tükendi dad kelimelerim
artık dokunmasalar da ağlıyorum
Murat Kapkıner
Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
İçimde yalnız ve yapraksız
Bir kavak ağacı büyüyor -Çıplak ve göğe doğru-
Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
Bir ağlama duvarı bu.
Erdem Bayazıt
sesinden tanıdım defterde sesi kalmış
göz kırpıyordu bana gözlerimi kapadım
buymuş dedim ağladım bir daha ağlamadım
İçimdeki bir yerde kaybolmuş bir çocukluk
kubbesi tamamlanmış o türbede yatıyor
Hüseyin Alacatlı
Çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak isterdim…
Çekiniyorum işte olmuyor,
Çıkmıyor sesim…
İbrahim Kiras
belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize
Turgut Uyar
Yüzyılların tortusundan yaratılmış gibiydi. Yüzüyse
her çağa uygun bir yüzdü. İç çekişi ilkel bir gülüm-
semeyle kucaklaşırdı, ağlaması çok eski bir şarkıyla.
Edip Cansever
Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen
Dilek Kartal
Aklına ben gelmeliyim
Ağlamalı
Erdoğan Tanaltay
Hülyalı duaların sertleştirdiği dizlerini ve
denizi dinginleştiren ayaklarını öpüyorum;
Sinirli kalçalarına başımı daldırmak ve
at kılından acı çile gömleğinin altındaki
yanılgıma ağlamak istiyorum;
Mallarme
Uyandım. Yaşadığıma bir daha şükrettim. Birazdan kalkacaksın. Odan can bulacak. Eşyalar kirpik kirpik uyanacak. Aynan bayram yeri. Su değil parmakların akacak musluktan. Terlikler ayaklanacak. Giyindiğin her şey teninle sarhoş. Pencere, korunun rüzgârıyla öpecek ensenden. Işık, ışığa karışacak. Ben, bütün bunların ortasında, titreyerek bakacağım sana. İnsan nasıl ağlamaz bu büyük masala. Günaydın, beni doğuran sabah.
Şükrü Erbaş
gidiyorum; yorgun, solgun, ağlamaklı
viraneme doğru
sizin şehrinizden Tanrı’ya götürüyorum
perişan ve divane gönlümü
Furuğ Ferruhzad
Akşamdır, iniktir elinin perdeleri.
Çocukların koştuğu bir avludur kalbin;
Dilsiz, ama ağlamasını bilen çocukların
Gökten geçen leyleklere bakması kadar
Sessizdir kalbin.
Ülkü Tamer
Gözlerine ne oldu ki, “dur ağlama” desen coşar ırmak olur;
Ya kalbine ne dersin, “yetiş huzur” dedikçe artar acısı gamı..
İmam Bûsîrî (Kaab bin Zubeyr)
Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
Ama bunu kimse bilmemeliydi,
Seni mahşere kadar saklamalıydım.
Dursun Ali Erzincanlı
Ağlamak,
hüzünle anlaşmak,
ve kucaklaşmaktır.
Özdemir Asaf
hüzün üstadımdır benim
külrengi yazmayı
ve gri bir sesle şiir söylemeyi
elinde öğrendiğim
gri gözyaşlarıyle omzunda ağlamayı
sevgilimin
Nizar Kabbani
Allah bir kulunu sevince, onun gönlünü ağlama hissiyle doldurur; ona buğz edince de çalgı neşvesiyle..
Tevrat
Ağlamak bir şey degil
Hançer sokuyorlar adamın sırtına
Murat Kapkıner
uzun uzun bakıyorum ardından bir dostu uğurlar gibi
ağlamak geliyor içimden
nasıl da uzağız birbirimize
Murathan Mungan
Ağlama der dosta Aşık Daimi
Bu da gelir bu da geçer sevdiğim.
Cemal Safi
Ağlayacağım bir kez daha
şurada, yosunların dibinde
yan yana, koyun koyuna.
Ulus Fatih
Yüzüyor ve ağlıyorum.
Her şey, diye ağlıyorum, istendiği gibi, her şey yalpalıyor,
her şey denetim altında, her şey yolunda, insanlar eğri
yağan yağmurun
altında boğuluyordur herhalde, yazık, neyse, ağlamak
için, o da iyi,
belirsiz, söylemesi güç, neden, hem ağlıyor hem yüzüyorum.”
Ulus Fatih
gördüm babaların ağlamasını
dalları düğüm düğüm
gövdesi kahve falı
bir zeytin ağacını köklemek var ya
sökmek var ya sarp yamaçtan ardıcı
kazma vurmak var ya beş yüz yıllık meşeye
acısını duymak var ya kopmanın
babaların ağlaması işte o
babaların ağlaması öyle zor
Hasan Hüseyin
Akşamdır, iniktir elinin perdeleri.
Çocukların koştuğu bir avludur kalbin;
Dilsiz, ama ağlamasını bilen çocukların
Gökten geçen leyleklere bakması kadar
Sessizdir kalbin.
