Sussam çevremde akbabalar dansı
Konuşsam ses boğan barikatları köhnemiş sarayların
Dönemeyeceğim kadar benden uzak avungan çocuk yıllarım
Yanıtlanmayan sorularım hâlâ yanıtsız
Ömürlerden taşar gençliğimde zaptedilemeyen hüznüm
yine aynı hüzün
Ağlarsam yağmurda ağlarım kimse anlamamalı
Günlerin vahşetinde ezilirken güller içimde
Kanırtan bir dildi ki ağzımdaki öncelikle çuvaldız
Bir melodiyken kulaklara şafaktaki boynun çıtırtısı
Dağıtamaz çenesuyu ustaları içime çöken avlu sessizliğini
Kılavuzdu ağdaya muhtaç yüreklere yağı bitmiş kandiller
Yürüsem her yön uçurum dönsem her yanım inkârdı
Ve birkaç kopuk yılda yaşadım hayatın tüm yaşlarını
Ey bana kuyular kazan dizginlenemez sözcüklerim
Savrulan beş çaylarına kırık aynalar şenlensin
Ey şair!
Savur kendini sözcüklerine yaraların neşterlensin.
Naim Kandemir