Turgenyev Bazarov'u Neden Öldürdü?
Bazarov: Turgenyev'in Baş Edemediği Karakter mi?
“O kadar güçlü bir karakter yarattı ki yazar onunla baş edemeyip öldürmek zorunda kaldı.”
Babalar ve Oğullar söz konusu olduğunda Bazarov hakkında anlatılan en çarpıcı anekdotlardan biri budur. Bir başka biçimde de şöyle aktarılır:
“Bazarov çok güçlendi. Eğer Turgenyev Bazarov'u öldürmeseydi, Bazarov onu öldürecekti.”
Bu sözün kime ait olduğu kesin olarak belgelenmiş değildir. Özellikle Nabokov'a atfedilse de, Nabokov'un eserlerinde bu cümleyi bu biçimiyle söylediğine dair güvenilir bir kaynak bulunmamaktadır. Bu nedenle sözü Nabokov'a aitmiş gibi vermek doğru olmaz.
Fakat ilginç olan şudur: Bu anekdot, Bazarov hakkında yapılmış bazı büyük edebiyat eleştirilerinin özünü şaşırtıcı biçimde yakalar.
Çünkü Bazarov gerçekten de Turgenyev'in diğer karakterlerinden farklıdır. Romanın içine girdiği andan itibaren yalnızca diğer karakterleri değil, romanın kendisini de zorlayan bir enerji taşır.
Ve belki de asıl soru şudur:
Turgenyev Bazarov'u neden öldürdü?
Bazarov kimdir?
Evgeniy Bazarov, 1862'de yayımlanan Babalar ve Oğullar romanının merkezindeki genç doktordur.
Kendisini nihilist olarak tanımlar.
Onun dünyasında:
- hiçbir otorite kendiliğinden kutsal değildir,
- hiçbir ilke yalnızca eski olduğu için doğru kabul edilmez,
- sanat ve şiir, hayatın somut gerçekleri karşısında kuşku uyandıran uğraşlardır,
- romantik aşkın büyük ölçüde biyolojik bir temeli vardır,
- aristokratik değerler aşılması gereken kalıntılardır,
- insan, dünyayı mümkün olduğunca bilim ve deney yoluyla anlamalıdır.
Bazarov'un temel tavrı reddetmektir.
Fakat onu yalnızca “her şeyi reddeden bir genç” olarak görmek karakterin gücünü azaltır.
Bazarov'un asıl özelliği, inandığı şeyi gerçekten yaşamasıdır.
O, bir düşünceyi başkasından öğrenip tekrarlayan biri değildir. Kendi zihinsel bağımsızlığını sonuna kadar götürür.
Bu yüzden Arkadi onun yanında çoğu zaman bir öğrenci gibi kalır.
İlk okurlar Bazarov'u nasıl gördü?
Roman yayımlandığında Bazarov büyük bir edebî ve siyasal tartışma yarattı.
Bunun nedeni yalnızca romanın başarısı değildi.
Bazarov, Rusya'da ortaya çıkmakta olan yeni kuşağın ne olduğuna ilişkin bir soruya dönüşmüştü:
Bu gençler ülkenin geleceği mi, yoksa toplumun başına gelecek bir felaket mi?
Romanın radikal okurları Bazarov'un bir karikatür olduğunu düşündüler.
Muhafazakârlar ise tam tersine, Turgenyev'in tehlikeli gençliği fazla güçlü ve çekici gösterdiğinden rahatsız oldular.
Fakat eleştirmen Dmitri Pisarev Bazarov'u bambaşka biçimde okudu.
Pisarev: “Bazarov bizim kuşağımızdır”
Pisarev'in 1862 tarihli “Bazarov” başlıklı yazısı, karakter üzerine yapılmış en önemli ilk yorumlardan biridir.
Pisarev Bazarov'u yalnızca bir roman kahramanı olarak görmez.
Onu yeni Rus kuşağının temsilcisi olarak kabul eder.
Pisarev'e göre Bazarov'un en önemli özelliklerinden biri, düşünce ile eylemin birbirinden ayrılmamasıdır.
Önceki Rus edebiyatının bazı karakterlerinde irade ve bilgi birbirinden ayrılmıştır:
Pechorin'de irade vardır ama bilgi eksiktir.
