sana şehir gelecek

sana şehir gelecek uzaklardan
esmer bir aşkı yüklenerek gelecek

kimsesiz bir ağacın dallarından
acısını dut gibi dökerek gelecek

yıllar sonra buğulu bir sabah vakti
kapına yaralı bir at gibi gelecek

kâğıdın kalemin tozlu sunağından
beyaz kefenini yırtarak gelecek

aşkta kaybedilmiş bir eli kazanıp
geçmişini unutmaktan gelecek

dilin terkisinden, harflerin hızından
söze küskün kelimelerden gelecek

sana şehir gelecek uzaklardan
bir halkın içinden geçerek gelecek.

Tozan Alkan

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.