Ölüm Fotoğrafları

ben ölümdüm
her akşam hüznüyle ölürdüm
oysa ne çok şarkı söyler yürürdüm
bilirdim her şarkı dokunur gönlüme
her adım tüketir adımı
ne de çok adım vardı
nereye dönsem deniz oradaydı
bir beyaz martı çığlık çığlığa
ağzında inci mercan nar
nârına ölürdüm

ben ölümdüm
kaçtıkça kanardı düşlerim
uykuya sarılır gözlerim kavgaya uyanırdım
kurşun asker değildim postallarım temizdi
omzum boştu lâkin bir başım vardı
kavlamış kulağım bereme gizlenmiş saçlarım
sonra kelimelerim olanca yorgunluğuma eş
yeminim her vakit alkışım
ısınmadan soğuyan soğudukça ısınan yatağım
ki akardım aktıkça genişlerdi suskun
her yağmur ürkütür yolda bırakırdı her kar
ben her seher ölürdüm

ben ölümdüm
denizin rahmini yırtınca o çirkin ses
yüzünce gövdesini köpürten hançer
açardım penceremi hayata inat
uzanırdım körfeze yaslanarak
her nöbet ısınırdı avuçlarım
katırtırnakları batardı sırrıma
kasılır tutardım büyürdü karanlığın ortasında
nicedir serpilen serap binnaz
nazına ölürdüm

ben ölümdüm
pusulam pusluydu rehberim kaçak
yani ben vuruldukça yarasını öpen
teleği tükenmiş kefeni biçilmiş güvercin
gerdanı gayya gözleri köz
öylece dalardım arastaya hüner beğenmeye
dostumu ünler küserdi kalemim
poyrazı savurur kıbleyi saklardım
yanardı ayaklarım bağrında sımsıcak kan
sûzan sana ölürdüm

ben ölümdüm
doyamaz ölürdüm

Mehmet Solak

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.