bir tanım

gece sisini delen
bir ışıktır aşk

banyoya giderken
üstüne bastığınız bira şişesi
kapağıdır aşk

sarhoş olduğunuzda bulamadığınız
anahtardır aşk

on yılda bir gerçekleşen
şeydir aşk

ezilmiş bir kedidir aşk

köşedeki pes etmiş gazete
satıcısıdır aşk

diğer insanın mahvettiğini
sandığın şeydir aşk

zırhlı savaş gemileriyle birlikte
kaybolmuş olan şeydir aşk

çalan telefondur aşk
aynı ses ya da başka
bir ses ama asla doğru ses
değil

ihanettir aşk
evsizlerin ara sokaklarda alev alev
yanmasıdır aşk

çeliktir aşk
karafatmadır aşk
posta kutusudur aşk

eski bir Los Angeles
otelinin çatısına yağan
yağmurdur aşk

tabuttaki babandır aşk
(senden nefret eden baban)

45.000 kişi seyrederken
ayağa kalkmaya çalışan
bacağı kırık attır aşk

ıstakoz gibi haşlanma
biçimimizdir aşk

söylediğimiz bütün
yalanlardır aşk

bulamadığın
piredir aşk

ve bir sivrisinektir aşk

50 el bombacısıdır aşk

boş yatak sürgüsüdür
aşk

San Quentin’de bir ayaklanmadır aşk
bir tımarhanedir aşk
sinekli bir sokakta duran
eşektir aşk

boş bar taburesidir aşk

parçalara kıvrılmakta olan
bir Hindenburg filmidir aşk

çığlığı hala yankılanan andır aşk

rulet masasında
Dostoyeski’dir aşk

yerde sürünen
şeydir aşk

bir yabancıya dayanmış dans eden
karındır aşk

bir somun ekmek çalan
yaşlı kadındır aşk

ve çok fazla ve
fazlasıyla erken kullanılan
bir sözcüktür aşk.

Charles Bukowski

Çeviri: Avi Pardo

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.