Rudin'de bilgi vardır ama irade eksiktir.
Bazarov'da ise bilgi ve irade birleşir.
Bu nedenle Bazarov, Pisarev için son derece güçlü bir tiptir.
Pisarev onun herhangi bir üst otoriteyi, dışarıdan dayatılan ahlâk yasasını veya hazır ilkeyi kabul etmediğini vurgular.
Daha da önemlisi, Bazarov'un “muazzam bir güce” sahip olduğunu düşünür. (degruyterbrill.com)
Bu nedenle Pisarev için Bazarov yalnızca edebî bir karakter değil, yeni insanın işaretidir.
Strahov: Bazarov'un altında daha büyük bir hayat var
Nikolay Strahov ise Bazarov'u Pisarev kadar sahiplenmez.
Fakat onun değerlendirmesi son derece önemlidir.
Strahov, romanın yalnızca “babalar ile oğullar arasındaki kuşak çatışması” olmadığını düşünür.
Romanın altında daha büyük bir hayat vardır:
doğa, aşk, aile, ölüm, insanın sınırlılığı ve hayatın kendisi.
Bu yüzden Bazarov ne kadar güçlü olursa olsun, onun düşünsel sistemi hayatın tamamını açıklamaya yetmez.
Strahov'un değerlendirmesi Bazarov'un gücünü küçültmez.
Tam tersine:
Bazarov'un gücü ile hayatın ondan daha büyük olması arasındaki gerilimi görünür kılar.
Nitekim daha sonraki eleştirmenler Bazarov'un karakterinin neden bu kadar etkileyici olduğunu açıklarken Strahov'un bu yaklaşımından yararlanmışlardır. (penguinrandomhouse.com)
Bazarov'u Dostoyevski neden ilginç buldu?
Dostoyevski'nin Bazarov'a yaklaşımı özellikle ilginçtir.
Çünkü Dostoyevski, Bazarov'un temsil ettiği düşünce dünyasına yakın değildir.
Fakat karakterin gücünü fark eder.
Bazarov'un sonraki Rus edebiyatında Dostoyevski'nin Raskolnikov gibi karakterleriyle birlikte düşünülmesinin bir nedeni de budur.
Bazarov ile Raskolnikov aynı karakter değildir.
Ama ikisinde de insanın kendisini genel ahlâkın ve mevcut düzenin üzerine koymaya çalışmasının yarattığı tehlikeli enerji vardır.
Bazarov'un sorusu:
“Neden kabul edeyim?”
Raskolnikov'un sorusu ise daha ileri gider:
“Neden itaat edeyim?”
Bu bakımdan Bazarov, Rus romanındaki daha sonraki radikal karakterlerin önemli öncüllerinden biri olarak okunabilir. Dostoyevski'nin Bazarov'u ilgiyle karşılaması ve daha sonra aşırılaştırılmış bir Bazarov tipini Raskolnikov'da yaratması bu açıdan anlamlıdır. (newyorker.com)
Maurice Baring: “Turgenyev'in yarattığı en güçlü karakter”
Bazarov'un gücünü en açık biçimde dile getiren eleştirmenlerden biri Maurice Baring'dir.
Baring, An Outline of Russian Literature adlı eserinde Bazarov'un romanın diğer karakterlerinin arasından adeta Lucifer gibi yükseldiğini ve onu:
“Turgenyev'in yarattığı en güçlü — hatta tek güçlü — karakter”
olarak nitelendirir. (gutenberg.org)
Bu son derece ağır bir değerlendirmedir.
Çünkü Baring burada yalnızca:
“Bazarov iyi yazılmış bir karakterdir.”
demiyor.
Daha ileri gidiyor:
Turgenyev'in diğer karakterlerinin arasında gerçek bir güç merkezi Bazarov'dur.
Baring'e göre Bazarov eğilmez.
Kırılabilir ama eğilmez.
Ve sonunda gerçekten kırılır.
Fakat ölürken bile gururunu kaybetmez.
Baring'in özellikle vurguladığı şeylerden biri de Bazarov'un ölüm sahnesinin Turgenyev sanatının zirvelerinden biri olmasıdır. (gutenberg.org)
Burada ilk anekdotumuz yeniden karşımıza çıkıyor.