Ülkü Tamer
sanki bir adım daha atsam ağlamayı bırakacağım
uzun denizler aşasım var boğazlardan geçesim var
elimin uzanmadığı dallara konan kuşlara selam ederim
ölüme kavuşmak kolay, seni öldü bilmeli
seni öldü bilmeli, şükredecek haldeyim
Alper Gencer
Bitirdi sabrımı candaki coşma
Halime acı da artık savuşma
Belki tesir eder sana bu koşma
Bir âşık okursa bağlamasıyla
Tâhirü’l-Mevlevî
Ağlamak
Abdesti bozmaz mıydı be şeyhim?
ah muhsin ünlü
kudüs’te bayrak değişimi
ağlama duvarından
ağlayarak çekilen
gülerek yaklaşan asker mevsimi
Sezai Karakoç
Perdeleri sımsıkı örtünce odamda ben,
En fazla yaptığım şey ağlamak, ağlamaktı!
Bir melek -ne güneşe, ne aya görünmeden-
Cevdet Kudret Solok
Ey kavmim…
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Ölülerine dönüp de bakmazsın. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın.
Ama arkana baktığın için taş kesileceksin.
Ve sen kendine bile ağlamayacaksın.
Halil Cibran
kime baksam üzgün
ağlamaklı
Pelin Onay
Sen olmasan…
Bu samîmî bir îtirâf işte;
Sen olmasan yaşayamam:
Seninle rabıtamız hoş bir îtilâf işte;
Fakat bu râbıta hâlî mi rûhu ezmekten? …
Akşam
Gurûba karşı düşündüm sükûn içinde bunu:
Fenâ değil sevişip ağlamak, fakat heyhât,
Bükâya değse hayat! ..
Tevfik Fikret
Bunca kötülüğü bağışlatır bakışın
Yanakların kızarır ağlamaktan.
Cahit Külebi
Ben ağlarım, susarım sonra, kimselere demem bir şey
Sen ağlama, susma da ama, bak buna bağlı her şey..
Ali Lidar
Sebepsiz tartışmalar,
Yüklenmeler sonucunda büyük ağlamalar…
Lütfü Şener
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Ahmed Arif
Bir keman taksimi hazin hazin
Ağlamak saatlerce,
Yıllarca ağlamak.
Turgut Uyar
Kalbim avucumdadır artık,
Bir sahilden sesler gelir, kaybolur
Uzun uzun nefes alır sular
Uzun uzun ağlamak isterim.
Turgut Uyar
Şimdi hepsi birden— uzaktan uzağa —
Bir çocuk ağlaması gibi
Her şey bir çocuk ağlaması gibi
Her şey, ama her şey
Bir çocuk ağlaması gibi
Her şey, her şey, her şey.
Edip Cansever
Ruhum, karanlıkta kaybolan çocuk
Gibi başucunda ağlamaktadır.
Cevdet Kudret Solok
Denize zorla sokulmuş
Ağlamaklı bir çocuk gibi.
Edip Cansever
Gözlerini arıyorum
Öpülmemiş gözlerini
Çıplaklığını arıyorum
Dokunamadığım çıplaklığını
Hiç ağlamadım teninin esmerliğine
Gözyaşlarım acıtmaz narin bedenini
kederli ama samimi
Atilla Birkiye
çünkü senin acı gözyaşların aklımda kalsın istemedim
ve ben gittim ve hâlâ
yıllardır zihnimde benim usulca
senin hayretin ve ağlamaklı halin tekrarlanarak
canımı acıtır
ve ben düşünürüm hep
ne olurdu bizim küçük bahçemizde elma olmasaydı!
Furuğ Ferruhzad
Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi,
Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan.
Teması korku veren tatlı bir ölüm gibi
Daha cana yakındır görünüşün uzaktan…
Faruk Nafiz Çamlıbel
bağışla, ağlamam geçmiyor ne yapsam
sesimi kar soğuğunda yıkasam da!
Hüseyin Alemdar
ben daha ağlamadım
sen o zaman gör nasıl güzel oluruz
Mahmut Avcı
kafayı iki el arasında tutmaya yenilgi denir
içine döktüğün her ağlama yüzündeki çizilmedir
Hüseyin Alemdar
herşey eninde sonunda sessizdir
bir günün kırılganlığından
kalan ve tekrar tekrar kırılan
müteellim bir insan sesinin başlattığı
ağlamanın kırı
sessizdir
İlhami Çiçek
kolay değil ozanın ağlamaması
gülmesi kolay değil
Hasan Hüseyin Korkmazgil
İşte karın karına vermiş motorlardaki balıkların üstlerine yağmur yağıyor
Bir defa olsun akıllarına gelmemiştir
Gözleri pırıl pırıl balıkların
Bir İstanbul göğü altında ağlamak
İlhan Berk
Ağlama
Ölmeyeceğim
Eskimo Şiiri
Ey benim
Mavi soluklarıyla saçlarımı dağıtan
Küçük karanfilim
Gidiyorum
Öyle başını yana çevirip
Ağlama
Mevlana İdris
Ne diyeyim? Ağlamak sadece zayıf insanın işidir. Ben çok zayıfım.
