Daima Aynı

Çok zaman oldu. İki sevgili arasında geçen muhabbetti okumuştum. Aklıma geldi birden.

Kadın, sevgilisine soruyor:
“Bana olan aşkın neye benziyor?”

Erkek, sevgilisinin gözlerinin içine bakarak cevap veriyor:
“İpteki düğüme…”

Cevabı alan sevgili şaşırdı mı bilmem? Ya daha iyi anlamak için ya da o ânı uzatmak için soruyor:
“Bu nasıl bir sevgidir?”

Cevabı okuduğumda gözlerim dolmuştu.

Erkeğin, sevgilisine verdiği cevap kayıtlara şöyle geçmiş:
“Daima aynı…”

***

Erkek, sevgilisini hâlâ ilk günkü gibi seviyor. Kadın da erkeğini aynı şekilde seviyor olmalı.

İpi elime alıp şöyle sıkıca bir düğüm atsam. Gemici düğümü olmasa da olur. Sıkı bir düğüm… Bu düğüme on gün, on ay, on yıl sonra tekrar baksam hep aynı düğümü görürüm. İlk günkü sıkılığında. –Kaybetmemişsem on yıl içinde bu ipi -. (:

Bir insan diğerine âşık olduğunda yaşadıkları, hissettiği çoşku, sevgi nasıldır?… Bu aşka, aralarındaki bu sevgiye on gün sonra, on ay sonra, on yıl sonra tekrar baksam ne görürüm?…

Yaşadığım her yeni günü ilk günüm olarak yaşamak. Biricik olarak düşünerek yaşamak beni mutlu, çoşkulu, anlayışlı ve sevgi dolu biri yapacaktır diye düşünüyorum.

Her günümü ‘ilk defa’ yaşamak. İlk defa uyanıyorum gibi uyanmak. Sabah kahvaltıya hayatımda ilk defa öyle bir kahvaltı sofrasına oturuyorum gibi oturmak. Arkadaşıma ilk günkü çoşkuyla selam vermek. Gözlerinin içine bakmak ve gülümsemek. Annemin elini hep ilk defa öpüyorum gibi öpmek. Her zaman yürüdüğüm sokakta hep ilk defa yürüyorum gibi, sokağın farkında olarak yürümek. İlk defa uyuyorum gibi uyumak…

Yaşadıklarımın hakkını vererek yaşamak…

Şu anı yaşamak gerek diyorum vesselam.

20 Mayıs 2009 Çarşamba / Öğle üzeri, güneş sol yanımı ısıtırken.

Emine Okumuş

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.