Soğuk beyaz şarabın buruk ve yumuşak tadı, Mayıs başının saran sıcaklığı, terastaki güneş, havlayan köpek, gençlerin kahkahaları; Bu Paris'teki teras değil, çok zaman geçmiş üstünden,...
Yaşamak öldüğünü görmektir; yaşlanmak budur işte, bıkkınlık veren, üzerine yapışan ölüm kokusu, yinelerken sen, boşu boşuna, birkaç sözcüğü, suyu çekiliş kabuklar, titreşen cam....
Konuşmuştuk, karaduygularla, sabaha karşı saat üçte, hüzünlü, esrikliğimiz dağılış, sabahlayanların uğrağı o gürültülü barda. Tuhaftır ama, ölüm konusuna takılmıştık...