Aynı bardaktan içmeyeceğizNe sıcak şarabı, ne suyu,Kuşluk vakti öpüşmeyeceğiz,Pencereden bakmayacağız akşama doğru.Sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla,Ama düştüğümüz aynı sevda. Sadık ve sevecen dost, benim yanımda,Senin yanındaysa neşeli bir sevgili.Gri gözlerindeki korkuyu anlıyorum sanma,Ve bu çektiklerimizin sensin sebebi.Sıklaştırmıyoruz ayaküstü buluşmalarımızı.Ne çare ancak böyle koruyabiliriz huzurumuzu. Şiirlerimde yalnızca senin sesinin ezgisi duyulurSenin şiirlerinde benim soluğum eser.Bir ateş …
Tag: Anna Ahmatova
Şub 23
Bilmiyorum, Yaşamakta mısın Öldün mü?
Bilmiyorum,yaşamakta mısın,öldün mü?Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni Yoksa,akşamın yaslı karanlığında Bir ölüyü mü düşünmeli… Her şey senin için:Gün boyunca dualarım. Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin; Şiirlerimin beyaz sürüsü, Ve mavi yangını gözlerimin… Hiç kimse daha yakın olmadı bana, Hiç kimse böylesine üzmedi beni, Acıya salıp gidenler bile, Okşayıp bırakanlar hatta. ANNA AHMATOVA
Şub 23
“Gidersen ölürüm ben!”
Siyah tülün altında sıktım elini…“Bugün neden büründün bu solgunluğa?”İçirdim ona buruk kederimi,Sarhoş ettim sızdırasıya. Nasıl unuturum, yalpalayarak çıktı gitti.Eğri bir acı konmuştu ağzına.Korkuluklara değmeden merdiveni indim,Ardından koştum avlu kapısına. Soluk soluğa bağırdım: “Şaka,Tüm bu olanlar. Gidersen beni öldürürsün.”Güldü tüyler ürperten bir rahatlıklaVe dedi: “Rüzgârda durma üşürsün.” Anna Ahmatova Koyu tülün altında ellerimi büktüm“Niçin bu kadar …
Şub 23
İnsanların Yakınlığında Gizemli Bir Çizgi Var
İnsanların yakınlığında gizemli bir çizgi var,Bu çizgiyi aşamaz tutku ve ölesiye sevmek.Korkunç bir ıssızlıkta varsın birleşsin ağızlarVe çatlasın, parça parça dağılsın yürek. Dostluk da güçsüzdür burada, yılları daYüksek mutluluk ateşinin,Ruh özgürdür ve yabancıdır buradaAğırkanlı bitkinliğinde şehvetin. Çılgındır koşanlar buna erişmek için,Erişenlerse bir özlemle uğramıştır bozguna.İşte şimdi anladın sen, niçinÇarpmıyor artık yüreğim avuçlarında. Anna AhmatovaÇeviri: …
Şub 23
Son Karşılaşmanın Şarkısı
Buzdan bir el kalbimi sıkıştırıyordu sankiAma bir düşte yürüyor gibiydim;Sağ elimin eldiveniniÇıkarıp sol elime giydim Bitmez tükenmez gibi geldiler banaOysa topu topu üç taneydi basamaklar“Benimle öl..” diye fısıldadıAkçaağaçların arasından sonbahar “Aldatıldım ben.. Üzgünüm..Uçarı, kötü yazgım aldattı beni…”Dedim ki “Ben de, ben de öyleyim..Ölürüm… Ölürüm seninle sevgili..” Son karşılaşmanın şarkısıydı buDönüp bir kez daha baktım …
Şub 23
Kuğular mı Salmamıştı…
Kuğular mı salmamıştı ardımdan,Sandallar mı, kara sallar mı yüzdürmemişti.Dokuz yüz on altı yılı baharındaPek yakında geleceğine söz vermişti.Güya dokuz yüz on altu baharındaKuş olup onun erincine konacaktım.Süzülüp ölümden ve karanlıklardanKanadımla omuzlarına dokunacaktım.Yine gülüyor bana onun gözleriŞimdi de on altı baharıyla, neyleyim.Neyleyim! Yarıgece meleğiSöyleşiyor benimle şafağa değin. Anna Ahmatova
Şub 23
Ne Çok İsteği Var Tatlı Yârin!
Ne çok isteği var tatlı yârin! İsteksizdir elbet aşksız insan.Sevinç duyarım suyun sâkinSaydam buz altında kalışından. Ve atların buza – yardım et Tanrı’m! – O aydınlık ve kırılgan olan,Sakla, sende kalsın mektuplarım,Gelecek’tir bizi yargılayan. Açık, apaçık olman için ve Bilge görünmen için onlara,Senin o şanslı yaşamöykündeHiç yer verilir mi boşluklara? Her nimet tatlıdır bu dünyada. …
Şub 23
Taş Bir Sözcük Düştü Parçalandı
Taş bir sözcük düştü parçalandı Henüz yaşayan göğsümde. Zararı yok, ben zaten hazırdım.Gelirim bunun da üstesinden.Başımda işim çok bugün:Belleği sonuna değin öldürmek gerek,Taşlaşması gerek ruhunVe yaşamayı yeniden öğrenmek.İşte… Yazın hışırdayan sıcak soluğuBayram gibi sarıyor pencereyi.Ben çoktan sezmiştim buAydınlık günü ve boş evi. Anna AhmatovaÇeviri: Azer Yaran
Şub 23
Elini Uzat Bana
Tıpkı senin gibi ben de katlanıyorumkaranlığı bitmeyen ayrılığa.Neden ağlıyorsun? Ağlayacağınaelini uzat bana,söz ver yeniden geleceğine bir düşte.Sen ve ben bir acılar dağıyız.Sen ve ben bir daha buluşamayacağızbu yeryüzünde.Ah, yıldızlarla geceyarısıbana bir selam gönderebilsen. Anna Ahmatova
Şub 23
Şiir
Bilgelik yerine alışkanlık geçerliAlışkanlık, o tatsız besin …Bugün bile acıyla düşünürüm,Uzun bir vaaz oldu gençliğim … Ya katettiğim o çorak yollarO sevmediğim adamla!Ve diz çöküp dua etmişliğim kiliselerdeBeni gerçekten sevmiş olan için! En unutkanlardan da iyi öğrendim unutmasınıVe gördüm nasıl akıp gider yıllar art ardaVe hiç öpülmedi dudaklarım hiç gülmedi gözlerim …Kim geri verir onları …
- 1
- 2