Ey tahtı ışıl ışıl ölümsüz Aphrodite,
Ulu Zeus’un düzenci kızı,
Yalvarırım yüreğimi acılarla
Dağlama!
Yardımıma gel gene, hani eskiden
Sesimi duyunca nasıl, çıkıp
Babanın sarayından, kanat çırpan
Kuşların
Çektiği yaldızlı arabana biner;
Yeryüzüne inerdin bulutsuz
Mavilikten:
Ölümsüz dudağında o aydınlık gülüşle
Sorardın,
“Gene nen var?” derdin “Nedir gene”
Deli gönlünü çelen? Tılsımımla kimi
Baştan çıkarıp yollamam gerekiyor
Koynuna?
Söyle, Sapho, kim seni üzen?
Kaçıyorsa, kaçsın, bırak.
Yakında o senin ardına
Düşecek.
Bugün almıyorsa verdiklerini,
Yarın o sana armağanlar verecek;
Seni sevmiyorsa, istemese de ergeç
Sevecek.
Geleceğin varsa, şimdi gel,
Kurtar beni
Kuşkudan, ne diliyorsa gönlün
Yerine getir, sen de katıl benimle
Savaşa.
Sappho
Çeviren: Cevat Çapan