Ali Şeriati
Ve batıda yanmaya başlayınca kaderin ateşi
Ve yürek bitkin bir hale düşünce
Ve haykırınca deniz misali
Bütün gece dalgaların benim için yaptığı gibi
Ömür boyu ağlamak beyhude…
Arthur Symons
oğlum doğana kadar tuttum ağlamamı
şimdi ne zaman uzanıp oğlumu öpsem
alnıma sakalları batıyor babamın
Enis Akın
sessiz hıçkırıklarla
sessiz hıçkırıklarla sessiz
çök bu iskemleye
çök bu iskemleye çök ve ağla
ağla ve ağla ve ağla
sebepsiz ağlamayı dene
sebepsiz ağlamayı öğren
ağlamak için ağlamayı
ağlama sanatını
boşalt içini boşalt
ne var ne yok boşalt içini
boşalt ki acılara yer açılsın
acılara kederlere
Cahit Koytak
Ağlamaklı bir satır yazıyorum…
Nizar Kabbani
Şimdi sana bakıyorum, kalabalık gözlerin
ağlamasan bizi utandıracak sanki dünya
Valentina Tereşkova
ve çekik gözlü kadın komandolar
çünkü üç gün beslendiler senin gözyaşlarınla.
İsmet Özel
Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi,
Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan.
Faruk Nafiz Çamlıbel
Hıçkıra hıçkıra ağlamaktansa
Başına karalar bağlamaktansa
Bu yüreği her gün dağlamaktansa
Ölmek istiyorum, ölemiyorum.
Nurullah Genç
Her kundaklama sonrası
Ormanlarının zehrini
Bir hışımla genzine çektiğini
Bu yangınlarla
Ciğerinin de yandığını
Yine de hiç ağlamadığını
Lou Andreas-Salomé
Adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde
yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
anne dedim, hadi çay koy da içelim..
Ali Lidar
Bombardımanda oğlunu kaybeden o anayı izliyorum.
Anlatıyor.
Acıların en katmerlisi gelip yüz hatlarına, bakışlarına yerleşmiş…
Diyor ki:
“Rüyamda gördüm oğlumu. Bana, ‘Ağlama anne, güzel yerdeyim!’ dedi.”
Hasan Cemal
Öldüğüm gün
Sokağımdan bir kadın geçsin istiyorum
Güzel ya da çirkin
Ama karalara bürünmüş bir kadın
Kalabalık görünce evin önünü
Gözlerini kaldırıp pencereme bakmalı
Aklına ben gelmeliyim
Ağlamalı
Erdoğan Tanaltay
Birbirlerine çarpa çarpa batan gemiler
ağlaşan mürettebat, ağlaşan halatlar, ağlaşan kaos
ağlamayı savaşmak sanan zavallı cahil melankoli..
küçük iskender
Bir gün sizin de yolunuz düşer memlekete
Siz de görürsünüz bunları kadınlarda
Ödevleri yenilmek olan hep
Bıçakla kemik arasında
Susmakla ağlamak arasında
Yenilmek
Kadınlar
Cemal Süreya
bu kadar anlaşılır olma, bu kadar kızarmasın yanakların
kuş diline boya gözlerini, ağlama ki akmasın…
Zehra Betül
Ağlama, ağlama, ağlama artık hepsi bitti, bedeli ödendi.
Teldeki bir kuş gibi
eski bir gece yarısı korosundaki sarhoş gibi
kendimce denedim özgür olmayı.
Leonard Cohen
Bütün gece dalgaların benim için yaptığı gibi
Ömür boyu ağlamak beyhude…
Arthur Symons
Gençlik, bir hazine, kutsalmışçasına,
Gittin artık bir kere, dönmemek üzere!
Ağlamak istesem, ağlayamıyorum öyle ya…,
Ve ağlıyorum kimi zaman, istemesem de.
Ruben Dario
ey mumum! Kes ağlamayı inlemeyi
yaralı gönlüme tuz serpme artık
Ali Şeriati
kirpiklerinde
baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben
düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
bir şiir vurur kıyılara gücenik
değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları
Nuri Can
testisi kırık yorgun bir yolcuyum
hiç bir şey avutmuyor artık
kirpiklerimde yağmurlar duman duman
uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım
Nuri Can
Otuzuna bile basmadan, dostlar!
Ölüp gidersem
Peşimden ağlamayın!
Yalnız kadınlar için,
Yalnız onlar için ağlayın!
Cahit Külebi
Birdenbire duyarsan geceyarısı
görünmeyen bir alayın geçtiğini
eşsiz ezgilerle, seslerle-
artık boyun eğen yazgına başarısız
yapıtlarına, tasarladığın işlere
hepsi aldanışlarla biten-
ağlamayasın boş yere.
Konstantinos Kavafis
Ağlamayan gözden Sana sığınırım.
Hz. Muhammed S.A.V.
Ama unutma kızım, hayata sırtını
dönüp ağlamaktan hep daha iyidir
insanlara has neşeyle yaşamak.
José Agustín Goytisolo
ağlamaktı en uzun neşesi kızların bir zaman
olsun olsun, güneş olsun güneş olsun,olsun
Turgut Uyar
dört parçalı göğsümü
paletler çiğner her gün
yürür giderler kirpiklerim boyunca
önüme atılan kardeş başları
taşırır yoksul gözlerimi de
inadına ağlamam işte
acım, yaşadığımca ağlasam bitecek değil!
birilerinin kahır doluyor içi Tamara!
