1. Her akşam gelişen bir ayrılık buluyorum evimdeduvarlara gizleniyor o, ruj lekelerine,onun aklı bir şelale, hep bir martıyla birlikte,üstelik güz düşkünü, kanı küstürme telaşında.İçimiz yer değiştirirdi çoğu kez, ne kadardürüsttü ikimizin de elleri titrerken. Şimdi ince bir anıya yaslayıp başımısökülüyorum senden. Artık bir bıçağın ucuağzımla beslediğim aşk. Yüzünde akıp duran irkilişbana ne kadar kül, ne …
Tag: Veysel Çolak
Şub 23
Yara İçinde Yara
Bak, bu beyaz karanfil senin akşamın olsunHohlayıp onunla silersin kalbiniNe zaman yüzüne çalışsam gökyüzü oluyorGöğsün yaz içindeDağlara bakmaya koşuyoruz birlikteAma sen sıyırıp gidiyorsun içimi. Bir ırmaktan aktıkça yıkandığımKılıç için dokunmuştun ipektin kesinlikleBana kızdığında kuş seslerine yenilirdinHızlandırırdın soluğumuHarlı gövdene alıştırırdınTenin gelip de geceme vuruncaSoyunur çoğalırdınİçimde, batığına aşık bir denizin kokusu. Bir bıçağın iki yüzü, huysuz dilinNerede …
Şub 23
Kanama
Kumunu yitirmiş bir çölün hüznüönemlidir bir düş’ün depremindenölümün sevinci her silah sesikalbimde çalkalanır bir deniz bunu bilmekten. Yüzünü yerinde kullanmıyor sevgilimdalgınlığını da,onda bir geyiğin dağlar kadar korkusukanı görünüyor bir avcının dürbünündentoplardamarında doğurgan bir acıinciniyor zamansız gökyüzünden. Sessizlikten öğrenmiş tutkuyuayrılıkla şakalaşmaktanaşkı için şarkıya uğramış durmuştaş sözcüğünü duyunca kırılan cam gibi paramparçabir bakıma göz ağrısı.Çam kokulu dudakları …
Şub 23
Buz ve Ateş
.. nereden bileceksin, beklemenin seni yaşamak olduğunu. bağırsam duyuramam yol eskidi, uzak düştü ve ben durup dururken çaresiz, bıkkın tutup seni seviyorum. dilsiz bir tutku bu durmadan düşmek gibi bir şey çığlık çığlığa bir sessizlik ya da. kendimi anlatamadım. seninle, serpilecek gövdemi. ne desem boş, saçların yüzüme devrilmiyor uzanıp önüme bırakıyorsun ne söylemişsem. ama bu …
Şub 23
Sapı Kırık Çiçek
Asitle parlatıyoruz hayatı, ölümün hızıyla Yaralarımıza çakılan buzla besleniyoruz Nerede yenilirsek orada şımarık bir ayrılık Kalbimiz, artık durmalı aşkların dargın yüzünde Kar gelecek, kimse kimseyi beklemesin, yollar kırgın Usulca gökyüzüne kapandı her pencere. Tırmanıp duruyoruz içimizdeki dağa Orada mahşerin ilk atlısı besleniyor kötülükten Gövdeden bir avuç kan düşer gibi toprağa. Üstüm açık, babam saatini durdurdu …
Şub 23
Sende Solmak
Konuştuğumuz gibi: Senin istediğin oldu uzaklarım bitti, gökyüzü yabancı bana. Beni bağışlama, kanıma paslı jiletler karıştır evden kaçan kızlara iyi davran aşktır diye vuruşalım istersen beni gömsünler ama papatyalar yıkılış olmasın sana. Kaçıyorum işte bir yol ağzında bırakıp kölemi kolum koparılmıştı uzandığımda sana kucakladığımda artık göğsüm yok dağılıyor gün bir anı bulduğumda. Konuştuğumuz gibi oldu: …
Şub 23
Kıyısız Bir Deniz
Sakladığın papatya böyle mi solacaktı koynunda? Kirli bir gündü, kör bir başlangıçyeniden düşülürdü göğsüne, olmadıkent denilen bir sergide kayboldunbir karanfil kopartıldı dünyadabir yıldız yer değiştirdi. Denilen o kisen bir kucak mavi ve ‘kıyısız bir deniz’işte hazır ormanları solduran usta ayrılıkbu inilti pekişerek dokunacak sana da. Umulan durgun bir acı, ne varsa unutturanölümden yoğun o kırık …
Şub 23
Son Kuşlar
Orada: anıların içinde ama boşlukta, yalın ve keskin unutkanlıkta; nazlı küçük anılar: Özenle sakladığım kalbimi serçelere anlatıyorum. Son kuşlar, Sait Faik; Konstantin rüzgârın içinde insanı sevmek yavan aşk geçersiz sevişmeler bir okyanus dumanı gecenin dişleri parlayan bu yalanlar. Kalbim artık unut kendini, uçurumlardan öğrendiklerin yeter, hep hüznü bağışladın kendine, kana gömüldün toprağa söyle bunu, ölüm …
Şub 23
Bir İnsanın Asılırken Tekmelediği Boşluk
Geçersiz bir yolculuk seninki dönüp arkana bakıyorsun. Kıyıların çoğalıyor ama darsın kendine bir imgenin borcusun avucunda bir kan damlası. Anlat bunu bir insanın hiç yaşamadığına. kırgınlıklarını gezmelere götür; boynu kesik ince tarih uyumsuz bir anı gibi durur ölüme karşı. Sen kocaman bir aşk saklarsın ağzında sana benzesin diye yontarım kalbimi beni bağışlama, uzaklara bırak geri …
Şub 23
İnsandan Bir Uçurum
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak o su kıyısı uzakta. Dağıldım yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem gülünçtü tarih baktıkça insanlara. Acının yurdu aşklar, yağmurun kırdığı görüntü, cinayetlerin karaladığı atlas. Gelmeyişindi aslında beklediğim derimin altındasın işte, içindeki tuzaklar ezberimde …
- 1
- 2