XIX
varımı yoğumu sokağa döktüm,
kostümlerimi, pabuçlarımı dağıttım gelip geçene,
kitaplarımı ve plaklarımı
geridönüşümcülere verdim, parasız,
senin ayağının önünü temizlemek
ve yolunu kısaltmak için;
sonra kapıları dayadım ardına kadar
yersizlere, yurtsuzlara, evsizlere açtım evimi,
içlerinde belki sen de olursun diye,
yüzlerinde, gözlerinde, gönüllerinde belki
sen de olursun diye.
bir âsa, bir hırka, dağlara çıkıyorum şimdi,
dağlara, taşlara akıl soruyorum,
dağcılık deniyorum,
dağ gibi yığıyorum, yaşanmış, yaşanmamış
bende ne kaldıysa, geriye,
ne kaldıysa ben diyen, benim! diyen,
kendini benim sanan,
dağ gibi yığıyorum önüme,
dağıtmak için hepsini
kurda kuşa, akşam yeline;
her şey gitsin, her şey,
bir sen kalasın diye,
bir sen kalasın, geriye.
XX
Çıkın sokakları dolaşın,
Meydanları, parkları, bulvarları,
Girin mekteplere bakın, mabetlere, meyhanelere,
Gidin dağları dolaşın, kırları, bayırları;
Dağılmamışsa, her cana, her tene,
Dağılmamışsa herkese, her yüze,
Dağılmamışsa, her gönle, her göze
Her başa, her düşe, her yola, her söze,
Dağılmamışsa O, dağılmamışsa
Hem kül’e, hem cüze,
Peki nerede, peki nerede, peki nerede?
16 Mart 2013
Münzevinin Aynaları Kitabı
Cahit Koytak