birileri yakıyor kendini yunmak için acılardan
yeter
yeteeer
y e e e t e e e e e e e e e r r r…
Selim Temo
senden kalan bir serap
içimde büyüttüğüm
bir güvercin uçurdum yüreğimi canandan
saat oniki oldu
ağlamak bana düştü
Müştehir Karakaya
bizim olmayan gözyaşlarıyla ağlamak,
Miguel Angel Asturias
şartsız şurtsuz kim affettiyse hepimiz onunuz esasında
vurgunuz yarım kalana
kendimizle dargınız
ağlamak için insanın kendinden başka bir yari daha olmalı yarasında
Alper Gencer
Anneler ağlamasın çocuklar gülmesin
Erdem Bayazıt
Bir çeşit isyandın gönül ağlaması ilacın
Destur. Nice uzlet makamından geçersin şimdi
Cahit Zarifoğlu
bilirim kimseye göstermeden ağlamayı
Perihan Baykal
Ölebilirim seni görmek için
Geceleri sellere kapılmış haçları seyreden
Ayakta ve ağlayan seni
Nehrin kıyısında ağlıyorsun
Bırakılmış ve yaralısın
Ağlamayı ağlarsın gözlerin dopdolu
Yaşlarla, yaşlarla, yaşlarla
Pablo Neruda
-Var mısın yok yere ağlamaya… Ki bir sis
yanık bırakılmış bir fısıltı
İsmet Özel
o bile ağlamaz senle, dene bak
Osman Konuk
yürürken bir ayağı aksıyor
hep kıyısından gidiyor yolun
belli yakıştıramıyor kendini kente
uzun uzun bakıyorum ardından bir dostu uğurlar gibi
ağlamak geliyor içimden
nasıl da uzağız birbirimize
Murathan Mungan
ağlama ki sakinleşirsin diye korkuyorum
Mustafa İslamoğlu
düğünlere salt ağlamak için katılan biri
çigan bir hayatın çetelesini tutuyor
bastırıp sağrısına elini
diyorlar ki ağla
ağla ki dumanı dağılsın yolların
ağlamayı denizlere bıraktım
Nurullah Genç
Bir solukluk üfleyiş yeter deli olmama,
üfleme öyle üst üste beni,
ziyan olurum.
Ağlamaktan buz tutmuş gözlerime bakma sakın gözlerini kapatıp.
Senin gözlerin ölüm ah,
senin gözlerin diriliş,
senin gözlerin bir devriliş mezarlığı be neyzen!
Az bırak beni kendi hâlime,
sus ki ölüp ölüp üzerine yağmayayım bu gece.
Nail Varal
musa kardeşim ağlamaktan mı
okumaktan mı az uyumaktan mı
kan gölü gözlerin
Cahit Zarifoğlu
üzerinde gözyaşı izleri
senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları
mahzun yayılır
ancak görünür güzel dişleri
ve ‘kuşlar da kaderle uçar’
Cahit Zarifoğlu
Bitkinim bitkin
Kaç gündür oruçtayım
Artık ağlamam lazım…
Aziz Nesin
sessizlik, hafif bir kadın örneği,
dizime oturdu ve beni sardı
öpüşü kanımı dondurdu sanki
vücudumu baştanbaşa ürpertti.
bağırarak ağlamaya başladım.
Sandor Forbath
İnsan bazan ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.
Edip Cansever
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
?
“Bir Arap şairi şöyle demiş,
Savaşta yenilen halkına,
Ağlamayın, ağlamayın, acınız azalır”
Didem Madak
Sen bana kucağını açmasan da gelirdim
Rastlamamak mümkün mü nerde yoksun hangi yönde
Güldürsende ben sana ağlamayı bilirdim
Koşardım sana doğru kıvrımların zahmetinde
İdris Ekinci
ben bunları söylerken annemin alt çenesi
ve alt dudağı titremeye,
gözleri sulanmaya başladı.
ve sözlerimin ortasında,
onun o, dünyayı uçuşan meleklerle
ve mucizelerle dolduran gencecik tebessümü
belirdi güzel yüzünde önce;
sonra da sessiz sessiz ağlamaya başladı.
o an, başparmağımla işaret parmağım
gözlerime gitti benim de.
tatlı, sıcak bir gözyaşı dalgası
yükseldi içimden, yükseldi, yükseldi ve
yüreğimi, hançeremi, gözlerimi
ve onlarla baktığım şeyleri yakıp kavurdu.
Cahit Koytak
Ben kimin ağlamasını istedim ki
Yok ki benim kurşunlarım
Dikenli tellerim, taş duvarlarım yok ki
Kemal Burkay
Ben anlatsam sen anlasan beraberce ağlasak
Ağlamak anlamaktır benimle ağlasana..
Ali Lidar
kaya sansarlarını saklayan ormanlar ağlıyordu
dolmuşlar,unutulmuşlar ve çarşamba günleri ağlıyordu
baktığım her şeyi öldürüp öldürüp bırakmıyordu ağlamak
kalbim.bana günahlarımı hatırlat.
ben onun gözyaşı olabilmek için sana ne yaptım
içimde vahiyler ağlıyordu
içimde sevdiğim kadının içi ağlıyordu
ben ağlıyordum
Jan Ender Can
Ağlamam ben, ben erkeğim erkek,
Hayli güçtür bana cefâ etmek,
Minnet etmem bu ömre de felek,
Atını al, tımarını sikeyim!
Neyzen Tevfik
Sana vardığımda ağlamam bundan,
O en “bir” ve “tam” olana yürümek.
Yetmez mi ikimize bir sağanak.
