nice sonra hatta bazen karanlıklarına uzanırken kadar sonra üzerinde gözyaşı izleri senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları mahzun yayılır ancak görünür güzel dişleri ve ‘kuşlar da kaderle uçar’ Cahit Zarifoğlu Koynumda özleyişin kusursuz ürpertisi güvercinlerim ve ömrüm sıra huylarıma dolaşan çocukluk günlerimdeki telaş ah, sadece şiirle yaşasaydım giziyle düşteki ışıltının dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın gülüşleri dolunnay öpüşleri sarmaşık güzelimi her sabah salkım salkım leylaklar yağmur ve gonca kokusuyla anarak… Nihat Behram çocukluğunun masal küresinden sökülmüş ülkelerini bir bir geçir madeni ipten ve bu afyonlu çağın mabedinde tesbih çek güle ve aşka veda güle ve aşka veda güle ve aşka veda. Ali Ayçil sessizce ölür sana yazdığım birkaç dize. duymayınca söylediklerimi (gök)yüzün âmâ çocuklar derelerde yıkanır, güneş yüzünü kavurur bir ekincinin, eski bir ağıt yakar ölülerden bir kadın, kırılır ismine yazılmış tüm abideler, çocuklar kırkında dilsiz düşüp ölürler bir bir… İbrahim Halil Baran işte yeniden giyiniyor kendini çocuk bir çiçek gibi kopardı başkalarına uymıyan yanlarını kendini üstlemişsin var olmak için susmalar köprü çocuk çocuk sana bir aşk gerek Arkadaş Z. Özger doğuya bakan yüzünle bak bana ve kalbimin bir porselen gibi olduğunu hiç unutma. çocuk gibi olduğumu söylemiştin zaten.çocuk gibi yazdığımı biliyorum bu kitapta kırmızı mürekkeple boyanmış bir çocuk başı uyuyor kalbimde. Lale Müldür karşıdan karşıya geçerken eli bırakılan çocuklardık o insan kalabalığındaki son gülümsemesiydi annemizin
sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık! Zafer Ekin Karabay -Ah, aşkların çocuk bahçesi Neden ömrün çok kısa- Edip Cansever Elimi sallıyorum içimden Buruk içimden Belli belirsiz. Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısı Ağzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadı Edip Cansever Bana ders vermeye kalkma ben dersimi yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım. Çünkü annesi çok meşgul olan çocuklar oturup tek başlarına çizgi film izlerler. Bana empati yapma çünkü annem, Annem empatinin ne olduğunu bilmiyor.. Ali Lidar kendini yalnız bir çocukluktan büyütenler terk edilmek, bütün çocuk arkadaşlar dağılınca evlere beklemektir bir anneyi Betül Dünder düşlerinin içinden geçecek uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana ve severken seni, sevdikçe seni hep çocuk kalacağım, biliyorum. Akgün Akova Tanrının hüzünlü çocuklarıyız Gözlerimiz yıldızlarla akraba Sonsuz küçük şarkılar bahçesi ağzın Uçurum şiirler baladı ağzın Hercai düşler, esrik hayatlar ruhun senin Hepsi ve her şey tuhaf ve yorgun şimdi Yokluğum seni üzmesin Gecenin alnına sür atını Hayat seni korkutmasın Uçabildiğin kadar uç Ve şu benim çocuk yüzümü unutma… Engin Turgut Şimdi hiçbirinden eser yok Gitti o geceler o cenk kitapları Dağıldı kalelerin önündeki askerler Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi Sezai Karakoç sen bu şarkıları söylemezsin ayşegül çocukların ömrü çiçeklerinki kadardır derdin ya Ganj’ın kenarına oturmuş ağlarken kathya sen dilini kanatan şarkıları söylemezsin hayat bilgisi kırık çocukların yani hangi ırmağın hangi denize döküldüğünü bir türlü sökemeyen ve yağmurlu günlerde bisikletleri aşklara toslayan çocukların şarkısını sen söylemezsin. Kemal Sayar Ya siz, Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat? Nasıldı Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak? Didem Madak Çiçekler suladım her günbatımı Çocuklarla konuştum hüznü unutturan Yalansız hilesiz sevdim seni Çiçekler çocuklar ezgiler içinde Ahmet Ada bilinçaltına eğilip üstüne yeni doğan güneşin vurduğu içinden akan denizi gördüm içimdeki çocukluğu aldırdın Ümit Aydın Ürkek adımlarıyla uğrun usul Gelip sıralı sırasız Karanlık kıyılarımda duran çocuk… Örseli duyarlığımdan kalın örtüleri -Kaba örtüleri, kara örtüleri- Kaldıran çocuk…kaldıran çocuk… Herkesin gerçeği kendine biricik Bir beni söyletip de böyle kısacık Bu yağma yürek, bu talan sevgi Bu ucuz ten pazarını Yazdığını sanan çocuk. Herkesin gerçeği kendine acı Herkesin acısı kendine biricik. Şükrü Erbaş Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini! Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu. Annem vardı, babam vardı. Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz, Bir beyaz âlemdi kış. Başkaydı günesi, böyle değildi ayı. Artık istemiyorum yaşamayı! Bir gün ver bana Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış… Ziya Osman Saba
Kategori: Bercestem Şiir
Yayınlanma: 19.03.2014