bir sandalyenin yerini değiştiriyormuş gibi
“Ölüp gidiyoruz işte!” dedi, kaldırmadan başını.
Günlük işlerdenmiş gibi ölüm.
İlhan Berk
arayerde bir hüzün büyür gider.
Turgut Uyar
Sabah erkenden su yürüdü arklara.
Sarı üzüm dişleriyle gülümsüyor bağ.
Süreyya Berfe
Yüzleri, yüzleri ve maskeleri
Silik kopyaları bırak yaşayanlara
Sen sessiz ölümlerle zırhlanan gerçeği yaz
Cahit Koytak
Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüne
Bir şeyler yapmalı, diyorum – Ama ne?
Afrika’ya gidelim, diyor, karım içerden
Kahve içelim muhallebi yiyelim
Der gibi iyi niyetli
Günlük vurguyla
Cahit Koytak
Elini uzatıp baktın mı yas var komşular ülkesinde
Bülbül neden kenetlenmiş
Sorman oldu mu hiç İskeleti havlar mı bir insanın.
Gördüm
Cahit Koytak
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Ulumak gibi ağlıyorum
Köpekler koşuyor sağımda solumda
Tanrım!
Diyorum sadece
Didem Madak
İki türlü acı var, biri güncelden doğar
Acıdır günbegün kararan gazete haberleri;
İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.
Metin Altıok
Îçinde ne zûr var ne telbis
Şi’re ne için yalan diye halk
Yalan ise de tefâvütü var
Hiç ola mı bir zinâ ile calk
Necâtî
Bi-akl-ü-bî-sitâre vü meflüs û mendebûr
Yoktur cihânda bir dâhi ehl-i kalem gibi
Necâtî
Kim bilirdi şu’arâ olmasa ger sabıkda
Dehre devletle gelip yine giden şahânı
Nef’î
Okuma nâdâna ey Yahyâ sakın eş’ârını
Şi’rden yekdir hâr-ı lâyefheme zirâ şair
Şeyhülislâm Yahyâ
Mecmû’larda şi’rim arar ehl-i tab’ olan
Hâce gibi şehrde ıkd-ı leâl arar
Şeyhülislâm Yahyâ
Şehre tepeden bakmak gibiydi onu sevmek
Uykulu sesinde bahçelerle tanış olmak gibiydi
Kirazlar kadar
Süleyman Unutmaz
Bir kuş ötecek şimdi…
Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.
Ziya O. Saba
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.
Sait Faik
O küçücük odada soluğun
Mavi resimler çizer havaya
Avludaki kiraz içini çeker
Elma, armut, akasya
Ahmet Erhan
Betül Dünder
Kiraz devşirmeye gitmiştin hani
Çilek kokuyorsun vakte yabani
Unutma sana bergüzarım var
İntizarım yoktur, inkisarım var.
Bahaettin Karakoç
Ah, kiraz çiçekleri
Keşke sizin gibi
Düşebilseydim.
Masaoka Shiki
Kalın duyarlıklara seslenecektir
Kimse yaşarken bir şey okumasın artık
Ölümün şiir herkese yetecektir.
Ahmet Erhan
Elleri artık titriyor eski gibi değil
Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor.
Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Ahmet Erhan
Akşam olurdu;eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardım
Aklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle.
Ahmet Erhan
Hızla yaşadım genç ölmedim
Bir koşuymuş yaşam geç anladım
Otuzu geçiyorken saate baktım
Ben yanlız bir adamım tırnaklarım uzamaz
Ahmrt Erhan
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.
Ahmet Erhan
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..
Ahmet Erhan
Dünya bir yara olmuşken beni kim sağaltacak?
Ki, kendiyle bile uzlaşmayan biriryim
Ateş bende yanar, su yine bendedir
Ahmet Erhan
Bilmem niye gelir ,nereye gider?
Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar
Bu gün de ölmedim anne.
Ahmet Erhan
Buz üstüne yazmak isterdim
Bütün bu şiirleri
Ve sonra çekip gitmek
Dalgın bir cırcır böceği gibi.
Ahmet Erhan
Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri
Tufanların alıp götürdüğü bu toprakta bir tek
Birkaç sözcük mutlak kalacaktır.