Hüseyin Cahit
odamda bir kitap açar gibi sığınırım gecene, korkmazdım,
feneralaylarında balonlu çocuklardım, cankurtaran sireni,
hiç ağlamazdım
Kaan İnce
İyi olduğum yalan, inanma onlara
Kesik bilekten düşen, mendil gibiyim sana
Al beni, ama n’olur ağlama
İnan Arslanboğan
seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
öğren susmasını ve ağlamamasını.
Lale Müldür
Gideceksin ağlamaklı olacak her şey
Ağlamaklı olacak gökyüzü
Ve ağlamaklı olacak yurdum
Kadri Çelik
Durup durup geçmesin içinden ağlamak
Dur, neden ağlıyorsun ca’nım,
yetmez mi ikimize bir sağanak…
Birhan Keskin
Söyle yavrum şu sözleri ve sakın ağlama
Mutlu aşk yok ki dünyada
Louis Aragon
Kalbimi bıraktım bir yanıbaşımda
Kanatlarımda hep böyle yalnız başıma
Son şiirimi de kaybettim.
Kalbim! Neden ben?
Son çocukluk resmimi de bir yabancıya gönderdim.
Didem Madak
Güneşte gülüp
Yağmurda ağlamak
Kolaydı…
Esra Güzelipek
Kaç yol ağlamaklı olmuşum geceleri
Asıl bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi.
Ahmed Arif
sesimi biriktirmiyorum artık ağlama
kalbimde özlemi yok imkansız baharların
Refik Durbaş
Hangi tele vurunca böyle hıçkırabilir,
Güneşi kanadında taşıyan büyük melek
Süleyman Çobanoğlu
insan gülmekten, ağlamaktan,
sabah akşam hem kendine, hem Tanrı’ya
sebepli, sebepsiz yakınmaktan,
mızırdanıp durmaktan yaratılmıştır.
Cahit Koytak
Ağladığımı gör deye ağlamayorum;
Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.
Özdemir Asaf
Ağlamalıdır ayrılanlar ayrıldıklarında.
Her ayrılık kanıtıdır çünkü
o bitmez arayışımızın
boş çıktığının yine.
Ağlamaya değer.
Ağlamaya değer.
Roni Margulies
ağlamak tüketmektir aşkı çünkü
her aşkın ardından ağlanır
Bayram Balcı
Senin mahzûnun olmak bana şâdân olmadan yeğdir
Gamınla ağlamak ellerde handan olmadan yeğdir
Nev’i
Sebepsiz tartışmalar,
Yüklenmeler sonucunda büyük ağlamalar…
Lütfü Şener
karanlıklarda
çok az kalmışsa zaman
aşk için konuşmaya
kaybolup gitmişse canan
ve vakit yoksa ağlamaya
Sıtkı Caney
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Ağlamaktan mı karardı gözlerin
Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin
Şimdi neden yaşardı gözlerin
Hasta mısın, yorgun musun nen var
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Victor Hugo
Böyle bir kız değildin sen eskiden
Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar?
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.
Attila İlhan
belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize
?
Sen say ki
Ben hiç ağlamadım
Ahmet Hamdi Tanpınar
Ağaçlar hışıldıyor,bulutlar uçuşuyor
Bir kız oturmuş yeşilliklerinde kıyının
Dalgalar çarpıyor devler gibi,
Oysa içini çekiyor karanlık gecede,
Ağlamaktan buğulanmış gözleri.
Friedrich Schiller
Ağlama, ağlama, ağlama artık hepsi bitti,
bedeli ödendi
Leonard Cohen
Güzel varlık! Hasta yatıyorsun, yüreğimse
Yorgun ağlamaktan ve şimdiden bir korku
Doğuyor içime; fakat, fakat inanamıyorum
Öleceğine senin, sevdiğin sürece
Hölderlin
Okların yayları ve hedefleri, daha bir sonsuzdur
Gülümsemelerimizin parıltısı ağlamaklı olduğunda
R.M.Rilke
Ömür boyu ağlamak beyhude
Arthur Symons
Bir sona geldiğin için ağlama,
onu yaşadığın için gülümse
G.Garcia Marquez
Hiç yememişse keder içinde ekmeğini
Ve hiç geçirmemişse yarını bekleyerek,
Ağlamalarla gecenin en geç saatlerini,
Siz tanrısal güçleri asla bilemeyecektir o
Goethe
Ben isterim ki
Bulutlar ağlasın,
Ama çocuklar ağlamasın
Resul Rıza
Asla ağlamamalısın,
der bir şarkı
Ingeborg Bachmann
Ne ağlarsın benim zülfü siyahım,
Bu da gelir, bu da geçer ağlama
Aşık Daimi
Aç kalsak ağlamayız biliyorum.
Turgut Uyar
Bir sarı saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Ümit Yaşar
Ben dayanamam bu sevince
Ben dayanamam
Ya ağlamak geliyor içimden
Ya bağırmak sokak ortasında
Nahit Ulvi Akgün
-Kendi düşen ağlamaz derler Olric, ben neden ağlıyorum .?
– Gidenin arkasından ağlanırmış efendimiz
-Neden giderler Olric?
– Sevdiyseniz giderler efendimiz…
Oğuz Atay
Madem ki ayrılıyoruz bana bir kere daha bak;
Fakat dikkat et ağlamayalım,
Zira bu aptallık olur
Paul Geraldy
gözyaşımı durduramıyorum
ağlamanın yeri olmadığı
zaman
Abbas Kiarostami
Desem ki, yumuşak bir sesle,
baştan yeniktir çağımızda her aşk.
