Saat Kaç?

Şimdi vakit çok geç olmalı.
Keder yürekte geçirdi geceyi…
Gene de huzur vermiyor acı pişmanlık-
Saat kaç, saat kaç?

Penceremde duruyorum, değişmiyor gece,
Bütün bir sonbaharı başıma yıktı.
Şimdi ancak üç olabilir, belki de-
Saat kaç, saat kaç?

Saat üç çeyrek olmalı,
Dışarı bakınca hava karanlık.
Garın gongu çalıyor onüçüncü kez-
Saat kaç, saat kaç?

Düşüncelere karışmış karanlık koridor,
Gecenin arabacısı seçemiyor yolu.
Gene acı acı çalıyor telefon-
Saat kaç, saat kaç?

Tanrım, neden böyle zifiri yağmur
Dinmeyen katran seli sanki,
Artık ağarmaz mı bu iğrenç gece!
Saat kaç, saat kaç?

Şöyle derdi Charles Baudlaire: “Acı ve değerli,
Sarhoşluğun saatidir, şarap saatidir”
Sorduklarında kendisine
Saat kaç, saat kaç?

Otar Çiladze
Çeviren: Fahrettin Çiloğlu

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.