1/ Sestiniz, sesi gördüm bir akşamüstü apansız:
sanki eski bir göğü tutuşturup
sürmüştünüz yüzüme
elişi kuşlar, bergüzar ağaçlar
sermiştiniz çocukluğuma:
iğde dalı koklamış olmasa
okşar mı toprak
topuklarını tohumun
amberi özlemese, sever mi çiçek
ellerini dolaşan saçında
rüzgârın
omzuna yaslanınca asmaların
bir ağır akşam
yıkıldı yıkılacak gölgeliğe…
2/ Sestiniz, yüzüne dokundum gürültülü bir gecenin:
kalbim, o derin uğultu
sesinizi kor sandı
şefkatle değil, ah öyle değil
damarlarınızla dolayıp
boğdunuz kalbimi
sonra ödünç bir kitap gibi
sessizce ve gecikmekten utanarak
aldığınız yere koydunuz
: ardınızdan sürüklenen kalbimdi
bütün bir gece…
3/ Sestiniz, çoğul bir sevgidir iz:
sizi sevmek bir ömrü sevmekti
ağzınızda öptüm
sürüdüğünüz tüm cesetleri
başka kadınlarda kalmış
ellerinizle okşardınız
çırpınan kanımı
su içmek, sigara yakmak kadar
doğaldı sizde kaçmak
beni sevmenize alışmak
yenilmekti, gittiğinizde
yüreğimi kesecek acıya
en güvenli duyguydu
yokluğunuzda
sığındığım ağrı…
4/ Sestiniz, kırıldı kırılacak içine eğilen giz:
bir kuyunun içinden sesleniyordunuz
gördüğünüz tek ışığı
aydınlık sanıyordunuz
hayır, delirmiyordunuz
hiç yoktuk biz
: sizi ben yarattım
eksik etimden
kangreni sever
şizofren…
5/ Sestiniz, sesinizden başlardı her gece:
içimde yarım ne kalmışsa
sesinizle tanımladım
siz geri çekildikçe
boşluğa daha sıkı sarıldım
uzak limanları hep size
neyi özlesem
hep size tamamladım
yakardım, biat ettim
yerlere eğildim önünüzde
iki ruhtum yıllarca tek beden
: varlığınıza ihtiyaç
ve yokluğunuza öfke…
6/ Sestiniz, ağır ağır indiniz merdivenlerini gecenin:
ne çabuk geçti o ateşin zamanı
akrep ne vakit soktu yelkovanı
her solukta kora dönüyorsa söz
közün düğümünü ne çözebilir ağızdan
susun, ne deseniz kırılacağım
düşecek avuçlarınızdan bu oyuk ayna
acıyı düşünmek daha çok ürkütür acıdan
ağzınızla susturun kalbimi eğer susturacaksanız!..
7/ Sestiniz, gecenin içinden geçip gittiniz:
her aşk bir hatadır bittiğinde…
Hilal Karahan