Ahmet Erhan
Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu
Özlerim bir çiçeği öperken
Toprağı öpüyormuşçasına sevinmeyi
Ahmet Erhan
Ve şairlerin selaları yükselir meyhanelerden
Çünkü otuzlu yaşlar intihar yaşlarıdır
Ahmet Erhan
Bir cenin umuduna aldandım
Yalnızım sapına kadar… ya erenler
Hüznümün alnımda münhal bir arsası var
Ölüm iki parsel… hayata kandım
Ahmet Erhan
Şimdi bir ölsem ve artık hiç konuşulmasam
Çocuğumun belleğini kefenimle silsem
Ahmet Erhan
Beni oğlum, beni oğlum diye
Saracaksın ne zaman
Radikal bir çiçeğim ancak kendi saksısında açan
Annesini seven
Ahmet Erhan
Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim
Sokağın ortasında serseri bir ağaç gibi
Ahmet Erhan
Bir ağacın en uzak dalı gibi sessizce çürür
Ölüm, evet ölüm bile geç kaldıktan sonra
Ahmet Erhan
bu gece eylül
bir şey söyleyin
ezan bilen yok mu
yasin içinizde
bu gece şairim
bu gece eylül uçtan uca
Murat Kapkıner
/bir resmin vardı koynumda
kısa bir süre
cinler çalmadan önce
and olsun
abdestsiz almadım elime
Murat Kapkıner
tükendi dad kelimelerim
artık dokunmasalar da ağlıyorum
Murat Kapkıner
seherler
adama namaz kıldıran ihtişamını yitirdi
artık ne gün batıyor ne kuşlar dönüyor
akşam ile yatsı arası
Murat Kapkıner
anne ban artık iyiyim
perhizim kaldırıldı
yüzlerim artık yamulmuyor
yüzümde bir şiirin tebessümü
Murat Kapkıner
Eylül gölgesi düşmüş güneşe
Ağlamak bir şey degil
Hançer sokuyorlar adamın sırtına
Murat Kapkıner
Sen de yoksun başucumda
Gözlerimi kim kapayacak?
Şinasi Özden
Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika
Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek
Cahit Sıtkı
Dar geçitlere sürülen sığırlar gibi,
Bir gün ister istemez,
Karşısında olacaksın kaçtıklarının.
Dua et, O gün henüz mahşer olmasın.
Cahit Zarifoğlu
İzin verirseniz, şuracıkta, kendi kendime düş görmek istiyorum.
Nuri Pakdil
yarın senden beni soracaklar
kördüğüm toplardı de
Murat Kapkıner
beni ele veren gözlerim
ve sesimi
sonra konu eder
‘aslında orda herşey var’ dersin
Murat Kapkıner
Yarın senden beni soracaklar önce mektuplarımı göster
Murat Kapkıner
-Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?
-Annemin sütünü düşleyerek.
Süreyya Berfe
Her geçen yıl eşyasızlığa alıştırıyor
eşyasızlığı bana
Soğuyoruz günümüzün gözdelerinden
ısınıyoruz yalına, yalınlığa.
Süreyya Berfe
Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum
Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum
Ahmet Telli
Ne ay ışığı yürüyeceğim,
Ne sessizlik aşk boyunca.
İçimde çırpınan dalganın var ettiği kıyıda
Gömdüm onu
Aşkla.
Bejan Matur
Kanatlarımda hep böyle yalnız başıma
Son şiirimi de kaybettim.
Kalbim! Neden ben?
Didem Madak
Acıklı sözler kraliçesiyim ben
Yağmur bir daktilo kız kadar hızlı
Hızlı daha hızlı
Fazla vaktim kalmadı
Artık ifadem alınmalı.
Didem Madak
Hayatla ilgili bütün bağlarımı
Hazırım ben
Didem Madak
Kalbim! Neden ben?
Bir tek aşk sözü söylememiş gibiyim.
Didem Madak
Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
Edgar Allan Poe
Tutamaz mıyım onları?
Poe
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
Ben ağlarken – ben ağlarken!
Poe
Yalnızca bir düş içinde bir düş.
Poe
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Poe
Ve, şimdi senden ayrılırken,
İtiraf edeyim ki-
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Poe
Gözlerinde geçmişten gelen bir ışıkla
Çevresine bakan kişi için?
Poe
‘En derin sonede yarım bir fikri.
Edgar Allan Poe
Bir gülüşünün verdiğini vermez sana
Yıllanmış bilgisi tüm okuduklarının
Ona bakalım ona.
Ezra Pound
Kız Kulesi karaya vurdu
bilir misin İstanbul
kaç ayrılığa neden oldu bu?