Çünkü eğer bir karakter yazarının yarattığı diğer bütün karakterleri gölgede bırakacak kadar güçlü hale gelmişse, onun ölümünün edebiyat tarihinde bu kadar tartışılması şaşırtıcı değildir.
Edward Garnett: Romanın her şeyi Bazarov'un çevresinde anlam kazanır
İngiliz eleştirmen Edward Garnett de Bazarov'un roman üzerindeki hâkimiyetini vurgular.
Ona göre Bazarov yalnızca romanın politik merkezi değildir.
Diğer karakterlerin anlamını da belirleyen merkezdir.
Nikolay ve Pavel geçmişi,
Arkadi bugünü,
Bazarov'un anne-babası aile bağlarını,
Odintsova ise kadın ve aşkın çekiciliğini temsil eder.
Fakat bütün bu unsurlar Bazarov'un etrafında yeniden anlam kazanır.
Garnett'in çok güçlü bir tespiti vardır:
Bazarov'un hikâyesi, insanın kayıtsız doğa karşısındaki trajik güçsüzlüğünün daha geniş trajedisinin bir parçasıdır. (gutenberg.org)
Bu nokta bizi doğrudan Nabokov'a götürür.
Nabokov: Turgenyev Bazarov'u neden öldürdü?
Nabokov'un Bazarov hakkındaki değerlendirmesi belki de en ilginç olanıdır.
Çünkü Nabokov, Bazarov'un yalnızca romanın sınırları içindeki kaderini düşünmez.
“Bazarov yaşasaydı ne olurdu?” sorusunu da sorar.
Nabokov'a göre Bazarov güçlü bir adamdır.
Eğer yirmili yaşlarının ötesinde yaşayabilseydi, romanın ufkunun dışında:
- büyük bir toplumsal düşünür,
- önemli bir hekim,
- hatta etkin bir devrimci
olabilmesi mümkündü. (wilsoncenter.org)
İşte bu, başta kullandığımız anekdotu çok daha ilginç hale getiriyor.
Çünkü Nabokov gerçekten de Bazarov'un hayatının romanda kesilmesinin ardından onun nasıl bir geleceğe sahip olabileceğini düşünmektedir.
Fakat Nabokov'un asıl eleştirisi Bazarov'dan çok Turgenyev'e yönelir.
Nabokov, Turgenyev'in erkek karakterlerinin kendi yarattığı dünyanın içinde başarıya ulaşmasına izin vermekte zorlandığını düşünür.
Başka bir ifadeyle:
Turgenyev güçlü erkek karakterler yaratır, fakat onları kendi kurduğu dünyanın sonuna kadar götürmekte zorlanır. (thenabokovian.org)
Bu nedenle Bazarov'un ölümü yalnızca karakterin ölümü değildir.
Bir bakıma yazarın karakter üzerindeki hâkimiyetini yeniden kurmasıdır.
Ama Bazarov düşünsel olarak yenilmez
Nabokov'un değerlendirmesinin en önemli taraflarından biri budur.
Bazarov'un ölümü onun fikirlerinin çöküşü değildir.
Bazarov:
- Pavel Petroviç'e düşünsel olarak yenilmez,
- nihilizmini terk etmez,
- başka bir ideolojiye dönmez,
- “yanılmışım” demez.
Onu öldüren şey tifüstür.
Yani:
Bazarov bir fikir yüzünden değil, hayatın rastlantısı yüzünden ölür.
Bu ayrım çok önemlidir.
Çünkü Turgenyev Bazarov'u kendi düşüncesinin mantıksal sonucuna götürüp öldürmez.
Onu hayatın kontrol edilemeyen tarafına teslim eder.
Bazarov'un ölümü: “Kaderin kör hükmü”
Nabokov'un değerlendirmesinde Bazarov'un ölümü, onun iç gelişiminin zorunlu sonucu değildir.
Nabokov bunu “kaderin kör hükmü” olarak niteler.
Ayrıca Turgenyev'in Bazarov'u kendi kurduğu düşünsel kalıbın dışına çıkarıp “rastlantılar dünyasına” bıraktığını söyler.
