O Yıkasın Beni

ne zaman ayıracaksın kirazla yaprağını?
boş bir kulübe olduğumda ben
dalları kesilip budanmayan
ne zaman ayıracaksın ağaçları caddelerden?

yangın ortasında kaldım son günler
yıldızlı gökyüzü doğmuş içime
ne zaman ezberi bozacaksın?
kervanlar bağışlıyor kan ter içinde saatlerden

beni sokağa attılar, kötülük istiyorum bu yüzden
alevler arasından sesleniyorum
ne zaman ayıracaksın sapları tanelerden?

boş bardaktaki izimdir, küçük dudakla emdiğim
kalmadı içtiklerim, uykular bitti kuş tüyü yastıkta
geçmişi okuyorum; halı dükkânında uyuyor,
serin taşlıklarda uyanıyorum, ölüyorum iyi mi?
o yıkasın beni! akkor haline gelmiş serinliklerden

berrak nehir görünüyor, içime sızsın parlayan sular
hayat bir dönme dolap; bayramlar, yılbaşı tatilleri
içimde eylül ayından sızan sevinçler, içimde borçlarım
onu yıkamam, kış uykusunda gibiyim, sabun kirlenir
üstümde terleyip kuruyan ipek gömleklerim, size dair
kahverengi pirinçler ıslarken yemek saatlerine
sıcak pideler, parasını vermeden, ısırıp bıraktığınız
kapıma tabela çaktım bu yüzden
odamın köşesine sabahleyin: durdum kendime!
at dirildi içimde, içip dururken serin taşlıkları
kötülük istiyorum, arsa param bittiğinde, sizden!

o çürüdü, parmakları yazıyor
fırın çakmağının ışığıyla artan tırnakları
nereyi kazımıştım, kimseden haber?
dişli soğukta geçiyor önümüzden: tohum ekmiş önüne gelene
derin dille resmetmiş dünyayı, leke tutmuyor anlattıkları
ayıracaksın dalları, kış geliyor, ondan kapattığın yüzüm üstüne
ayıracaksın, çapa yaptığım toprakta, biriken tüm kapıları

güller dikildi, çilekleri seyre dalmışsın, ömrümün kalanı
o yıkasın beni! dostum yıkasın, kalan yıkasın
kutup yıldızı önüne birikmiş köpekler,
kemikten sonra sizi gözler, hepsi sizden izler:
yarım yamalak bir telaş, düzeltilmiş son kravat
iyi bir yere konuk gitmeyi hesapladığınız güz sabahları
gider gibi! ayakkabı bağcıkları tutarsız,
alnımdaki ter aceleci, ceketimin yakasına sinen çiçekle
pantolonuma gizlediğim ütü payı
kendinizi diriltiniz, ne kadar kırışık varsa çorapta buluşsun
borcum bitsin, kapansın defterler, istim üzerindeki
hepsini ödedim: bana benzer kimlikleri

süt nehrinde yıkadım ajandaları
bu yüzden birikmeyecek artan sayılar
elimde kalmayacak dostların gelecek yılları

Hüseyin Peker

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.