Zamansız ayrılıkların mahşerinde dörtnala koşan bir attır zaman Deli rüzgârların önüne katıp savurduğu hayallerin bahçesinde Baharlar balkonlarda ki saksılara sığdırılamaz artık Sukut zehirden bir ok gibi deler geçer çığlıkların kalbini...
Kara toprağın kendi kendine dönmesinin adını ölüm koymuşlar Atların yelesinde savrulan hüznümün kalbinde atan bu aşkı ölüm koymuşlar Kara büyülerin tezgâhında biçilmiş ve düğümlenmiş nice intihar çığlıkları Her masal bittiğinde gökten düşen üç elmanın adını ölüm koymuşlar...