Mustafa Aksoy
Gözlerin marmaradan daha derindi sevgilim
ve ben sarhoş bir şamandıra sallantısıydım
Mustafa Aksoy
Oysa
rakı içebilirdik delirene kadar hep birlikte sen,
ben,
kız kulesi.
Mustafa Aksoy
Marmara’ya rakı dökün atlamadan önce.
Hem balıklar hep mi meze olacak?
Mustafa Aksoy
Bu benim bir ağaç kadar yalnızlığım
Bir başıma kalmışlığım
Kalın bir hüzün
Ahmet Ada
bir kadını astım, sonra oturup ağladım altında
Baki Ayhan T.
Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Ziya Osman Saba
bir aralık kapıdan gülümser
anneannemin tül kalbi.
Halim Yazıcı
Tarih öncesi köpekler havlıyordu.
Cemal Süreya
Tüfekli iki erin nezaretinde.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.
Cemal Süreya
Bir gezgin onu elde etti,
Sessizce, görünmeden:: Ah, bu inkâr edilemezdi.
William Blake
Anlattım aşkımı, anlattım aşkımı
Anlattım ona tüm yüreğimdekileri;
Titreyerek dehşetli korkularla,buz gibi
Ah! yanımdan ayrıldı:
W.Blake
Asla uğraşma aşkını anlatmaya,
Aşk varolur yalnızca dile gelmeden;
Nasıl hareket ederse soylu rüzgâr
Sessizce, görünmeden
William Blake
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrenegörsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin.
Melih Cevdet Anday
Dört mevsim, rüzgârı, karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı.
Melih Cevdet
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Tanrının işine bakın.
Melih Cevdet
Ama sızlayan yanını da
Duyar insanın içindeki
İsmail Uyaroğlu
Yok bu şehr içre senin vasf etdiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hâyal olmuş sana
Nedim
“Oraya da otopark yapılacakmış:
Korkudan her gün meyve veriyor ağaçlar.
Süreyya Berfe
Hüzün vardı atışında.
Kadın senden soğumuşsa, unut gitsin.
Seni severler, sonra içlerinde bir şey söner…”
Bukowski
Dinle.
Çatırdayan dal
Kırılan kalp
Ve sırrı neyse rengin
Pencereden göründüğü kadarmış hayat.
Bejan Matur
Şarkılar vardır unutulan
Birden hatırlarsınız
Sesi kulaklarımda böyle bir şarkı
Bilhana
Biri, “Manzaram!” diyor sevdiğine,
biri bir mektubu okuyor kaçıncı kez.
Cevat Çapan
Önce kemir bu tel örgüleri gövdemden
Geç derimin altındaki tehlikeleri
Yürek kızgın bir kuma devrilmeden
Yokla beni
Cahit Zarifoğlu
Yaşamak yalnız olmaktır.
Hiçbir insan diğerini tanımaz
Her biri yalnızdır.
Hermann Hesse
açan ve sonra kuruyan;
mutluluk ve acı geçip gider..
koruyamaz onları insan.
Hermann Hesse
İstediğim seni yakınımda bilmem
Ve bazen, sakin ve sessizce
O eli bana vermen
Hermann Hesse
Oramda bir kalp çarpıyor.
Alaeddin Özdenören
Her akşam bir düşle kundaklanırım
Sözümün bittiği yerde başlarsın
Akif İnan
Bir tehiri bekleyecek sabrım var
Karşılamaya da gelirim belki
aşkın hatırı var
Hayriye Ünal
Senin sokaktan geçtiğini düşlemek güzeldi
Murat Solgun
Birileri bir şeyler çekti ayaklarımdan
Behçet Necatigil
kiraz dalından farkım yoktu
Ahmet Uysal
Bir LamElif gibi yalnızız kitabın ortasında
Mustafa Akar
Seviyorum seni.
Yağız Gönüler
ki,
senden razıydım
senden razıydım.
Kemal Varol
İsmail Kılıçarslan
kime tutulduysam bir kelime oyunundan ibaret
İsmail Kılıçarslan
Tarihin üstünde bağdaş kurup oturdum,
Tesbih çekiyorum;
Seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum ..
İ.Paşalı
dokunaklıydı onca aleve susan babamın gözleri.
bakmam diye düşünürken
nişân oldum ona.
Kemal Varol
gibi bakardı babalar.
neden! diye düşünürken
medet oldum ona.
Kemal Varol
sıla oldum ona.
Kemal Varol
hoyrattır elbet aşklarına.
