Tülümdün, sülünümdün, süzülüp hüzün oldun
Hızımdın ıslık ıslık, tıkanıp sızım oldun
Yelimdin, yeminimdin, çiğdem tenli gelinim
Ayrılık soğumadan dağılıp elin oldun
Dağa vurdum iz diye, duman aldı yürüdü
Suya verdim yönümü, boz bulanık köpüklere sürüdü
Kınımdın, ılgınımdın, acımış balım oldun
Sazımdın yanık yanık, kırılmış dalım oldun
Düşümdün, gülüşümdün, gökyüzünü öpüşüm
Ayılıp durulmadan sarılıp elin oldun
Yıllarca buzda kaldım, yetmedi közde kaldım
Yine de sözde kaldım, sen nerde kaldın
Yazık ki kapanmıyor örselenmiş yüreciğin yarası
Kim bilir hangi taşın altında
Acısından kurtulmanın çaresi
Ağustos 1999
Nihat Behram
