Sevdalı akşamlar tekin değildir,
Pek dolaşma gönül viranesinde
Gururlu güneşler boyun eğildir,
Şaka yoktur aşkın efsânesinde.
Çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan,
Farkı yoktur âşıkların sağırdan,
Önce dumanları başlar ağırdan,
Bir cezbeyim aşkın pervânesinde.
İhtimal vermezsin, hem inanmazsın,
Ateşler sarmıştır, sen uyanmazsın,
Mest olduktan sonra artık yanmazsın
Gönlüm gibi hikmet peymânesinde.
Taptığın mihraplar çöker bir anda,
Her şey olmuş bitmiş gibi meydanda
Tutuştu çırağlar, sevda devranda
Yanıyorum sazın terânesinde.
Bir serseriyim ki dur aman bilmem,
Kalbinden başka hiçbir mekân bilmem,
Gök kandil olmuşum, âsumân bilmem
Bir mazi gözlerin meyhânesinde.
Karanlık zülfünü bir görmek için,
Göz kanat olmuştum cin melek için,
Bana yeter artık buselik için
Hatıra telleri dil şânesinde.
Gönül rebâbında olamaz düzen,
Aşkım bu yıldızı yüzünden süzen,
Buluşuruz yarın geceye Neyzen
Cânânın kalbinde, gam lânesinde.
İstanbul 1923
Neyzen Tevfik