Herkes gibi yenildik işte biz de.
İsyan etmesem, doğal karşılasam
ve ağlamayabilsem.
Ağlamasam.
Roni Margulies
Böylesi bir aptal kafa nereden bilsin ki
Herşey – kar misali –
Gelir, erir ve yitip gider.
Hiçbir şeye öyle ağlamaya değmez.
Kar yağıyor…
Gevorg Emin
ben şimdi susuyorum ya
tinerci çocuklar karton döşeklerinde uyuyorken
en dibinden karanlığın bir ağlamak geliyor
Fulya Codal
duygusallığımda bir çocuk ağlamaya başladı uzakta
sana onu anlatacağım;
adı ‘rengin’ bir Kürt kızı
elleri yüreği küçücük
tedirgin bakıyor
bakışlarındaki tedirginlik bin yıllarlık yazgı
ağlıyor; gözündeki yaş ülkesinin iliğindeki hasret
ve anası sever onu
Hasan Tan
Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama
Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya…
William Shakespeare
-Muzaffer kenara çek…ağlayacağım galiba…
Şahan Çoker
resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.
Ah Muhsin Ünlü
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Birhan Keskin
Ey bülbül gel de bu dertten inleyelim
Gel de sabah benden öğren
Sen beş günlük bir çiçek için inliyorsun
Ben ise sevgilim için gece gündüz ağlıyorum.
Baba Tâhir Uryân
Seneler aktı gitti, artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma sarardı ve çürüdü.
Kapıyı, duvarları vahşi otlar bürüdü,
Ve ben, ben ağlıyorum, o günlerin peşinde.
Alphonso de Lamartine
Bak, ilkokul talebesi kalbimden
Yine karne parası istiyorlar
Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa
Yağmur yağdıkça
Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor
Didem Madak
Kendinizi neşeli hissettiğinizde kalbinizin derinliklerine inin.
Farkedeceksiniz ki, size bu sevinci veren, daha önce üzülmenize neden olmuştu.
Üzgün olduğunuzda, tekrar kalbinize dönün.
Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan bir şey için ağlıyorsunuz.
Halil Cibran
Ağla sevgili yıldızım
Yeryüzündeki dostun da
Ağlıyor bak burada
Mevlana İdris Zengin
Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor
İlktir dost elinin hançersizliği
Ağlıyor yeşil
Ahmet Arif
– Artık senin baban yok! Benim Çora’m yok! Bağışla, bağışla beni Çora diye bozladı Tanabay. Birileri gelip onları ayırdı. Sonra Tanabay kalabalığın arasına girdi. Herkesi yakından görüyordu şimdi ve o sırada, onu, Bibican’ı da gördü. Bibican Tanabay’a gözlerini dikti. Gözyaşları iri iri damlalar halinde akıyordu. Tanabay, öncekinden de büyük hıçkırıklarla sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. Şimdiki ağlayışı, ömür boyu yitirdiği her şey içindi: Artık hiç göremeyeceği Çora için, işlediği suçlar için, karşısında duran Bibican için, kader ikisini ayırdığı için, o müthiş fırtınalı gece için, Bibican’ın yarsız ve yalnız kalması, birmutlu ve aydınlık gün görmeden yaşlanıp gitmesi içindi… Karalara bürünmüş Gülsarı için, çektiği bunca sıkıntı için ve eziyetler için, dile getiremeyip içine attığı her şey için ağlıyordu. Neler neler içinde o gözyaşları…
– Bağışla beni Çora! Bağışla beni! diyordu durmadan. Yalnız Çora’dan değil, bu çığlıklarıyla Bibican’dan da bağışlanmasını diler gibiydi.
Tanabay, “Bibican yanıma gelse, gözyaşlarımı kendi eliyle silse, beni avutsa..” diye düşünüyordu bir yandan. Ama Bibican gelmedi. Gelmedi ama, o da kendisi gibi ağlıyordu…
Tanabay’ı yatıştırmaya çalışanlar başkaları oldu:
– Sabır Tanabay, sabır.. Kendini topla artık. Göl kadar gözyaşı dökmek Çora’yı geri getirmez, topla kendini., dediler.
Bu sözler onu avutamıyor, acısını daha da arttırıyordu. Sarsılıyor, sarsılıyor, gözyaşlarını dindiremiyordu.
Cengiz Aytmatov / Elveda Gülsarı
Olması kâbil mi gönlüm neşve-dâr
Ağlıyor karşımda solgun sonbahar
Hüzne müstağrak bihâr ü kûhsâr
Ağlıyor karşımda solgun sonbahar!
Tâhirü’l-Mevlevî
Ağlayan maymunlara acıyan
eskilerin şairi ey,
güz rüzgârları karşısındaki
bu yavrunun gözyaşlarına ne diyorsun?
Matsuo Başô
Yaslamış başını bir yosun taşına balık, Ağlıyordu…
F. Giray
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Ulumak gibi ağlıyorum
Köpekler koşuyor sağımda solumda
Tanrım!
Diyorum sadece
Didem Madak
bütün meyhane başını önüne eğiyor
kadın şarkı söylüyor
kadın ağlıyor
yâr gidiyor
Pelin Onay
bir buluşma baharı bir gelincik bir çiçek
ağlıyor ötelerden hazan olmuş hayata
Sıtkı Caney
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?