çünkü zamansız yolcuya susar kavşaklar.
dedim, dedim ve revân oldum ona
Kemal Varol
alışır, alışır, diye düşünürken
merak oldum ona.
Kemal Varol
katrana bulanmış bir ağacın aleviydi o.
dönmem diye düşünürken/ tavaf oldum ona.
Kemal Varol
oğulsuzluğuna dokunurdum.
ummam, diye düşünürken
sebep oldum ona.
Kemal Varol
sebep oldum ona.
Kemal Varol
ya da herkes kadar sis.
dağılır bu kirli yarış diye düşünürken
yekûn oldum ona.
Kemal Varol
benzemem diye düşünürken
müsvedde oldum ona.
Kemal Varol
ama tam iki kere, tek saniye eksiksiz
seni sonsuza kadar sevdim.
Osman Konuk
Yaşadım mı, düş mü,hayal mi ne kadar uzak.
Bir başka kalpteki yerin kadardı hayat.
Oya Uysal
Bir mum macerası; yanıyor ve eriyorum,
Olsaydı aydınlatmak bari yanarken kârım.
Fethullah Gülen
Darma dağın ömrümle,
Çalsam kapını.
Var mıdır ikram edeceğin,
Bir fincan huzur…
EzHeR
Gemiler ayrılacaklarını bilmiyor kıyıdan
Susacak ne çok şey var
Kıyı duruyor hep ayrılıyor gemiler.
C. Fedai
İncirler mi yıkar evleri/ kök salıp mermerlere
yoksa yıkılmaz umutlar mı ballandırır incirleri
S. Sezer
güle ve aşka veda
güle ve aşka veda
güle ve aşka veda.
Ali Ayçil
eli bırakılan çocuklardık
o insan kalabalığındaki
son gülümsemesiydi annemizin
Zafer Ekin Karabay
üşürsen temmuz tut, kar tanesinin
yumuşacık süzülüşü gibidir sevişmek bu kalabalıkta
A. Öktem
boynumuzda güvercin gölgeleriyle kalkardık çınaraltından
Akif Kurtuluş
Gücümce hamd ve senalar yolladım
Sen bana akıl-fikir vermiştin
Suç benim Rabb’im, Ben çuvalladım…
Hatemi
Ant olsun harflerine harekeler serpeceğim.
Döneceksin dönecekler döneceğim.
Alper Gencer
Su gibi akıp gidiyor yanı başımızdan.
Kenneth Rexroth
anlarsa ancak yüreği anlar bir çocuğun
annesinden ayrılmışsa
Akgün Akova
stop
deniz de sevda gibi – stop
tüm şiirlerde sözü edilse bile
eskimiyor
stop )
Akgün Akova
içiyorsanız çok için..
seviyorsanız sevişin..
üzülüyorsanız..
yapmayın..
değmiyor.
Küçük İskender
nemli bir toz bezinin
nadide bir vazoyu kucaklaması gibi
sessiz
ve ihtiyatlı oldu.
Cahit Koytak
sevgiliye sunulan bir demet dürüst başak
Serkan Yıldırım
sevgiliye sunulan bir demet dürüst başak
Serkan Yıldırım
kullandım çarşı iznimi
Selim Temo
Ya Muhammed
Lale Müldür
gülün rahlesinde diz kırmadım daha
tohumun tekkesinde zikretmedim
kekemeliğimi acemiliğime bağışla.
Y.Özburun
İlk hamlede en güzel yerimden yaralandım
Çok iyi savaştım ve yenildim.
Şaban Abak
dalga dalga yüreğim
bir abdalım, bir yabanım
kıyında
Gemilere götür beni
misafir kuşlar gibiyim
Arif Ay
hangi tuzak kurulsa bilirdi düşmeyi
Baki Ayhan T
Çekeceğiz gördükçe, gezdikçe, öğrendikçe,
Bağışlayamayız hiç bir zaman kendimizi.
C. Atuf Kansu
Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum
Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum
Ahmet Telli
Bir ben yitirmedim galiba belleğimi bir de
Şiir yazanlar, ne kadardılar ve nerdeydiler
A. Telli
Annem kadar sessiz
Bakarak
Neden bekliyorsunuz burada
Diyordu kalanlara
Bejan Matur
Kuşlarının kanatlarını mı kırdık
Ne yaptık sana
Bejan Matur
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Cemal Süreya
Ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey bu,
Cemal Süreya
geriye sadece erguvanlar kaldı
Hilmi Yavuz