İşte burada romanın en büyük ironisi ortaya çıkar.
Bazarov hayatı açıklamak ister.
Doğayı açıklamak ister.
Aşkı açıklamak ister.
İnsanı açıklamak ister.
Ama sonunda kendi hayatını açıklayan bir teori tarafından değil, rastlantısal bir enfeksiyon tarafından öldürülür.
Bazarov'un bütün özgüvenine karşılık hayat ona cevap vermez.
Sadece onu susturur.
Bazarov ve Odintsova: Akıl ile hayatın çarpışması
Bazarov'un ölümünden önce yaşadığı en önemli sarsıntı ise Odintsova'dır.
Çünkü Bazarov aşkı küçümser.
Onu biyolojik bir olay olarak görür.
Fakat kendisi âşık olur.
Ve burada kendi düşüncesinin sınırına gelir.
Bazarov başkalarının duygularını açıklayabilir; kendi duygularını açıklamakta zorlanır.
Odintsova onu Pavel Petroviç'in yapamadığı biçimde sarsar.
Onu tartışmada yenmez.
Onu kendi iç dünyasıyla karşı karşıya bırakır.
Bazarov'un insanlaşması da burada gerçekleşir.
Bu yüzden aşk, Bazarov'un zayıflığı değildir.
Tam tersine:
Onun yalnızca bir fikirden ibaret olmadığını gösteren şeydir.
Bazarov'un anne ve babası: Nihilistin yenemediği şey
Bazarov'un en büyük çelişkilerinden biri ailesidir.
Anne ve babası oğullarına neredeyse taparlar.
Bazarov ise onlara karşı soğuk görünür.
Fakat roman ilerledikçe onun sevgisiz değil, duygularını ifade etmekte yetersiz olduğu anlaşılır.
Ölüm yaklaşınca Bazarov'un sert kabuğu çatlar.
Ve romanın sonunda onun anne-babası mezarının başında kalır.
Bazarov'un bütün fikirleri, bütün tartışmaları, bütün nihilizmi bir anda insan hayatının temel gerçeğiyle karşılaşır:
Ölüm.
Ve burada Turgenyev, Bazarov'u düşünsel olarak küçük düşürmez.
Onu insan olarak gösterir.
Isaiah Berlin: Bazarov bir “kahraman” mı, bir tehdit mi?
Rus düşünce tarihçisi Isaiah Berlin'in Bazarov değerlendirmesi, karakterin neden tek bir kategoriye sığmadığını gösterir.
Berlin, Bazarov'u:
- genç,
- cesur,
- zeki,
- güçlü,
- geçmişin yükünü reddeden
bir figür olarak ele alır.
Strahov'un Bazarov'u “kahraman ölçeğinde” bir karakter olarak gördüğünü de aktarır. Daha sonraki Lunacharsky ise onu Rus edebiyatındaki ilk “pozitif” kahraman olarak değerlendirmiştir. (nybooks.com)
Fakat Berlin'in asıl dikkat çektiği şey şudur:
Bazarov aynı zamanda sanatın, kültürün ve liberal değerlerin tamamına karşı derin bir küçümseme taşır.
Dolayısıyla:
Bazarov ilerlemenin sembolü müdür?
Yoksa:
özgürlüğü yıkıcılığa dönüştüren tehlikeli bir radikal midir?
Berlin bu soruyu açık bırakır.
Zaten Bazarov'un gücü de buradan gelir.
Turgenyev'in kendi Bazarov'u
Belki bütün eleştirilerden önce Turgenyev'in kendi sözlerine bakmak gerekir.
Turgenyev, Bazarov'u yalnızca uzaktan gözlemlediği bir genç olarak görmüyordu.
Bir mektubunda onu “zamanımızın kahramanı” olarak nitelendirmiştir.
Başka bir mektubunda ise Bazarov'u zihninde:
“karanlık, vahşi, büyük, toprağın yarısından yükselmiş, güçlü ve sert”
bir figür olarak gördüğünü anlatır. Fakat aynı cümlede onun geleceğin eşiğinde olduğu için ölüme mahkûm olduğunu da belirtir. (wilsoncenter.org)
Bu ayrıntı çok önemlidir.
