Kalbim, Kovulmuşlar Bahçesi

 

dalgınlığım suçlarıma eklenebilir
suskun bir kadını yaralarından sevdim
dalgınlık suları ki kâlb üzerinden geçer
yorgun bir bulut olup yatağına eğildim

eski bir dilden usulca konuşuldu; aşk
resimlerde bir ayrıntı olma inceliğidir,
ve kendi yüzünü şaşkın çocuklar gibi sevmenin
hiçbir yüze karşılık gelmeyen acemiliğidir…
aşkın zor dilini senin yüzünden ezberledim.

Yüzüne ince bir örtü gibi rüzgâr düşüren
aralık kalbinden aşklar dökerken tanıdım seni
geveze kımıltıların bahçesiydi dağınık tenin
ıssızdım uğramıştım ben üşüyen göçmen
anladım bu aşk sürer bizi evinden
uzak nehirler gibi kederli mevsimlere

güzelsin, küçük yağmurlar topladın da yüzüne
sana sığındıkça ıslandı yorgun saçlarım
n’olur şakacı bir yıldız gibi geceme gizlenseydin
gülümseyen, suya düşen ve kalbimi süsleyen
kırılmış ay parçaları gibi yatağıma inseydin

ah, beni yaralı aşklara üfleyen flüt
konuş ve suçumu suçsuzluğuma biriktir benim.

Haydar Ergülen

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.