Recaizade M. Ekrem

Şair

5 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatının önde gelen isimlerindendir. Takvimhane Nazırı Recai Efendi'nin oğlu, Ercüment Ekrem Talu'nun babasıdır. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğretimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862) . Tanzimat ve Nafia dairelerinde başmuavinlik (1874) , Şura-yı Devlet (danıştay) üyeliği (1877) , Mekteb-i Mülkiye ve Galatasaray Sultanisi'nde öğretmenlik (1880-88) , birkaç ay Evkaf ve Maarif Nazırlığı (1908) , Meclis-i Âyân üyeliği (1908-14) yaptı. Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi. Ölümü nedeniyle okullar tatil edilmiş ve büyük bir cenaze töreni düzenlenmiştir. Mezarı, oğlu Nejad'ın kabri yanında, Küçüksu'dadır. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Manzum - Nağme-i Seher (1871) - Yadigâr-ı Şebâb (1873) - Zemzeme (3 cilt, 1883-1885) - Tefekkür (düzyazı ile karışık, 1888) - Pejmürde (düzyazı ile karışık, 1893) - Nijad Ekrem (2 cilt, anılarla birlikte, 1900-1910) - Nefrin (1914) - Roman - Araba Sevdası(ilk realist roman) - Öykü - Saime (1888) - Muhsin Bey Yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1890) - Şemsa (1895) - Oyun - Afife Anjelik (1870) - Atala Yahut Amerikan Vahşileri (1873) - Vuslat Yahut Süreksiz Sevinç (1874) - Görev Çağrısı (1914) - Çok Bilen Çok Yanılır (1916)

Şairin Şiirleri

Şevki Yok
Gül hazîn... sünbül perîşan... Bâğzârın şevki yok..
Derdnâk olmuş hezâr-ı nağmekârın şevki yok..
Başka bir hâletle çağlar cûybârın şevki yok..
Âh eder, inler nesîm-i bî-karârın şevki yok.....
Tahassür
Âh kim Pîrâye’min* işte bu yerdir meskeni!
Şu siyeh topraklar olmuştur o nûrun mahzeni.
Gelmedim on beş sene bilmem ne yanda medfeni.
Ey mezâristan bana ettirme âh ü şîveni!...
Terennüm
Saklayıp kalb-i mükedderde seni
Anarım âh ile her yerde seni!
Bulurum neşve-yi sâgarda seni.
Anarım âh ile her yerde seni!...
Yâd Et
Vakta ki gelip bahâr ...Yekser
Eşyâda ‘âyân olur tagayyîr,
Vakta ki hezâr-i ‘aşk-perver
Yapraklar ile edip tesettür...
Zavallı Baba
On on iki senedenberi pek yakın vakte kadar görürdüm:
Yazın — Boğaziçi'nde ise — ekseriya Tarabye’de, Kalender’de, Yeniköy caddesin...
Son zamanlarda bunlar -biri artık ihtiyarlık çağına varmış, diğeri ise sahave...
Üç beş sene mukaddem bir tesadüf bunların baba ile oğul olduklarını bana bild......