Penceredeyim

dar zamanların var senin!
okunmamış mektupların, mesajların…
veremediğin selamın sabahın var
kendine sakladığın….

ve
bana getiremediğin yazların var:
kırmızı haziranında dal dal kiraz!..
temmuzunda namluya yatan ekin!…
altından kaçırdığın bıldırcınlarla
bana geldi ellerin!..(biraz buğday, biraz sevgi!..)
hani
nerede gecemi delen gözlerin!…

kendimden bilirim
gidilmemiş hasretlerin var senin!
taşlı, uzak yolların …(en incesinin dönemecindeyim)

ot dolu yemyeşil bahçelerin var
isırganlarında çil çil olmuş tenin!..(acını dindiremedim)
yaprak yaprak ebegümeçler
madımaklar, galdirikler…
dağlara küsüp gelen kokulu çileklerin ….(şekli yüreğine benzer, giremedim!..)

tarlalarını basan belemirlerin var (mosmor gökkuşakları olup gönlüme serilir…)
diyemedim!…

boy boy sakız otların var
sevgine katıp çiğnediğim…

biliyorum,
göçmen kuşlara katılmamış kanadın var bir de…
hadi!
açtım göç yollarını
doldu mu heybelerin?!..

unutma sana yolladığım mendili (adını işlemiştim)
kırmızı yaşmağı (nişanesiydi bekaretimin..)
ilk dizesini, sana yazdığım son şiirin (seni seviyorum demiştim…)
yüzünde ağarttığım geceyi (sabahında pembe gül dermiştin…)
kahvaltıda yediğim iki zeytin tanesini (gözlerine benzettiğim)
rengi değişmeyen zakkum çiçeğini (aşktı yani; kendimi zehirlemiştim…)
unuttuklarımı da unutma sakın! (hepsini sana vermiştim…)

ikilemlere düşme sakın!
cık gel beklerken seni
beklemediğim zamanında saatlerin…(şimdi değilse bile yarın!)

penceredeyim!…

Tayyibe Atay

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.