ve bir gün kalbim duracak
tut ellerimi diyeceğim o zaman
eski bir Kanlıca sabahında
kırçıl kanatlı bir martının
çığlığıyla bitecek her şey
Nefî’nin dilinden
Nedim’in gönlünden şarkılar söyleyeceksin
hayalin gözümde tütecek
Hüsn ü Aşk’la yanacak Galibî gazeller
uzaktan bakacak Kız Kulesi kıyılarına
Baki’nin bahtından
sultanın tahtından yalvarı vereceksin
ve … hayalin gözümde tütecek …
seherler servilerinle süslenecek
duy hayatı diyeceğim beş vakit
baki kalan gökkubbenin altında
şairin hoş sadasıyla
dolacak bulutlar
Süleymaniye’nin namından
bir saba makamından sonsuzluğu haykıracaksın
sesin ruhuma dokunacak
bir dağ gibi durucak kubbeler
Sultanahmet mührünü vuracak ufuklara
minarelerin altın şerefesinden
aşkın yedi tepesinden huzura ereceksin
ve … sesin ruhuma dokunacak …
asırlarca yüreğim tutuşacak
aç kapıları diyeceğim sessizce
tarihin sırmalı perdesinde
Fatih’in haykırışıyla kül olacak mavi deniz
Ulubatlı’nın şanından
hünkarın mehteranından marşlar dinleyeceksin
ismin kulağıma okunacak
rüzgara nispet koşacak kıyında küheylanlar
Akşemseddin açacak gönlünü sultana
muştular anlam katacak bahara
şehrin kavi surlarından
vaktin aşikar sırlarından ötelere uçacaksın
ve … ismin kulağıma okunacak …
baharda çiçekler ellerinle dirilecek
gül yüzüme diyeceğim fecirde
sihirli bir saray bahçesinde
soylu bir lalenin endamıyla yaşanacak devirler
goncaların yaprağından
sevgilinin yanağından buseler alacaksın
kokun canıma sinecek
samyeli esecek Kandilli’nin sokaklarında
nisan nazlanacak erguvanlarla yeniden
Çamlıca’nın renginden
güllerin ahenginden rayihalar sunacaksın
ve … kokun canıma sinecek …
çağlar aşkı kitabelere yazacak
gir gönlüme diyeceğim gizliden
hazin bir eylül akşamında
karanfillerin sessizliğiyle yitecek alem
sevgilinin güz celbinden
Sinan’ın gül kalbinden göğe yükseleceksin
sevdan yüreğimi yakacak
iki güneş arası belirecek dersaadette mabedler
inanç nuruyla kuşatacak çağları
mimarın kesme taşından
süzülüp Mihrimah’ın gözyaşından damlayacaksın
ve … sevdan yüreğimi yakacak …
kalpler sükun bulacak Eyüp’te
sar sinene diyeceğim cihanı
gül şehrayin çağrısında
Sultan’ın kudretiyle susacak evren
bir üstadın hattından
elifin mana katından iz süreceksin
gölgen üstüme düşecek
miladî zaferler saracak düşleri
leventler cenk edecek sularda
kuşatma fetih arasında
bir aşığın yürek yarasında tenhada bekleyeceksin
ve … gölgen üstüme düşecek …
gökyüzü öyküler sunacak ruhuna
gel usulca diyeceğim bütün yıldızlara
aşıkların sefa kayığında
esrik bir nağmeyle çınlayacak Göksu
dalgaların ısrarından
deniz kızlarının esrarından masallar fısıldayacaksın
nefesin yüreğime dolacak
derunî gökler süsleyecek hayalleri
Galata Hezarfan’la kanatlanacak Üsküdar’a
Piyer Loti’nin doruğundan
Haliç’in gür soluğundan yüzüme güleceksin
ve … nefesin yüreğime dolacak …
hisarlarına mazi tutunacak ansızın
yaz Çelebi’ye diyeceğim şehrengizi yeniden
bir sümbülün edasında
leylakların moruyla taçlanacak yamaçlar
perilerin köşkünden
bülbüllerin aşkından neşideler söyleceksin
güneşin gönlüme doğacak
can içre yanacak dil besteler
dağlar yaslanacak bağrına
sevginin öz vatanından
sevdanın sır destanından çıkageleceksin
ve … güneşin gönlüme doğacak …
içinden laciverdî denizler geçecek
bak gözlerime diyeceğim sonsuza dek
cennetin cümle kapısında
senden müjdeler verecek gökçeler
ulu bir çınarın kadim yalnızlığından
Karacaahmet’in ebedi ıssızlığından yankılanacaksın
çığlığın içimi titretecek
mahyalar süzülecek kıtadan kıtalara
dost elli dualar semaya kalkacak
türbelerin gölgesinden
Yûşa Tepesi’nden sesleneceksin
ve … çığlığın içimi titretecek …
şairler ismini sayıklayacak delice
ver sırrını diyeceğim bana ey şehir
kırgın bir tayfanın hasretinde
süzülen vapurların sireniyle gamlanacak türküler
bohem ressamların fırçasından
dervişlerin yamalı hırkasından dile geleceksin
adın ruhuma kazınacak
geceler pervane olacak kandillere
boğaza boyun eğecek köprüler
dünyanın en nadide şehirlerinden
asrın en lirik şiirlerinden sana sesleneceğim
ve … adın ruhuma kazınacak …
Ozan Taşdemir