Neyzen Tevfik

Şair

17 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- 24 Mart 1879'da Bodrum'da doğdu. Babasının görevleri bulunduğu Urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti. İzmir İdadisi'ne girdiyse de bitirmeden ayrıldı. Bu arada gene kendi kendine Farsça öğrendi. İzmir Mevlevihanesi'ne girdi. Daha sonra İstanbul'a yerleşerek Galata ve Kasımpaşa Mevlevihanelerine devam etti. 1902'de Bektaşi tarikatından nasip alarak Bektaşi dervişi oldu. Bir yandan da şiirle ilgileniyordu. Eşref'le ve Mehmet Akif'le tanıştı ve şiir konusunda her ikisinden de etkilendi. 1908'den sonra bir süre Mısır'da bulundu 1913'te İstanbul'a döndü. Neyzen Tevfik genellikle toplum kurallarına uymadan yaşamını sürdürmüştür. Sazını bir geçim kapısı haline geçirmemek için direnmiş, yalnızca içinden geldiği zaman ney üflemiştir. Neyzenliğini geliştirmek kaygısı duymamış, sanat değeri kalıcı bir müzikçi olmak için uğraşmamıştır. Neydeki başlıca ustalığı sazı iyi üflemesiydi. Belirli müzik kurallarının dışına çıkar, ama hep duyarak çalar ve dinleyenleri etkilerdi. Kendi açıklamasına göre yüze yakın plak doldurmuştur. Neyzenliğinin yanı sıra adını yergi ve taşlamaları ile de duyurmuştur. Kimi eleştirmenleri göre bu türün Nef'î ve Eşref'ten sonra üçüncü önemli temsilcisi sayılır. Ününün yaygınlaşmasında halk tarafından çok sevilmesinin de çok büyük payı vardır. Ancak oldukça eski bir dil kullanması nedeniyle güç anlaşılan ve biçimsel açıdan yetersiz kalan bu şiirleri pek kalıcı olmamıştır. Yergilerini genellikle siyasal ve dinsel baskıya, çıkarcılığa yöneltmiş, toplumdaki tüm haksızlıkları çekinmeden dile getirmiştir. 28 Ocak 1953'de İstanbul'da öldü. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Şiir - Hiç (1919) - Azâb-ı Mukaddes (1949) - Besteleri - Nihavent Saz Semaisi - Şehnazbuselik Saz Semaisi - Taksimler taş plak - Fıkra - Padişahçılık - Hamam sefası - Edep - Kırk yıllık ölü

Şairin Şiirleri

Anladın mı?
Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun’dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla’sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme....
Baktım Ağladım
Yâd-ı hayâl-i yar ile
Gülzâra baktım, ağladım,
Andım şemim-i kâkülün,
Ezhâra baktım, ağladım....
Canan'a
Sevdalı akşamlar tekin değildir,
Pek dolaşma gönül viranesinde
Gururlu güneşler boyun eğildir,
Şaka yoktur aşkın efsânesinde....
Çok Şükür
Deli gönül, neyi özler durursun ?
Acınacak dostun, cânanın mı var ?
Dünya yansa yorganım yok içinde,
Harap olmuş evin, dükkânın mı var ?...
Değil mi?
Ulu Tanrı’m, akıl ermez sırrına,
Binbir ismi hakda pinhân edersin.
İçirirsin sabrın peymânesini,
Hikmetini sonra âyân edersin....
Dudağında Yangın Varmış Dediler
Dudağında yangın varmış dediler,
Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevda seli oldum, taşarak geldim....
Geçerim
Geçen gençlik günlerine yanmıyan
Yok gibidir, bense bakar geçerim.
Yoku vara, varı hiçe gömerek
Her solukta bir gam yakar geçerim....
Gönlümün Zâviyesinden
Gönlümün zâviyesinden dedi bir pîr-i mugan,
Gözünü yum, sağır ol, yut dilini, kes sesini!
Bilenin ağzına önce sıçıyor kahpe felek,
Sonra sille ile patlatıyor ensesini....
Hak olur pir-i mungan, sohbet-i hemdem de geçer
Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer,
Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer,
Ram karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer,...
Hamam Sefası
Bir gün Neyzen arkadaşı çaycı Hacı ile İbrahim Paşa Hamamına gitmişlerdi. Key...
Neyzen çaldı, Hacı okudu. Hacı okudu, Neyzen çaldı. Böylece günü geçirdiler. ...
Taslar çoktan kurnanın dibinde, rakının içinde, kim çıkaracak? Esasen tasa ne...
İki çıplak Adem in cennette nasıl gezdiğini, elbisesini, donu olup olmadığını...
Hayat üç buçuk ile dört arasındadır
Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
Biraz duraksa..
Neler olup bittiğine anlam verme !
Mutlaka yanlış bir şey oldu.....
Kıtalar
Şu otuz yıllık ömür terceme-i halimdir,
Şimdi kırkındayım, on yıl arada kaldı nihan.
Ahiretten dönüşümde o ölen Neyzen için
Karşıma çıktı şu suret ile Eşkâl-i zaman...
Koşma
Hicran kucağında tuttuğun sırdaş,
Çağlamış, bulanmış, durulmuş olsun,
Sözüne sazına güven de yanaş,
Kulağı ezelden burulmuş olsun....
Neyzen Tevfik'in Şiirinde Mısır Günleri
51
Bazı davetlere, eğlentiye icab-ı zaman
Gidilir de buluşurduk bütün ihvan, yaran.
Gitgide söndü bu, tazyik-ı hükümet şiddet...
Olur ya!
Yatıp daldıktan sonra uyku içindeki sayıklama ki yazmadan hatırımda kalan par...
Neyzen Tevfik, ne halt ettin yine sen?
İşin gücün hokkabazlıkla düzen.
Seni sevenlere çok selam bizden,...
Sahne-i Ömrümden Nefs-i Emmareye Hitabım
Âlemin bağ-zârını sikeyim
Sünbül ü verd ü nârını sikeyim
Andelib-i nizârını sikeyim
Hâsılı nev-baharını sikeyim !...
Sanma ciddiyyet ile sarf ederim san’atımı
Sanma ciddiyyet ile sarf ederim san’atımı,
Ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir.
Bezm-i meyde süfehânın saza meftûn oluşu,
Nazarımda su içen eşşeğe ıslık gibidir!...