Neşredilmek üzere değildir

Sözün doğrusu
Olacak şey değildi ama
Oldu bir kere
Bahar vurdu başıma
Bir delilik ettim
Tuttum evlendim
Ne söylesem az
Çeken bilir
Allah düşmanıma vermesin

Neşredilmek üzere değildir. Hemen ilave edeyim ki şikâyetim yengenden değil evlilik müessesesindendir. Yüklediği mesuliyet ve mükellefiyetler şiir şevkimi eritti, âdeta bitirdi. Bana göre değilmiş vesselâm. Vaziyeti bu suretle açıkladıktan sonra beni daha çok mazur göreceğini umar, sevgilerimi sunarım.

Cahit Sıtkı Tarancı

Evlendikten sonra Cahit, artık akşamları çıkamaz, sürekli geldiği yerlere gelemez olmuştu. O’nun yeri boş kaldı oralarda. Sevgiyle beklendi, arandı. Bu duruma mutluluğu için belki eyvallah demişti. Demişti ama bir süre sonra, kırkaltı yılının yarısından çoğunu geçirdiği bu yerler, daha çekici gelir olmuştu ona. Yaşama biçimini bozmak pahasına, konulan yasaklara karşı gelecek bir yapıda değildi Cahit Sıtkı. Boyun eğdi. Akşamüstleri, Bakanlıklar’da O’nu, akpak, tombulca eşinin kolunda asılı giderken gördüğüm çok olmuştur. Gözgöze geldiğimizde sıkılırdı. Mahcup olmuş gibi kaçamak bir selam verdiğini anımsarım. Evliliğin zorlamalarıyla mutlu da olsa. ev ev komşuluklar kuracak bir yaradılışta değildi. Sonunda terste olsa bütün bu olup bitenden öç almak istercesine sabahları evden çıkar, “Çeviri yapacağım” diyerek Şükran’da iki kadeh atıp öyle işine gider olmuştu. Sanırım Cahit”in sağlığını bozan da bu davranışı olmuş.

Bir sefer gündüz  gözüyle Mebus Evlerindeki evini gördüm, O da hastalandığı sırada oldu. Sunullah Arısoy”la yoklamaya gittik, Sonra Cebecideki hastaneye kaldırıldı. Oraya sık sık uğrardık. Bir türlü iyileşmiyor, hastahanede hergün ağırlaşıyordu.

Salim Şengil
Anılarda Kalan Portreler
Cem Yayınevi

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.