I Kusura, vardım Benimdir dedim bu eski söz Kime açıldıysa kapılar Kapananı benim dedim Beni bir avuntudan oldurmuşlar De ki sıkıntının içini oymuşlar Böyle böyle sezdim dilin de sabrı var Akşamdan hızla geçen sesin de II Biter şimdi gecenin susmayan ağzı Eğer beni söze doğru karanlık O eski dudaklarla düşlemek seni Boynunun bahçesini bu ölü …
Tag: Gonca Özmen
Şub 23
Aşk Batımı
Usulca geçtim yüzünüArdında dağlar vardı rüzgârlar Kurt izlerinde uluyan zemheriler vardı / Çık git yüzünün inkarı olmaya… / Zaman can çekişiyor şimdi Göçüğü altında eski aşkların Yüzün derin bir kılıç izi aklımda Daralır kör akrebin parantezi kadar Sürgit yanılsamadır dönüp geldiğim Kimin kıyısında dursam artık Bir rengin usul usul dağılışı gibiyim / Unutma, kırmızı olur …
Şub 23
Sanki Yokum
Beni böyle uzun sev Gölü delirt Tutuştur suyun kanını Gitmeni yalanlayan kuşlar bul Bir küflü yorgunluk Zamansız bir deniz kaldı Gecenin avuçlarında Hem varım sanki yokum Beni böyle ıslak sev Gizimi dağıt Kuşlar demiştik kuşlar Kal öyle Öyle rüzgarlı Ahşap bir kapı Açılıyorum sana Gonca Özmen
Şub 23
Bana Beklet
Bana beklet yontusunu ayıklarının Bana beklet saksında o mahçup çiçeği Ben ki beyaz bir sayfanın sıkıntısındayım Yüzümde suskun ev tenhaları Yüzümde geçkin bir elmanın kurtları Ah hanginize baksam bir bahçe dağınıklığı Geçsem içinizden geçsem Kaderimdeki faytonun ağır aksaklığı Bana beklet bu yara bilincini Ve üşürüm ürpertisini ölümlü olmanın Ben ki kuşlann göç zamanıyım Büyüttüğünüz kötülük …
Şub 23
Yalnızlığı Denemek
Sonra yalnızlığı denemek oluyor herşey.. Üç beş sandalye yetiyor hüznü ağırlamaya..Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor..Durmadan okşuyorum tüylerini gecenin..Çiçekler büyük bir yokluğa bakıyor..Gitsem..Gitsem bir solgunluğa gidiyorum;yüzümde kelebekler ve tebessümler ölüyor… Gonca Özmen
Şub 23
Dağılma
Sözün ateşle bir ilgisi olmalıAlevlenip sönmekle aşkın Gölgesiz olduğum doğru, apansızlığım da Dokunsan dağılacak yüzümün eğrileri Gizliden düşeceğim sabahın boşluğuna Bahçenin duvarı yok ki gizlensin Balkonda hıçkıran çamaşırlar Küf ve nem kokusu ve dalgın bir evin Durmadan soyunması çocukluğuma Taş sırrını unuttu Ada hapsindeyiz, kayık gitti Issız kaldım suyun gövdesinde Anlatmayın artık iki kişilik aşkları …
Şub 23
Dutluk
Dutluğa doğru gel Evlerin uzağına Sana susmayı öğreteceğim Dalların kaygısını da Azaldığın yerden öpeceğim Azaldığı yerden doğanın Ovayı geç Dutluğa doğru gel Arasına otların Sana fırtınayı dinleteceğim Theşub’un çığlığını Bir suyun ardında seni Neden sonra yine bekleyeceğim Tarlayı geç Daha gel daha Dut kokusuna Sana karıncaları göstereceğim Gonca Özmen
Şub 23
Daralma
Sokaklar gökyüzü insin diyedir aşağı Çocuklar oynasın diye Sokaklar pencereler baksın diyedir birbirine Dertleşsin diye Önce yüzüyle eskir evler Yavaş yavaş kaybeder beden ısısını Sesi yetmez olur da odalara Bahçelere zor atar kendini Suskunlaşır kapılar, pencereler uykulu Dört duvarın sohbetidir oda Evler hâlâ konar göçer çadırı çoğumuzun Ölümü büyüttüğümüz ipek kozalar Öyle daralttık ki içimizi …