düelloya benzeyen ilişkiler çağında
silahı önce kendime çekerim
el kararıyla öperim kendi tenimi
uyandırırım ateşlerimi
üstünkörü aldanırım öpüşlere
her biri meşe ağacından dökülür denizlere
denizler gözlerim kadar derin…
bazen
olmadığım yerleri, yapmadığım şeyleri düşünüyorum
kendimi güçsüz ve emekli hissediyorum
sevince acıkıyorum acılarıma
yine de hep gözüm başka hayatlarda kalıyor…
neşemden,
yüzümdeki bitki köklerinden rengarenk
serbest dizeler yazarım gözlerime
palamutlarım döküldükçe ağacımdan
sâkiler testi dolusu şarap getirip
uzatır tırnaklarım kadar yaz günlerini…
başka hayatların izmaritlerini topluyorum
sokak adamıyım derin uyku buluyorum
üçün birini seçerken dahi ikilemlere düşüp
bir numaralı formaya alkış tutuyorum…
1 numara (number one)!..
kaleci…
*_* penaltıya sebebiyet – hatalı gol – yan top *_*
dünyada ki ilk tecrübem ne de olsa
sonraki gelişlere hazırlanıyorum
mutlu olunabilecek sote yerleri biliyorum
yeniden doğmakla ilgiliyim
her sabah bir gün eksik uyanıyorum
uykumdan…
parasız ve yatılıyım herşeye rağmen şu dünyada…