Fedor Sologub

Şair

1 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
Rus edebiyatı, Rusya’nın, Rus diasporası ve Rusça yazılmış edebiyatın tümünü kapsar. Rus edebiyatına katkıda bulunanlar, örneğin Kırgız romancı Cengiz Aytmatov gibi iki dilli yazarlar da dahil olmak üzere farklı etnik kökenlerden gelen yazarlardır. Ancak Rusça edebiyat, Rusya Federasyonu’nda yaşayan fakat eserlerini yalnızca yerli dillerinde yazan yazarları kapsamaz; bu nedenle ünlü Dağıstanlı şair Resul Hamzatov bu kapsama girmez. Rus edebiyatının kökleri, Eski Kilise Slavcasının litürjik dil olarak kullanılmaya başlandığı ve edebî dil hâline geldiği Erken Orta Çağ’a uzanır. Yerel Rus dili ise sözlü edebiyatta, fermanlarda, yasalar ve mesajlarda, kroniklerde, askerî hikâyelerde vb. kullanılmaya devam etti. Aydınlanma Çağı’na gelindiğinde edebiyat önem kazanmıştı ve 1830’lardan itibaren Rus edebiyatı şiir, nesir ve dramada şaşırtıcı bir “Altın Çağ” yaşamıştır. Romantik hareket, şair Vasily Jukovski ve öğrencisi Aleksandr Puşkin gibi isimlerle zirveye çıktı. Mihail Lermontov en önemli şair ve romancılardan biri oldu. Nikolay Gogol ve İvan Turgenyev ustalıkla öyküler ve romanlar yazdılar. Fyodor Dostoyevski ve Lev Tolstoy uluslararası şöhrete kavuştu. Diğer önemli isimler arasında İvan Gonçarov, Mihail Saltıkov-Şçedrin ve Nikolay Leskov vardı. Yüzyılın ikinci yarısında Anton Çehov öyküde ustalaştı ve önde gelen bir oyun yazarı oldu. 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı, bazen Rus şiirinin Gümüş Çağı olarak adlandırılır. Bu dönemin önde gelen şairleri Konstantin Balmont, Valeri Bryusov, Aleksandr Blok, Anna Ahmatova, Nikolay Gumilyov, Sergey Yesenin, Vladimir Mayakovski ve Marina Tsvetayeva idi. Aynı dönemde Aleksandr Kuprin, Nobel ödüllü İvan Bunin, Leonid Andreyev, Fyodor Sologub, Yevgeni Zamyatin, Aleksandr Belyaev, Andrey Belıy ve Maksim Gorki gibi yazarlar eserler verdiler. 1917 Rus Devrimi’nden sonra edebiyat, Sovyet ve beyaz göçmen kollarına ayrıldı. Sovyetler Birliği evrensel okuryazarlığı sağladı ve gelişmiş bir kitap basım endüstrisi kurdu, fakat aynı zamanda ideolojik sansür getirdi. 1930’larda Sosyalist gerçekçilik hâkim edebi yönelim oldu. Nikolay Ostrovski, Aleksandr Fadeyev ve diğerleri bu üslubun öncüleriydi. Ostrovski’nin Ve Çeliğe Su Verildi adlı romanı Sosyalist gerçekçiliğin en popüler eserlerinden biri oldu. Mihail Bulgakov, Andrey Platonov ve Daniil Harms gibi yazarlar ise eleştirildi ve yayımlanma şansı bulamadı. Sürgündeki bazı şairler Vladislav Hodaseviç, Georgi İvanov ve Vyacheslav İvanov; romancılar İvan Şmelyov, Gaito Gazdanov, Vladimir Nabokov ve Bunin yazmaya devam ettiler. Sovyet ideolojisine karşı çıkanlar da oldu; Nobel ödüllü Aleksandr Soljenitsin ve Varlam Şalamov gulag kamplarındaki hayatı yazdılar. Kruşçev Dönemi edebiyata kısa süreli bir özgürlük getirdi, şiir kitle kültürünün fenomeni oldu. Ancak bu “yumuşama” uzun sürmedi; 1970'lerde pek çok önemli yazar yayımlanması yasaklanıp yargılandı. Sovyet sonrası 20. yüzyıl sonu Rus edebiyatı için zor geçti; az sayıda güçlü ses ortaya çıktı. En çok tartışılan yazarlar arasında Viktor Pelevin, Vladimir Sorokin ve şair Dmitri Prigov vardı. 21. yüzyılda yeni kuşak yazarlar ortaya çıktı; bunlar 20. yüzyıl sonu postmodernist nesirden farklılaştı ve eleştirmenler bu dönemi “yeni gerçekçilik” olarak adlandırdı. Rus yazarlar pek çok edebi türe önemli katkılar yaptılar. Rusya'nın beş Nobel Edebiyat Ödülü sahibi vardır. 2011 itibarıyla Rusya, yayımlanan başlık sayısı açısından dünyanın dördüncü büyük kitap üreticisiydi. Yaygın bir halk deyişi Rusların “dünyanın en çok okuyan ulusu” olduğunu söyler. Amerikalı araştırmacı Gary Saul Morson'ın belirttiği gibi: “Hiçbir ülke edebiyatı Rusya kadar önemsemedi.”

Şairin Şiirleri