Pelin Onay
kar yağarken serçeleri seyrettim
çocuklarım geldi birden aklıma
sabırsızlanıyorlar büyümek için
gelmeyin,burası derin!
İbrahim Tenekeci
Sanki gelecek günlerine ağlıyor.
Yusuf Atılgan
Güneş solumda ve dikenlerin yolunu aydınlatıyor.
Çocukluğumla aramda ölüm var.
Ölümle hayat arasına sıkışmış, uykulu, kadim bir tepedeyim.
Annem yoldan gelmiş yol olmuş kardeşime,
Ölümleri gösteriyor. Birlikte ağlıyorlar.
Ben güneşe ağlayacağım. Issızlığına bu tepelerin.
Bejan Matur
Diyelim bakıyordun ağlayan bir çocuğa
Donup kalıyordu gözyaşları çocuğun
Akarken yanağında
Bir zamanlar öyleydi
Şimdi yoksun
Mevsim kış, vakit hüzün
Ve bütün çocuklar ağlıyor
İsmail Uyaroğlu
Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam
Bir yalnızlık duyuyorduk
Ağlıyordun, ağlıyordun…
Yavuz Bülent Bakiler
Biliyorum, sadece beni sevdiğini…sadece
Ve senin için anlaşılmaz olduğumu da,
Tüm tatlı sözleri söylerken, yine de ağlıyorum.
Else Lasker-Schüler
Biliyor musun Pablo,
bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken.
İsmail Haydar Aksoy
nasıl da içiyorum ölürcesine
sahnede bir bezgin kadın
bir gariplik vermiş sesine
o niçin şarkı söylüyor şimdi
ben neye ağlıyorum.
Turgut Uyar
oğullarının cesedi üzerinde ağlıyordu annem
Tuğrul Keskin
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.s.) hasta oğlu İbrâhim’i aldı, öptü ve kokladı. Daha sonra İbrâhim can çekişiyordu. Bu manzara karşısında Efendimiz’in gözlerinden yaş boşandı. Abdurrahman bin Avf (r.a.): ‘Sen de mi (ağlıyorsun) ey Allah’ın Rasûlü?’ dedi. Aleyhissalâtu ve’sselâm: “Ey İbn Avf! Bu merhamettir!” dedi ve ağlamasına devam etti.Sonra şöyle buyurdu: “Gözümüz yaş döker, kalbimiz hüzün çeker, fakat Rabbimizi râzı etmeyecek söz sarfetmeyiz. Ey İbrâhim! Senin ayrılmanda bizler üzgünüz!”
Ve lamba söndüğü zaman
Hayaletindir
Aldığım kollarımın arasına
Güney Vietnam Halk Şiirinden
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
– Kadınlar hep ağlıyor.
Kaybedenler Kulübü
Ellerin yetişir vedalaşmaya
Niçin ağlıyorsun
Oktay Rifat
İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler
Hiç kımıldamıyorlar
Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor
İlhan Berk
Çektirdiği son fotoğrafında ağlıyordu
Bir vedâ iklimiydi gözlerinden yayılan
Belki O’dur, aşkıyla ölüp şehîd sayılan
Nurullah Genç
İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun,
Yusuf Ziya Ortaç
Neden ağlıyorsun? Ağlayacağına
elini uzat bana,
söz ver yeniden geleceğine bir düşte.
Anna Ahmatova
“Niçin ağlıyorsun Elisabeth, mutlu değil miyiz?”
Friedrich Nietzsche
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne.
Ayla Aydemir
sen gidersin, denklem düşer, ben aşk olduğumu ağlarım
bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.
ah muhsin ünlü
Neden ağlıyorum?
Sappho
Seneler aktı gitti…
Ve ben, ben ağlıyorum, o günlerin peşinde
Alphonso de Lamartine
sevdiğin türküleri söylüyorum hıçkırarak
öksüzlüğüme ağlıyorum sevgili.
Ezher
Elvend eteğine bir çiçek ektim
Sabahlar ve akşamlar gözyaşı ile suladım
Kokusu bana geleceği sıra gelince
Onu rüzgâr diyar diyar götürüyor.
Baba Tâhir Uryân
Cam gibi ince yüreğim vardır
Öyle ki âh çekilince endişe duyarım
Gözyaşım kanlı ise ayıp değil
Ben, kökü kandan olan ağacım
Baba Tâhir Uryân
Ve gözyaşı,
Şiirden çok daha parlak
Olduktan sonra,
Melisa Gürpınar
Pencereden çekildim.
Günlerdir ilk olarak güldüm, gülümsedim
Yıllardır ilk olarak
Sanki ilk gözyaşının tarihini buldum, üstünü çizdim.
Edip Cansever
acaba zamanı gelmedi mi
bu küçük pencerenin ardına kadar açılmasının
ve gökyüzünün yağmasının
ve insanın kendi cenazesinde gözyaşı dökerek namaz kılmasının?”
Furuğ Ferruhzad
başkasının mendilinde gözyaşını arama
yalnızca gözlerinle bak ve beni
ara sıra ağlatmayı unutma
Haydar Ergülen
Aşk karanlığını bağışlar insana
kalbini sen toplarsın ona
kederi sen yakıştırırsın
ve sendeki yağmuru paylaştırırsın
kimin gözyaşından kaldıysa
Haydar Ergülen
Gözyaşı tufanıyla taşıp gidiyor ovalar.
