Emir geldi ve kâlb atmaya başladı

Kâlb öncesi zamanlar vardı, Sonra mucize gerçekleşti, kâlbin oluşum süreci tamamlandı. Emir geldi ve kâlb atmaya başladı… O ilk darbe ânı ve hareketin başladığı hayat noktası “Fuad” ile sarsılır cisim… Gücü vardır, sesi vardır, ritmi vardır… Kâlb, hayata hevesle, tüm gerçekliği ile başlar… Hızlanmalar, yavaşlamalar, heyecanlar, korkular, aşklar, mutluluklar, hüzünler, müzik, coşkular, keskin şoklar, gider bozuklukları, yetmezlikler, hastalıklar, durma ve yeniden başlamalar… Derken cisme gelen sinyal ve durma ânı… “Fuad”. En küçük sonsuzluktan, en büyük sonsuzluğa, yokluktan varlığa kâinatı başlatır, “Fuad”… Orada artık ne son ne de ilk olmak tariflenemez. Mutlak varlık yegâne gerçektir… Kâlb öncesi, kâlb ânı, kâlb sonrası sorularını kendime sormaktayım… Kâlbin kırıldığı an vardır ki, o hayat noktasından “Fuad” dan kırılır. Kâlbin en mutlu olduğu an “Fuad” dır… “Fuad” ile görür, duyar, dokunur, tadar, koklar, sever, gariplikleri sezer, hissederiz… Ve “Fuad” ile düşünürüz. Yeteneklerimiz, ve hatta hiçbir zaman keşfedemeyeceğimiz yeteneklerimizdir Fuad… Mantık kâlbimizde şekillenir ve nasîbimiz ölçüsünde acımasız ya da sevgi dolu olabilir. Bu müzikler, insan ve insan dışında bilinen, bilinmeyen ve hiçbir zaman bilinmeyecek olan, ya da ileride keşfedilecek canlı, cansız her nesnenin özündeki eksiklikleri tamamlamada karşılıksız hizmetkâr olan “Fuad” özlemi ile insanlık hayaline armağandır…

Erkan Oğur

(Embriyoda gelişimini tamamlayan ilk organ kalptir. Kalp, gelişimin dördüncü haftasının başlarında çarpmaya başlar. Bu çalışma ölünceye kadar da devam eder.)

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.