Geçmiş Gelecek

Geçmiş… O şimdi gölge iken şimdi canlı bir
Varlık olan; o şimdi ölen, şimdi canlanan
Varlık; evet o dalga, o girdabı anmanın
İnsan için nedir?.. Evet insan ki doğmadan
Ölmekle uğraşır, ve bu kör bahta katlanır,
Geçmişte durmasında gerek var mıdır?.. Hayır.

Ölmek hayatı tazelemektir: Biz ölmesek
Düşler ölür; hayat düşünen insanoğlunun
Olgunluğuyla bir tüm o… Her birleşik fikir
Bir sarsıdır, onunla kımıldar bu toplumun
Sonsuz atomları, uyuyan parçacıkları;
Dünyamızın. özetle, fikirdir düzencisi.

Geçmişte kabil olsa duruş, saplanış, kalış,
Yarın nasıl hayal edilir?.. Aklı mahveden
Durgunluğun usancı ile tıknefes, susuk,
Ancak bir ot misali biten, hep pinekleyen,
Bitkin, bunak, pırıltılı, solgun suratlı bir
Varlık… Bu işte arda kalan geçmişin yüzü.

Geçmiş, o bir eğitmen, o bir pir, o bir baba,
Halin tutup sinirli elinden, sabırlı, ağır,
Bir ufka doğru yedmeli… Gelecek şafak dolu
Bir saklı gök ki bolluğa aydın beşik; o gök,
Fikrin kanatlar açtığı bir gök bilinmeli;
Gelecek çıkınca ortaya geçmiş silinmeli.

Ahmet Muhip Dıranas

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.