“Nereye bu göç?” diye sesleniyorum kuşlara.
Bakıp bakıp arada açan geçen güneşlere,
Karım bana soruyor: ” Sana ne oldu? Neyin Var?”
“Hiç” diye susuyorum. Ama bir hoşum, avara.
Ahmet Muhip Dıranas
Nasıl görünürse dünya gözyaşının altından
Edip Cansever
Dolanıp sana geldim, hâlimi bil,
Yardım edeceksen gözyaşımı sil.
Yunus Emre
çekil şimdi biriktiğin gözyaşı damlasına
hiç bitmeyecek bir yoldan gelen
yağmurun çıplak bir ağaçta unuttuğu
o ıslak yaprağın içinde uyu
Ayten Mutlu
Selem ağaçlarını mı, ordaki dostları mı andın ki birden
Gözbebeğin kanlandı, gözyaşın aktı kırmızı kırmızı..
İmam Bûsîrî (Kaab bin Zubeyr)
Her aşkı feda edebilecekmiş gibi duran çelik bir kalp taşıyormuş gibi asi, umarsız ve ifadesiz bakışlarla yürümelisin…
Fakat hiç kimse bir yaprağa gözyaşı dökebilecek olmanı anlamamalı!
Tarık Tufan
Aşk benim için ne idi ? Çok kere, gözyaşından bir ırmak. Üzerinde hafif bir sandal yüzüyordu; içinde sandalcı benim ruhum ve onu iten rüzgâr ahlarımdı.
Şandor Petöfi
Sevgilim dinle, yağmur olup
Şu bulut sana yağarsa
Düşün gece gözyaşımı
Gim So-Vol
Yatağımın kenarında oturuyor oğlum
Bir şiir okumamı istiyor benden
Gözümden bir damla yaş düşüyor yastığa
Korkuyla izliyor oğlum ve
“Ama baba diyor, bu gözyaşı, şiir değil!” Ona diyorum ki:
Büyüdüğün zaman oğlum
Arap şiir kitaplarını okuyunca
Sözcükle gözyaşının kardeş olduğunu göreceksin
Ve Arap şiirinin yalnızca
Parmaklar arasından çıkan
Bir damla gözyaşı olduğunu
Nizar Kabbani
Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım,
Elemim bir yüreğin karı değil paylaşalım
Mehmet Akif
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Mehmet Akif
Şi’r için “gözyaşı” derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Mehmet Akif
İki damla yuvarlandı ozanın yanağına
Sağ yanağına – sol yanağına
Sevinç damlası – üzünç damlası
Sevgi gözyaşı – öfke gözyaşı
Resul Hamzatov
Bir zamanlar gözyaşım vardı.
Şimdi de var.
Süreyya Berfe
Soğanın derisi kanda yüzüyor,
denizlerde, kurumuş bir gözyaşı denizi…
… beni çağıranlar çoktan gitmişler.
Rafael Alberti
utanmasam bi gözyaşı daha.
Özge Dirik
yaşlandığımızda
gözyaşı sebebidir
günün uzunluğu da
Issa
nedir gözyaşı?
bedenin kaybettiği savaş.
Adonis
Ben gözyaşı kadar bir kadın arıyorum
kadınsa bir damla gözyaşı kadar kayıp şarapta
Haydar Ergülen
Ömür defterimde duruyor, yer yer,
Gözyaşı dökülmüş gibi silikler.
Her yılım bitmemiş bir şi’re benzer,
Her günüm yarıda kalan bir cümle.
Faruk Nafiz Çamlıbel
Beni görmekten sıkılıp da
Gidersen
Ölsem de gözyaşı dökmeyeceğim.
Gim So-Vol
Geceleyin tek başına,
gözyaşından bir döşekte;
sanki ıssız bir deryada,
terk edilmiş bir tekne.
?
Sakin daha sakin kımıltı yok bakışında
Bırak toprak altında göl olsun gözyaşın
Cahit Zarifoğlu
Gözyaşı
Nedamettir…
Adige Batur
Bu zayıf vücud üzre çiy gibi gözyaşı döküp
Can ipliği gibi mânâ cevherinde gizliyiz
Neşâtî
Sanki, yitirdiklerine ağlayacak;
Ama, kimse benim için gözyaşı dökmeyecek.
Richard Henry Wilde
Evlendim de ne oldu ,
Her gün gözyaşı ve keder
A.Vasilyevich Koltsov
onu bir cenini çizerken ağlar gördüm
bütün öğeleri belliydi ama neden gözsüz
ama neden bir kaleden artmış kapı tokmağı gibi
ıssız ve dokunaklı
diye sormadım çünkü ben
ağlayanları severim ve güzeldir ağlamak
denebilir ki-
bir insan en çok ağlarken güzeldir
İlhami Çiçek
Siz, ey! Kalabalıklar içinden çıkmış kalabalıklar;
“Ölü gözünde yaş, buzdağında su…”
Ağlamak nedir? Gözyaşı dökmek…
…………..Bilemezsiniz doğrusu!
Susun!
Susun,
…………..Ben ağlayacağım!
Sahi siz
Allaha sarılıp ağlamak istemediniz mi hiç?
Dilek Kartal