Sonsuzluk

sonsuzluk böyle bir şey dedi
ellerini açarak iki yana kocaman
denizi gösterdi.

deniz, bir taçtaki pahalı
mücevherler gibi
parlayıp duruyordu gece içinde.

sonra ansızın burgaz’da
kilise yolunda beyaz bir kız
avuçlarında bahçelerden
topladığı hanımelleri, sımsıkı.

yaz, iskeleden kalkıp
başka bir denize gitmek gibi,
ya da yaslı bir günde mızıka sesi,
hem acı hem hevesli bazen.

ansızın yitirdiklerimiz aklımızda,
ölenler, ölmeden gidenler
ve yaseminler sonra bembeyaz
ve inci kolyeler ve sedef küpeler.

burgaz’da yürüyorken bir akşamüstü
sonsuzluk böyle bir şey dedi
kalbini gösterdi.

Selahattin Yolgiden

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.