Ben rüyâların dokumacısıyım


Ben rüyâların dokumacısıyım
Rüyâ bekçisiyim ben.
Yavaşça uykunda yürürüm
Ve kalbine görüntüler yerleştiririm.
Yumuşak gece rüzgarları üstünde yolculuk ederim. 
Rüyâ Ruhlarının ülkesinde kesintisiz.
Uyurken seni korurum.
Ben Koruyucu Ruhum…
Senin Rüyâlarının Koruyucusu …

Evet, ben rüzgârla dansettim…
Sıçrayıp oynarız rüzgâr ve ben
Günışığının tarlalarında ve yüksek çayırda.
Aslanağzı çiçeğinden ruhları göklere uçurturuz
Ve usulca yeryüzüne döndüklerini gözleriz.
Ben ve benim rüzgârım güçlüyüz.
Bilinmeyen yerlere dansettik başımız önümüzde,
Dikkati bir kenara iterek.
Bunlar arayışın yazları.
Rüzgâr ve ben oynarız bir zorba dansı.
Az sonra rüzgârın arzusu yavaşlayacak
Ve ben dansedeceğim başka bir şarkıya.
Bu dans dudaklarıma getirir bir sevgilinin öpücüğünü,
Yumuşak bir okşama yanaklarıma.
Öğrenirim sevmeyi ve sevilmeyi biz dansederken.
Rüzgâr fısıldar bana
Ve yakın tutar tatlı kollarında.
Yumuşak ılık bir meltemdir rüzgâr ve şarkı söyler bana.
beklerken en son dansımızı dansetmeyi …
Evet, ben rüzgârla dansederim.

Fısıltılar
Onun arkasında fısıltılar,
Tam bir fısıltı üstünde fısıltılar.
Yüksek sesle değil herkesin duyacağı kadar,
Fakat yeteri kadar yüksek onun duyması için…
“kalbi taştan”, o duyar 
Yumuşak rüzgârların üstünde taşınan sözcükler
Yaralar, incitirler onlar.
Sözcükler gözyaşlarının başlamasına sebep olurlar.
Onun kalbi fısıldar, “her zaman değil
Di bizim kalbimiz taştan.”
Gülümser gizli bir gülümseyiş.
Hatırlayarak değişik fısıltılar.
Beraberdi onlar, ayrıldılar.
O gözyaşlarını kurutur.
O şimdi fısıldar
“evet, kalbi taştan…
Hiç kırılmayacak tekrar…”


Geleneksel İnuit (Eskimo) Şiiri

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.