Sana diyeceklerim çok birikti Allahım
…
kağıttan kumbara yaptım, biliyorum kağıtlar da ağaçtan
cılız ağaçlar, eski türk filmleri, ince hastalıklar…
çok ağaç yok buralarda, ağaçların dallarında çaputlar
dua ederken soyduğum elma kabukları tek parça
dualar da birikir kağıt kumbaralarda
şiir yazalım dedi geçen gün arkadaşın biri
omzumu silktim, bana ne dedim, burun kıvırdım mahsustan
şiir okuyalım, şiir yazmayalım, içinde şiir geçen şiirlerden sıkıldım
ne çok şiir, ne çok şiir
şiir bilinir mi, bilenir mi hiç şiir
taklit edelim böcekleri, bilinçaltlarımız çarpışsın tam burunlarından,
altbenlik üstbenlik psikolojik savunmalar ağaç kurtları
şiir yazalım ve çaputların ucuna bağlayalım
güzel elma soyarım, bir de kağıt kumbara yaparım
kuşdilini konuşamam, bunu annemden öğrendim
şiir yazmayalım, zaten dünya bir şiir
kuşdilini iyi konuşan,yani anlayamadığımız
yani dönüp duruyor, yani pozisyonel vertigo, yani dünya bir şiir
…
Sana diyeceklerim çok birikti Allahım
…
eskiden ben uyurgezerdim, kitaplarımı uyutur, gözlerinden öperdim
eskiden gökyüzüne bakınca
bulutları masal kahramanlarına benzetirdim
hayat bilgisi kitaplarında bulut isimleri, coğrafya kitaplarında bitki örtüleri
bu yüzden belki hiçbirini öğrenemedim.
eskiden ben uyurgezerdim, korkulu rüyaların koluna girer
çiçekleri sulamaya giderdim.
…
Sana diyeceklerim çok birikti Allahım…
…
Zehra Betül