Mekke’de benim için ev bırakmadılar!

Ordu hareket ettikten sonra Muhammed, bir grup muhacir ile birlikte Mekke’nin arka taraflarında bulunan bir tepeye çıktı. Karışıklıklarla, çalkantılarla dolu yedi yıl gurbetlikten sonra önlerinde duran Mekke’nin manzarasına baktılar. Muhammed bulunduğu tepenin üzerinden etrafa göz gezdirirken bir hatırası da ona doğru hızla yaklaşıyordu : Yalnızlık ve suskunlukla uzun geceler geçirdiği Hıra dağından derin bakışlarını ayırmıyordu. Kendisine ilk defa vahiy indiği gecenin hatırası beyninde birden bire canlanıvermişti. Çöle baktığında kendi çobanlık ve tüccarlığını hatırlıyordu.
Şehre baktığında ise gördükleri baskı ve işkenceler geliyordu aklına.

Şefkatli Hatice’nin evi ve Allah’ın büyük evi görünüyordu. Şehrin her sokağından acı tatlı hatıralar
ayaklanmış ona doğru geliyorlardı. Muhammed’in arzu ve hasret dolu gözleri çevredeki dağların arasında dolaşıyordu. Mekke’nin evlerinin bulunduğu vadiye bakarken, etrafa sırlar saçan bir suskunlukla hatıralarına dalmıştı. Ansızın yanaklarına dökülen iri gözyaşları bu suskunluğu bozdu ve Muhammed secdeye vardı.

Peygamber’in istirahat etmesi için Hatice ve Ebu Talibin mezarlarının yanında özel bir yer hazırlamış-
lardı. Sordular:

— Acaba dinlenmek için kendi evinize mi gideceksiniz?

— Hayır, Mekke’de benim için ev bırakmadılar!

Ebuzer-i Gıfarî
Ali Şeriati / Tebliğ Yay. 1987
Çeviri: Salih Okur

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.