Charles Bukowski

Şair

29 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'a taşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Çocukluğunda genelde sessiz ve bu nedenle dikkat çeken yazar bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlk okul yıllarındandan itibaren korkusuz olan Bukowski kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine 'sevişelim' dediğini söylemektedir. Daha o zamandan nasıl birisi olacağı netlik kazanan Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu. Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski’nin yazıları hep geri gönderilmiştir. Ancak 24 yaşındayken 'Aftermath of a Lenghty Rejection Slip' isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan '20 Tanks From Kasseldown' isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yönteminlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü A.B.D.'yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemde ki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığındandı. Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir. O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefliyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969’da da bunu aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta. Ayrıca ömrünün çoğu denilebilinecek kadar kısmını da hipodromlarda gecirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre A.B.D. Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeğe devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı 'İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim.' Posta ofisini bırakalı bir ay olmayalı Bukowski Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda Lee Beighle ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler. Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya'da öldü. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Kadınlar - Sıcak Su Müziği - Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan - Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi (2 Cilt) - Kapalı Bir Kapıdır Cehennem - Gülün Gölgesinde - Postane - Pis Moruğun Notları - Sevimli Bir Aşk Hikayesi - Sıradan Delilik Öyküleri - Kendimizde Açtığımız Yaralar Sarhoş Çal Piyanoyu, Vurmalı Çalgı Gibi, Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek - Pansiyon Manzumeleri - Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı - Ölüler Böyle Sever - Shakespeare Bunu Asla Yapmazdı - Güneşe Uzan - En Kısa Andır Mucize - Güneş İşte Burdayım - Kimse Bilmez Ne Çektiğimi - Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi - Pulp - Factotum - Ekmek Arası - Kaybedenin Önde Gideni - Bana Aşkını Getir - En İyi Adamlar Yalnızken Güçlüdür - Hollywood

Şairin Şiirleri

Ağır bir geceye doğru ilerleyen ağır bir gün
Ağır bir geceye doğru ilerleyen ağır bir gün.
Ne yaparsan yap herşey olduğu gibi kalıyor.
Kediler uyukluyor , köpekler havlamıyor.
Ağır bir geceye doğru ilerleyen ağır bir gün....
Artık sevişmek istemediğiniz bir kadınla aynı yatakta olmak
Gerçekten korkunç şeylerden biri de; her gece her gece artık sevişmek istemed...
Yaşlanırlar, artık güzel bir görünümleri de yoktur. Horlamaya bile başlamışla...
Bazen yatakta dönersiniz ayağınız onunkine dokunur. tanrım ne kadar feci! Gec...
Sabahları tuvalete giderken koridorda karşılaşırsınız, konuşursunuz, tuhaf bi......
Bir Dahiye Rastladım
bugün trende
bir dahiye rastladım
5-6 yaşlarında,
yanıma oturdu...
Bir Sigara Tüttürürsün
Hışımla bir sigara tüttürür
ve tarafsız bir uykuya dalarsın, uyandığında
pencereler ve kederin şafağı karşılar seni, borazanlar yoktur;
bir yerlerde, sözgelimi, bir balık- heryeri göz ve kıpırtı-...
Bir Sürü Delikanlıya Dostça Öğütler
tibet'e git
deveye bin
incili oku
ayakkabılarını maviye boya...
bir tanım
gece sisini delen
bir ışıktır aşk
banyoya giderken
üstüne bastığınız bira şişesi...
Buhran
çok fazla
çok az
ya da çok geç
çok şişman...
Çalışma
Van Gogh kulağını kesip
bir
orospuya verdi
orospu...
Charles Bukowski Kadınlar
“Pek Çok iyi adam bir kadın yüzünden köprü altını boylamıştır..”
–Henry Chinaski
Kadınlar tarafından bok çukuruna atılmış oradan çıkamadığınız, ziftlerle dök...
Kadınlarla baş ettiğinizi anladığınız an bok çukuru size doğru açılır, sonras......
edebi bir aşk
onu her nasılsa yazışma ya da şiir veya dergiler yoluyla tanıdım
ve bana tecavüz ve şehvet konulu çok seksi şiirler yollamaya başladı,
ve işin içine biraz da entellektüellik karışınca
biraz kafam karıştı ve arabama atlayıp kuzey'e sürdüm;...
Entel
kadın
havaya sprey sıkan
uzun bir hortum misali
durmadan yazı yazıyor,...
Ezilmiş Sinek Misali Ölü Aşk
Birçok şekilde
Hala bulvarın ara sokaklarından birinde
Sefil bir apartman dairesinde yaşamama rağmen
İyi zamanlar da kapımı çalmıştı....
Fred derlerdi ona
Fred derlerdi ona. Barın son taburesi onundu ve her zaman açılıştan kapanışa ...
Kimseyle konuşmazdı. Taburesinde oturup fıçı bira içerdi. barın öbür ucuna do...
Ve bir şey daha ;
Arada sırada yerinden kalkıp müzik dolabına gider ve her seferinde aynı 45’li......
İnsanlara gelince; artık hayatta olmayan ölümsüzlerde buldum ne bulduysam-kitaplarda.
Zehirlenmiş gibi hissediyorum kendimi bu akşam. Üstüme işenmiş gibi; ilikleri...
Charles Bukowski
İt Dalaşı
kalbinle giriştiğin bir haksız mücadele bu
kendi yüzüne attığın pençedir aşkın mührü
tut ki yaralısın, iyileşmeyecek kadar, çaresiz
uzaktaki kar tanelerine tutunmak için yarışır mı serçeler...
itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü...
Jane için
çimen altında geçen 225 günden sonra
benden daha çok şey biliyor olmalısın.
kanını emip bitireli epey oldu,
artık bir sepette kuru bir çubuksun....
Kimseyi değiştiremezsin hayatta
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin.
Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
İstemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermeyeceksin....
Kitlelerin Dehası
Ortalama insanda
Herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet...
Mahvolmuş Hayatlar
'aynı kadınla iki kez
evlenerek hayatımı mahvettim'demiş
William Saroyan.
hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler...
mavi kuş
bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm, kal,
diyorum ona, kimsenin...
Nirvana
Geleceği pek parlak değildi.
Sebepsiz dolanıyordu.
Kuzey Carolina civarında
Otobüsle bir yerlere giden...
Onlar ve Biz
ön balkonda oturmuş
konuşuyorlardı:
hemingway, faulkner, t.s. elliot,
ezra pound, hamsun, wally stevens,...
Şimdi
on yılları uçurup
yaşlılığa doğru kayarken
gerçekten kötü
tek bir kişi bile tanımadan...
şimdi biliyorum ki kazanamayız
hayır
kazanamayız mümkün değil
kazanamayacağımıza karar verdim
bi an için kazanabileceğimizi sanmıştık...
Siz Aşk Nedir Bilmezsiniz
Siz aşk nedir bilmezsiniz dedi Bukowski
Ben elli bir yaşındayım bir bakın bana
Genç bir güzele aşığım
Kötü saplandım bu işe ama O'nun da hali kötü...
soyulmuş
ben bittim,
kulbu bulamıyorum,
çok fazla soyulmuşum
hiçliğin arka sokaklarında,...
Tamam Yavrum Meteliğimiz Yok Ama Yağmurumuz Var
sera etkisi deyin ne derseniz deyin
eskisi gibi yağmıyor işte yağmur.
özellikle büyük kriz zamanındaki
yağmurlar geliyor aklıma....
Yalnız Yerdir Cehennem
Adam 65'indeydi, karısı 66,
Alzheimer hastası.
Adamın ağzı
Kanserdi....