ne çok giz vardır anlatmakla yükümlü olduğum, ne çok siz beni ben yapan inceliği silkeleyip kabuğumu sevdiniz. “ne zaman geldimse gittiniz / ne zaman yaklaştımsa ittiniz.” ne zaman uzansam kuşkunuz düşer önüme....
ürkütseler güvercinleri uçacak ellerin, okşansa bahar sanacak saçımda gezinirken, yazılsa tarih olacak bir aşkın terinden soğuyacağını bilmez. çağrılsa gözü kara sevgili olacak bakkalın yanından geçerken, öpülse...