sevda kaç renktir berfin

hüzün yağız atlarla geliyor
berfin’in
el oyması sır sandığında
naftalin kokulu bir kenttir hakkâri
hakkâri dediğim
çiçeklerden derlenmiş şiir güftesi
her ne kadar dostluğa ve barışa
akıyorsa da zap
hüzün ötesi
-ben sınır ötesini
kanadı kırık bir yürek belliyorum

muhtemelen kaçak uyrukludur tütün
muhtemelen kan ve ağıt yüklüdür
gam kokuyorsa gümüş tabakalarda
fırat’tan nil’e
havva’nın doğurduğu adem’in çocuklarıdır
buralar da sevdalar kaç renktir

fırat’tan nil’e kara elmas deryasıdır
yedi düvelin can damarıdır
firat’tan nil’e kan pınarıdır
kara yağızlı mezra botan uşağı
ay güneşten kaçak sevda ışınlamış
kucakla güneşi /kucakla
kırk haramilerden aşır da gel
tabakası nemli tütün
umudun ve hasretin ısıtır yüreğimi
heybesi sevda yüklüm
biliyor musun sevdan kimlere ölümdür

delikanlının namlusunda ışıldarken
tarutaze namusu
hüzün yağız atlarla gelir
gönül dağlarına sevda feri değmemiş
devrin sevda yoksunu zalimleri
ferman buyurmuşlar /ay doğarken
haraç-mezat- can pazarda
çakallar pusuda bir durna avlar
zap şimdiler de
sevda harına düşmüş göze benzer
gayrı yer suskun
gök matemli
bulutlar renksiz akar
ey şair
buralarda sevdalar neden alacadır

yerle yeksan olmuştur aşkın ülkesi
rüzigâr pasaportsuz sınır ihlâline yeltenmişse de
kimlik sormamıştır /iki yürek
dört arşın toprağa
ondandır zap ve delikanlı yürekler
kabına sığmaz da berfin’e akar
sevdalar bilmem ki kaç dağ ötesidir

hakkâri
dağların kenti
ters lâlelerin çiçeklerin şiir armonisi
çığların ve bebek ölümlerinin
ıtır ıtır esen hüzün ve ağıt senfonisi

berfin‘im
gül sinende sakla
ceviz işlemeli çeyiz sandığını
ölümsüz aşklar töreler ötesidir

mart 2003 / van
abdurrahman adıyan

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.