Çünkü Turgenyev Bazarov'u basitçe aşağılamak için yaratmış değildir.
Onu güçlü olarak görür.
Hatta onu “zamanımızın kahramanı” olarak adlandırır.
Fakat Bazarov'un gücü ile Turgenyev'in ona yüklediği tarihsel sınır arasında bir gerilim vardır.
Peki Turgenyev gerçekten Bazarov'dan korktu mu?
Bunu kelimenin gerçek anlamıyla söylemek mümkün değil.
Fakat edebî açıdan şu yorum yapılabilir:
Bazarov, Turgenyev'in kontrol edebileceği bir karakter olmaktan çıkmaya çok yaklaşır.
Çünkü Bazarov:
- romanın diğer karakterlerini gölgede bırakır,
- yazarın dönemindeki gerçek bir toplumsal tipi temsil eder,
- radikaller tarafından sahiplenilir,
- muhafazakârlar tarafından tehdit olarak görülür,
- Pisarev tarafından neredeyse gerçek bir insan gibi savunulur,
- daha sonraki Rus edebiyatının radikal karakterlerine doğru uzanan bir çizgi oluşturur.
Bu nedenle Bazarov'un ölümünü yalnızca “hikâyenin gereği” olarak görmek eksik kalır.
“Bazarov'u öldürmek zorunda kaldı” sözü neden bu kadar etkileyici?
Çünkü aslında bu söz bir edebiyat teorisini özetliyor:
Bazı karakterler yazarlarından daha büyük görünmeye başlar.
Bazarov da böyle bir karakterdir.
Turgenyev onu yaratır.
Fakat Bazarov romanın içinde yalnızca kendisine verilen rolü oynamaz.
Kendi düşüncesini üretir.
Diğer karakterleri etkiler.
Okuru öfkelendirir.
Okuru hayran bırakır.
Yazarı savunmaya zorlar.
Eleştirmenleri birbirine düşürür.
Ve sonunda roman bittikten sonra bile yaşamaya devam eder.
İşte güçlü karakterin ölçüsü budur.
Karakter, romanın sonunda ölür; fakat romanın dışında yaşamaya devam eder.
Bazarov tam olarak bunu başarır.
Bazarov neden öldü?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
1. Anlatısal neden
Romanın dramatik yapısı bir sona ihtiyaç duyar.
2. Tarihsel neden
Bazarov, 1860'ların radikal gençliğinin henüz oluşmakta olan enerjisini temsil eder. Turgenyev onu geleceğin eşiğinde bırakır.
3. Felsefi neden
Bazarov'un bütün dünyayı akılla ve deneyle açıklama iddiası, ölüm ve rastlantı karşısında sınanır.
4. Psikolojik neden
Odintsova'ya duyduğu aşk, Bazarov'un kendisi hakkında kurduğu kesinlikleri sarsar.
5. Edebî neden
Bazarov'un ölümü, onu sıradan bir toplumsal tip olmaktan çıkarıp trajik bir karaktere dönüştürür.
Bazarov'un trajedisi
Bazarov'un trajedisi nihilist olması değildir.
Asıl trajedisi şudur:
Hayatı küçümseyecek kadar güçlüdür; fakat hayatın kendisi karşısında yine de güçsüzdür.
Aşka inanmaz.
Âşık olur.
Sanatı küçümser.
Ama hayatın güzelliğiyle karşılaşır.
Ailesinin duygusallığını küçümser.
Ama onların sevgisinin dışında kalamaz.
Doğayı yalnızca bilimsel bir nesne olarak görür.
Fakat doğa onu öldürür.
Ölüme meydan okur.
Ama ölüm ona meydan okumaz.
Sadece gelir.
Ve belki de Bazarov'un asıl yenilgisi
Bazarov'un yenilgisi Pavel Petroviç karşısında değildir.
Arkadi karşısında değildir.
Odintsova karşısında değildir.
Bazarov'un gerçek yenilgisi, hayatın kendi teorisinden daha büyük olduğunu kabul etmek zorunda kalmasıdır.
Fakat Turgenyev bunu ona açıkça söyletmez.
Bazarov:
“Yanılmışım.”
demez.
Roman onu böyle bir itirafa zorlamaz.
