Yoksun Ya

Sen yoksun ya, denize düşüyor martılar.
Sıcak bir kurşun gibi çıldırasıya gideceğim;
Kim ölür diye düşünmeden,
Ölümüm, kimin son nefesinde yaşam bulur,
ve ben daha kaç kez geberirim gitmeden?..

Güller karanlık ağlar!
Sabahlar uyanmadı sensizliğe,
Küflenmiş bekleme salonları gibi yerli yersiz ihtiyar;
ömürlerce beklemiş bir çift göz gibi…
ve bir bank yalnızlığı var şehrimin göğüs cebinde;
Kollarını sıvamış bir yakamoz,
Akşamdan kalma birkaç yıldız var gökyüzünde…

Bu ne ıssız tesadüf böyle!
Sen bir an aklımdan çıkınca, özlemiyoruz birbirimizi, ikimiz de;
ikimizin de aklına gelmiyor hiçbirimiz…
Söyle;
Bu ne vicdansız gidiş,
Bu ne haince bekleyiş böyle.

Papatyaları da sen mi kopardın?
Gülleri sen mi yoldun gözlerinden?
Gidişlerin sende kalsın;
Gülüşlerin nerde?
Sen yoksun ya, kalbimin üzerine ceketimi koyacağım;
Gelen yerleşmesin
Hani sen yoksun ya, şehrim dağınık, duvarlar yok…
Soğuk sararıyor biraz,
perdeler tutuşuyor, pencereler biraz kırık,
sesimin geri kalanını cebime koyuyorum,
özlediğim yeter; Dön artık!..

Mehmet Şahin

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.