kaslarımı geren bir bulanıklık
terliyim
dosdoğru yaşamaksa hayli gülünç
her gün aldandığım bu sokakların
beni hunharca güldüren bir yanı var
ellerime üşüyen kurtlar alıyorum
bu sıralar en çok bu yakışıyor tenime
kaç zamandır aynaların meclisine uzağım
saçlarıma ve çimenlere sıkıcı buğular getiriyormuşum
gözlerimde dağınık evlerin haritası saklıymış
üşüyen kurtlarla ağlaşıp avunuyormuşum
saygıdeğer aynaların hakları var
haylidir hiç söz etmedim
çünkü insanların duvarları karalı
açık ve kesin konuşmalardan kaçındım
haylidir dokunduğum tellerin kanı var
sesimin tonu kıvama gelmek üzere
vakti gelince meydanlara çıkacak
o zaman bu tona vurulacağım
kaslarımı ve tenimi yorumlamaktan
sedalı-sedasız sesleri ayarlamaktan
bir anda kurtulacağım
yeni tonlar kurabilmek için
kullanılmamış harflerden ve notalardan
geceye ihanete varan hiçbir sözüm olmadı
ne de olsa gece beni barındırıyor
bu kadar isin ve buğunun içinde
sayının ve katranın ortasında
geceye anne diyebiliyormuşum
adına çıdam diyorlar
sahte susuşlar ve repliklerden
sakin duruşlar kurduğum bu uçuşun…
Hüseyin Alacatlı