Bu nedenle ölüm sahnesi çok daha güçlüdür.
Bazarov düşünsel olarak teslim olmadan ölür.
Sonuç: Bazarov neden hâlâ yaşıyor?
Babalar ve Oğullar 1862'de yayımlandı.
Aradan bir buçuk asırdan fazla zaman geçti.
Rusya değişti.
Nihilizm kavramının anlamı değişti.
Devrimler oldu.
Sovyetler Birliği kuruldu ve yıkıldı.
Bilim, teknoloji ve toplum bütünüyle değişti.
Ama Bazarov hâlâ okunuyor.
Çünkü Bazarov yalnızca 1860'ların Rus gençliğini anlatmıyor.
O, otoriteyle hesaplaşan insanı anlatıyor.
Her şeyi sorgulayan insanı.
Gelenekle kavga eden insanı.
Aklını hayatın üzerine koyan insanı.
Kendi duygularına bile güvenmeyen insanı.
Ve sonunda bütün düşüncelerine rağmen ölüm karşısında eşitlenen insanı.
Bu nedenle Bazarov'un asıl gücü nihilizminde değildir.
Asıl gücü, kendi çelişkileriyle birlikte canlı olmasıdır.
Belki de Turgenyev'in onu öldürmek zorunda kalmış gibi görünmesinin nedeni budur.
Çünkü Bazarov romanın sonunda ölür.
Ama karakter olarak yenilmez.
Ve belki de o meşhur, kaynağı kesin olarak belirlenemeyen anekdotun söylemek istediği tam olarak budur:
Turgenyev Bazarov'u öldürdü; fakat onu susturamadı.
Bazarov'un ölümünden sonra başlayan asıl hayatı, okurun zihnindedir.
Kısa kaynak notu
Bu dosyada özellikle şu değerlendirmelerden yararlanılmıştır:
- İvan Turgenyev: Bazarov'un yaratılışı ve karakterine ilişkin mektupları. Turgenyev onu “zamanımızın kahramanı” olarak nitelendirirken, başka bir mektubunda onu güçlü fakat geleceğin eşiğinde ölüme mahkûm bir figür olarak tasvir eder. (dokumen.pub)
- Dmitri Pisarev: 1862 tarihli “Bazarov” yazısı. Bazarov'u yeni kuşağın güçlü ve bağımsız tipi olarak okur. (researchgate.net)
- Nikolay Strahov: Bazarov'un “kahraman ölçeğinde” ele alınabilecek gücüne ve romanın düşünsel olmaktan daha geniş bir hayat alanına işaret eden değerlendirmeleri. (nybooks.com)
- Dostoyevski: Bazarov tipinin sonraki Rus romanında, özellikle Raskolnikov gibi karakterlerde yankılanması. (newyorker.com)
- Maurice Baring: Bazarov'u Turgenyev'in “en güçlü — hatta tek güçlü — karakteri” olarak değerlendirir. (gutenberg.org)
- Edward Garnett: Bazarov'un romanın bütün karakterlerini ve olaylarını çevresinde anlamlandıran merkezi figür olduğunu vurgular. (gutenberg.org)
- Vladimir Nabokov: Bazarov'un güçlü bir karakter olduğunu, yaşasaydı büyük bir toplumsal düşünür, önemli bir hekim veya etkin bir devrimci olabileceğini; Turgenyev'in ise erkek karakterlerini kendi kurduğu dünyanın içinde zafere ulaştırmakta zorlandığını söyler. (wilsoncenter.org)
- Isaiah Berlin: Bazarov'u güçlü, zeki, cesur ve geçmişin yükünü reddeden; fakat aynı zamanda kültüre ve liberal değerlere düşmanlığı nedeniyle ciddi bir sorun taşıyan karmaşık bir figür olarak değerlendirir. (nybooks.com)
Önemli not: “Bazarov çok güçlendi; Turgenyev onu öldürmeseydi Bazarov Turgenyev'i öldürecekti” şeklindeki anekdotun güvenilir birincil kaynağı henüz tespit edilememiştir. Bu nedenle yazıda anonim/popüler bir edebiyat anekdotu olarak kullanılması, belirli bir yazara mal edilmesinden daha güvenlidir.